İzmir'de 19 diş kliniği şubemizle hizmetinizdeyiz.

Bizi ulaşın.

Sinüs Lifting için İzmir'de 20 kliniğimiz bulunmaktadır.
Sinüs Lifting Tedavisi için konu başlıkları

Sinüs Lifting (Sinüs Kaldırma) Nedir?

Sinüs lifting (sinüs kaldırma); üst çenenin arka bölgelerinde azı dişlerinin kaybedilmesi sonucunda aşağı doğru sarkan anatomik sinüs boşluklarının, cerrahi prosedürlerle yukarı itilerek bu alanın altına kemik tozu (greft) yerleştirildiği ve kemik hacmini dikey yönde artırmayı amaçlayan rekonstrüktif bir cerrahi uygulamadır.

Üst çenemizde, burun boşluğunun her iki yanında yer alan ve sesin yankılanması, solunan havanın ısıtılması gibi işlevleri bulunan hava boşluklarına “maksiller sinüs” adı verilir. Bu boşluklar, üst arka dişlerin kökleriyle komşudur. İlgili bölgelerdeki dişler çeşitli nedenlerle yitirildiğinde ve o alan uzun yıllar boş kaldığında, sinüs boşlukları anatomik yapısı gereği yer çekimi ve hava basıncının etkisiyle aşağı doğru genişlemeye başlar. Sinüsün sarkması, o bölgedeki çene kemiğinin kağıt inceliğine kadar erimesine yol açar. Sinüs kaldırma işlemi, çene kemiğine titanyum yapay köklerin yerleştirilebilmesi adına ihtiyaç duyulan o derinliği ve kalınlığı yeniden oluşturmak üzere kurgulanır.

İzmir lokasyonunda hizmet veren Avrupadent kliniklerinde sinüs lifting süreçleri, her bireyin kendine has kemik yapısı ve hücresel onarım kapasitesi dikkate alınarak multidisipliner bir cerrahi anlayışla yürütülmektedir. Bu işlem, diş hekimliği cerrahisinin ileri düzey tekniklerini barındırır. Vücutla uyumlu greft materyalleri kullanılarak oluşturulan yeni kemik alanı, aylar süren bir biyolojik döngünün ardından hastanın kendi canlı çene kemiğine dönüşerek, üzerine eklenecek olan protetik yapıların stabilitesini uzun yıllar korumasına zemin hazırlar.

Sinüs Lifting Uygulaması Hangi Durumlarda Değerlendirilir?

Uygulamanın değerlendirildiği durumlar; üst çene arka bölgelerde yaşanan diş kayıplarına bağlı olarak kemik yüksekliğinin 4-5 milimetrenin altına düştüğü, anatomik hava boşluklarının sarkarak yapay kök uygulamasını (implantasyonu) imkansız kıldığı ileri dereceli hacim eksiklikleridir.

Ağız yapısında çiğneme yükünü en fazla çeken alanlar olan azı diş bölgeleri, protetik onarım açısından büyük önem taşır. Ancak üst çene kemiği yapısal olarak daha süngerimsi ve boşluklu olduğu için diş kaybı yaşandığında erime süreci oldukça hızlı gelişir. Klinikte bu spesifik cerrahi girişime yönlendiren başlıca anatomik tablolar şunlardır:

Klinik Durumİşlemin Medikal Gerekçesi
Uzun Süreli DişsizlikÇekilen dişlerin yerinin yıllarca boş kalmasına bağlı olarak alveol kemiğinin dikey boyutta erimesi.
Pnömatizasyon (Sinüs Sarkması)Diş kökleri kaybolduğunda sinüs boşluğunun aşağı doğru genişleyerek kemik hacmini işgal etmesi.
Periodontal Yıkımlarİleri derece diş eti iltihabının dişleri çevreleyen kemiği eriterek çenede derin defektler yaratması.
Travmatik Diş ÇekimleriGeçmişte yaşanan zorlu çekimler esnasında kemik duvarının hasar görerek yüksekliğinin azalması.

Sinüs Lifting İşlemi Nasıl Yapılır?

Uygulamanın yapılışı; ilgili çene bölgesinin uyuşturulması, diş etinin aralanarak kemik yüzeyinde mikro boyutlarda bir pencere açılması, bu pencereden ulaşılan ince sinüs zarının özel aletlerle zedelenmeden yukarı itilmesi ve yaratılan boşluğa greft (kemik tozu) eklenmesi şeklinde gerçekleşir.

Cerrahi süreç, hasta konforunun ön planda tutulduğu lokal anestezi uygulamasıyla başlar. İşlem yapılacak kemik alanı açığa çıkarıldıktan sonra, hekim çok hassas elmas veya özel piezosurgery (ses dalgasıyla çalışan kemik kesici) cihazlarla çene kemiğinin dış duvarında minik bir pencere oluşturur. Bu pencerenin hemen ardında oldukça narin bir yapıya sahip olan sinüs membranı (zarı) bulunur. İşlemin en kritik noktası, bu zarın yırtılmasına izin vermeden, özel tasarımlı küretlerle nazikçe kemikten sıyrılarak yukarı doğru kubbe şeklinde kaldırılmasıdır.

Zar yukarı taşındığında, altında yeni bir boşluk meydana gelir. Bu boşluğun içerisine, vücudun kendi kemiğine dönüştürebileceği biyouyumlu kemik mineralleri yoğun bir şekilde doldurulur. Yerleştirilen greftlerin dışarı taşmasını önlemek ve hücresel onarımı yönlendirmek amacıyla pencerenin üzeri kollajen yapılı bir bariyerle (membran) örtülür. Ardından diş eti dokusu eski yerine getirilerek ince cerrahi ipliklerle dikilir ve vücudun aylar sürecek biyolojik yapılanma aşamasına geçiş yapılır.

Sinüs Lifting Kimler İçin Uygun Olabilir?

Bu operasyon; üst çenesinde azı dişleri eksik olan, dişlerin yerine yapay kök yaptırmak isteyen ancak o bölgedeki kemik yüksekliği bu işleme anatomik olarak izin vermeyecek kadar azalmış olan ve cerrahi müdahaleye tıbbi yönden elverişli erişkin bireyler için uygundur.

Kemik onarım cerrahileri, vücudun kendini yenileme mekanizmalarını uyardığı için bireyin genel kan dolaşımının ve hücresel metabolizmasının belirli bir düzen içinde olması beklenir. İleri yaş, kemik kalitesi makul düzeyde olduğu müddetçe bu tedaviye yönelik bir kısıtlama yaratmaz. Önemli olan, işlem uygulanacak hastanın çene kemiğinde hala kemik üretimini başlatacak potansiyelin bulunmasıdır.

Bununla beraber hastanın sinüs boşluklarında aktif bir enfeksiyonun (akut sinüzit), kistik bir oluşumun veya büyük poliplerin bulunmaması gerekir. Diyabet (şeker hastalığı) veya kanama profili düzensizlikleri yaşayan bireylerde, hastanın tıp hekimi ile bilgi alışverişinde bulunularak medikal değerlerin stabil tutulması sağlanır. Sistemik değerleri ideal aralıklarda seyreden hastalar, hekimin önerilerine uyum gösterdikleri takdirde bu cerrahi prosedürlere rahatlıkla dahil edilebilirler.

Sinüs Lifting Öncesinde Nasıl Bir Değerlendirme Yapılır?

İşlem öncesi klinik değerlendirme; kişinin kulak-burun-boğaz yollarındaki kronik alerji veya sinüzit öyküsünün sorgulanması, çene anatomisinin üç boyutlu tomografiler ile incelenerek sinüs membranının kalınlığının ve kemik duvarı yapısının detaylıca analiz edilmesidir.

Sinüsler solunum sisteminin bir parçası olduğundan, bu bölgeye yapılacak cerrahi bir müdahalenin öncesinde alanın bütünüyle sağlıklı olması hedeflenir. Hasta sürekli burun tıkanıklığı yaşıyorsa, mevsimsel ağır alerjileri varsa veya sinüs boşluğu içinde sıvı (iltihap) birikimi saptanmışsa, kemik tozu ekleme cerrahisinden önce bu durumların Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanları tarafından değerlendirilerek yatıştırılması tıbbi açıdan desteklenir.

Radyolojik incelemeler ise operasyonun haritasını oluşturur. Hekim, mevcut kemik yüksekliğini milimetre bazında hesaplar. Bu ölçüm, sinüs zarının yandan açılan bir pencereyle mi (açık teknik), yoksa diş eti tepesinden açılan küçük bir yuvayla mı (kapalı teknik) kaldırılacağına dair klinik yöntemin belirlenmesine kılavuzluk eder.

Sinüs Lifting Tedavi Süreci Nasıl Planlanır?

Süreç planlaması; elde edilen radyografik bulgular ışığında eksik kemik hacminin hesaplanarak ne kadar greft kullanılacağının belirlenmesi, operasyon yöntemine karar verilmesi ve hastanın iyileşme dönemi diyet/istirahat koşullarına göre klinik takvimin organize edilmesidir.

İzmir Avrupadent süreç yönetiminde, çene cerrahisi planlamaları adım adım organize edilir. Öncelikli olarak, hastanın işlem yapılacak bölgesindeki diş etlerinde veya komşu dişlerinde bir enfeksiyon (örneğin derin bir tartar birikimi) varsa, profesyonel temizlik işlemleri yapılarak alan cerrahiye hazır steril bir konuma taşınır.

Ardından, hastaya operasyonun detayları aktarılır. Kullanılacak olan kemik tozunun yapısı (sığır kaynaklı, sentetik veya insan kaynaklı) biyolojik ihtiyaca göre seçilir. Cerrahi gününün belirlenmesinin ardından, işlem sırasında veya aylar sonrasında eklenecek olan yapay titanyum köklerin rotası da bu planlamanın bir parçası olarak dizayn edilir ve hasta süreç hakkında aydınlatılır.

Sinüs Lifting Uygulamasında Hangi Aşamalar İzlenir?

Hücresel onarımın teşvik edilmesi için uygulanan cerrahi basamaklar, alanın anatomisine saygı çerçevesinde titiz bir sırayla yürütülür. Temel açık operasyon tekniğinde izlenen aşamalar şu şekildedir:

Cerrahi Aşamaİşlemin Tıbbi Detayları
Bölgesel UyuşturmaÇalışılacak olan üst çene yanak iç yüzeyinin lokal ajanlarla hissizleştirilmesi.
Lateral Pencere AçımıDiş eti aralanıp kemiğin dış yüzeyine ulaşıldıktan sonra kemikte ufak bir görüş kapağı açılması.
Membran ElevasyonuAçılan pencereden görünen ince sinüs zarının, kemikten yırtılmadan yukarı yönde sıyrılması.
Greft YerleşimiZarın itilmesiyle oluşan boşluğa steril kemik tozlarının ve destekleyici minerallerin sıkıca doldurulması.
Sütürasyon (Dikiş)Eklenen alanın koruyucu zarlarla örtülüp diş etinin eski konumunda cerrahi iplerle dikilmesi.

Sinüs Lifting Öncesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Operasyon öncesinde hastaların özen göstereceği unsurlar; randevuya gelirken ağız içi fırçalama rutininin titizlikle uygulanması, hekim tarafından operasyondan önce başlanması istenen koruyucu ilaçların kullanılması ve varsa soğuk algınlığı durumlarının bildirilmesidir.

Sinüs mukozası burun yollarıyla direkt bağlantılıdır. Eğer hastanın randevu gününe yakın bir tarihte üst solunum yolu enfeksiyonu, burun akıntısı veya şiddetli hapşırma krizleri yaşadığı bir soğuk algınlığı tablosu gelişirse, operasyonun ileri bir tarihe ertelenmesi tıbbi olarak faydalı görülür. Çünkü işlem sonrasındaki hapşırmalar sinüs içi basıncı artırarak cerrahi başarıyı riske atabilir.

Klinik operasyon esnasında hastanın rahatlığı açısından hafif tok olunması, anestezi sonrası kan şekeri dalgalanmalarının önüne geçilmesini destekler. Ayrıca doku onarımını sekteye uğratan sigara tüketimi mevcutsa, operasyondan vài hafta evvel tütün alışkanlığının sınırlandırılması hücresel iyileşmeyi belirgin biçimde olumlu yönde etkiler.

Sinüs Lifting Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Cerrahi müdahale sonrasında; sinüs içi basıncı artırmamak adına şiddetli burun sümkürmekten kaçınılması, hapşırma hissi geldiğinde ağzın açık tutulması, ilk birkaç gün yanak bölgesine buz kompresi uygulanması ve pipet kullanarak sıvı tüketilmemesi gereklidir.

Hava boşluklarına komşu çalışıldığı için, basınç değişimi yaratacak her eylemden uzak durulması istenir. Balon şişirmek, üflemeli çalgı çalmak, denize/havuza dalarak basınç yaratmak veya uçağa binmek gibi eylemler operasyonu takip eden haftalarda kısıtlanmalıdır. Ayrıca ilk vài gün burun kanaması veya burundan çok hafif sızıntılar gözlemlenmesi anatomik olarak olağan bir durumdur.

Kemik zarının aralandığı bu tür müdahalelerde yanaklarda şişlik (ödem) görülmesi iyileşme fizyolojisinin bir yanıtıdır. Reçete edilen antibiyotik, ağrı kesici ve ödem çözücü medikasyonların düzenli kullanılması sürecin konforunu artırır. Tütün kullanımı ise yeni damarlanma sürecini bozacağı için, greftin kemikleştiği bu hassas dönemde yüksek oranda sınırlandırılmalıdır.

Sinüs Lifting Hangi Diş Tedavileri Öncesinde Değerlendirilir?

Hacimsel kemik artırımı, genellikle üzerine kurgulanacak başka bir protetik veya cerrahi altyapıyı sağlamlaştırmak maksadıyla planlanır. Sinüs kaldırma operasyonlarına ihtiyaç duyulan temel diş hekimliği uygulamaları şunlardır:

  • Titanyum Yapay Kök (İmplant) Operasyonları: Temel olarak, üst çene azı bölgesine yerleştirilecek gövdelerin etrafını saracak dikey kemik yüksekliğinin oluşturulması amacıyla kurgulanır.
  • All-on Konseptleri: Tüm dişlerin kaybedildiği üst çenelerde, 4 veya 6 adet kökün stratejik yerleşimini yaparken arka kısımlardaki anatomik sınırları esnetmek için başvurulur.
  • Kist Rezeksiyonu Öncesi Destek: Üst çene arka bölgede sinüse doğru genişlemiş kistlerin temizlenmesi esnasında kemik dokusu zayıflayacağından, alanı toparlamak için değerlendirilir.

Sinüs Lifting ile İmplant Tedavisi Arasındaki İlişki Nedir?

İki tedavi arasındaki bağlantı; yapay bir kökün (vidalı sistemin) üst çeneye yerleştirilebilmesi için asgari bir kemik derinliğine ihtiyaç duyulması ve sinüs kaldırma işleminin bu derinliği oluşturarak vidanın hava boşluğuna düşmesinin önüne geçmesi gerçeğine dayanır.

Eğer bir hastanın üst çene arka dişleri eksikse ve kemik yüksekliği sadece 2-3 milimetre kaldıysa, oraya standart boylarda (örn. 8-10 mm) bir titanyum kök yerleştirildiğinde vidanın büyük bir kısmı kemiğin dışına, yani sinüs hava boşluğunun içine taşacaktır. Bu durum, enfeksiyonlara (sinüzite) ve vidanın çeneden düşmesine yol açar.

Sinüs zarı yukarı itilip o bölgeye kemik tozu doldurulduğunda, hekim o 2 milimetrelik kemiği suni yollarla 10-12 milimetre yüksekliğe çıkarmış olur. Bu sayede, üzerine diş protezi eklenecek olan yapay kökler, çevresi bütünüyle sert kemik dokusuyla desteklenmiş bir biçimde konumlandırılarak fonksiyonel bir ömür kazanır.

Sinüs Lifting İşlemi Öncesinde Çene Kemiği Nasıl Değerlendirilir?

Kemik değerlendirmesi; mevcut kemiğin dikey uzunluğunun ve yatay genişliğinin milimetre bazında saptanmasıyla birlikte, sinüs boşluğu içerisindeki mukozanın kalınlığının (enfeksiyon durumunun) ve anatomik odacıkların (septumların) radyolojik verilerle analiz edilmesiyle yapılır.

Hekim, operasyonun tipini (açık veya kapalı) seçmek için mevcut kemik boyuna bakar. Eğer kemik yüksekliği 4-5 mm’nin altındaysa, büyük miktarda toz ilavesi gerekeceğinden yanak tarafından bir pencere açılarak yapılan “açık teknik” kurgulanır. Eğer kemik boyu 6-7 mm civarında ve sadece ufak bir yükseltme gerekiyorsa, diş eti tepesinden girilerek yapılan daha az travmatik “kapalı teknik” tercih edilebilir.

Ayrıca radyolojik incelemelerde, sinüs zarı üzerinde iltihabi kalınlaşmalar veya boşluğu bölen kemik perdeleri (Underwood septumları) olup olmadığına bakılır. Bu anatomik engeller, cerrahi esnasında zarın yırtılma riskini artırdığı için hekim operasyon stratejisini bu bulgulara göre modifiye eder.

Sinüs Lifting Uygulamasında Hangi Tanı ve Görüntüleme Yöntemleri Kullanılır?

Cerrahi başarının öngörülebilirliği, kafa kemikleri içerisindeki saklı alanların net olarak aydınlatılmasıyla elde edilir. Bu amaçla klinikte başvurulan gelişmiş sistemler şunlardır:

  • Dental Volumetrik Tomografi (CBCT): Kemiğin hacmini, sinüs zarının yapısını ve boşlukların derinliğini üç boyutlu kesitler halinde yansıtarak cerrahi haritayı çıkaran en temel tanısal cihazdır.
  • Panoramik Radyografi: Üst ve alt çenenin genel ilişkisini, komşu diş köklerini ve sinüs tabanının kabaca pozisyonunu tek bir geniş açı ile izlemeyi sağlayan destekleyici yöntemdir.

Açık ve Kapalı Sinüs Lifting Arasındaki Fark Nedir?

Temel ayrım; cerrahi yaklaşım bölgesinin ve kemik eksiğinin boyutunun farklı olmasıdır. Açık teknik, yan duvardan pencere açılarak büyük hacimli eklemeler için kullanılırken; kapalı teknik, doğrudan dişin takılacağı oyuk içerisinden itme yapılarak küçük hacimli yükseltmeler için tercih edilir.

Hangi tekniğin seçileceği hastanın kemik mesafesiyle ilgilidir. İki yöntemin klinik karakterleri birbirine göre şu şekillerde farklılık gösterir:

Karşılaştırma NoktasıAçık Sinüs Lifting (Lateral Yaklaşım)Kapalı Sinüs Lifting (Krestal Yaklaşım)
Uygulama AlanıÇene kemiğinin yanağa bakan dış duvarında cerrahi bir pencere açılarak yapılır.Çene tepesinden açılan implant yuvasının içinden, aletlerle yukarı itilerek uygulanır.
Kemik Yüksekliği İhtiyacıMevcut kemiğin 4-5 mm veya daha az olduğu ileri derece erime vakalarında kullanılır.Mevcut kemiğin 5-7 mm civarında olduğu, sadece ufak bir desteğe ihtiyaç duyulan anlarda seçilir.
Cerrahi TravmaDaha geniş bir alan açıldığı için işlem sonrası hafif yüz şişliği görülme olasılığı daha yüksektir.Diş eti az aralandığı için operasyon sonrası süreç daha minimal ödem ile seyreder.

Sinüs Lifting Sonrasında İyileşme Süreci Nasıl İlerler?

İyileşme süreci; dış yüzeydeki diş eti kesiklerinin ilk iki haftada kapanması ve asıl amaçlanan hücresel dönüşümün (eklenen tozların canlı kemiğe kemikleşmesinin) yaklaşık 6 aylık bir sürece yayılan biyolojik döngüyle ilerlemesi şeklinde gerçekleşir.

Dışarıdan yapılan müdahale (dikiş alanı), ağız içi mukozasının yenilenme hızının yüksekliği sayesinde kısa sürede günlük fonksiyonları etkilemeyecek düzeye ulaşır. Ancak dokunun alt katmanlarındaki işlem, bir yapı inşa süreci gibidir. Eklenen greft materyalleri (kemik mineralleri), çevre kemik dokusundan gelen kan hücreleri ve osteoblastlar (kemik yapıcı hücreler) tarafından sarmalanmaya başlar.

Damarlanma (revaskülarizasyon) sağlandıkça tozlar yavaşça erir ve yerini tam bir hücresel direnç kazanan hastanın kendi kemik dokusu alır. Sinüs zarının altında güvenle oluşturulan bu yeni kemik yatağı, hacmine ve kişinin doku yanıtına bağlı olarak genellikle 6. ayın sonunda titanyum köklerin üzerine porselen takılmasına (yüklemeye) müsait, sert ve dirençli bir yapıya kavuşur.

Sinüs Lifting İşlemi Ne Kadar Sürebilir?

Operasyon süresi; uygulanan tekniğin açık veya kapalı olmasına, zarın anatomik yapısına ve aynı seansta yapay köklerin yerleştirilip yerleştirilmeyeceğine bağlı olarak çenenin bir tarafı için ortalama 45 dakika ile 1.5 saat aralığında sürmektedir.

Kapalı teknikle, implant yuvasının içinden yapılan küçük itme işlemleri genellikle çok daha hızlı bir şekilde, 30-45 dakikada tamamlanabilirken; açık teknikte diş etinin genişçe aralanması, pencere açılması ve milimetrik zarın narin bir şekilde kemikten sıyrılması daha yoğun bir konsantrasyon ve zaman talep eder.

Eğer zarın üzerinde anatomik girintiler veya kemik bölmeleri (septumlar) varsa, hekimin buralardaki zarı yırtmadan ayırması operasyon süresini bir miktar uzatabilmektedir. Ancak tüm süreç boyunca lokal anestezi aktif olduğu için hasta herhangi bir klinik yorgunluk algılamaz; işlemler öngörülen tıbbi takvim dahilinde sükunetle yönetilir.

Sinüs Lifting Sonrasında Ağız ve Diş Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?

Post-operatif ağız bakımı; dikişlerin bulunduğu yara bölgesine ilk hafta fırça temas ettirmemeyi, sadece reçete edilen klorheksidin bazlı kimyasal gargaralarla o alanı korumayı ve ağzın diğer bölgelerini normal düzende fırçalamayı kapsar.

Operasyon sahasında uygulanan dikişler, dokunun içine yerleştirilen greftlerin dışarıyla temasını kapatan kilit mekanizmalarıdır. Sert fırça hamleleri veya tazyikli sular, bu dikişleri esneterek yara dudaklarının açılmasına neden olabilir. Bu nedenle hekiminiz aksini söyleyene kadar o bölgeye mekanik bir basınç uygulanmamalı, fırçalama yapılmamalıdır.

Bunun yanı sıra gargara kullanırken sıvının ağızda yumuşakça hareket ettirilmesi, basınçlı çalkalamadan kaçınılması mühimdir. Dikişler alındıktan ve doku yüzeyi birleştikten sonra, hekiminizin önereceği ekstra yumuşak cerrahi fırçalarla bölgeye nazik masajlar yapılarak zamanla rutin oral hijyen alışkanlıklarına geri dönüş sağlanır.

Sinüs Lifting Sonrasında Kontrol Muayenesi Neden Önemlidir?

Kontrol muayenelerinin klinik önemi; ilk seanslarda dikişlerin uzaklaştırılarak o bölgede bakteri birikiminin önlenmesi, doku kapanmasının izlenmesi ve ilerleyen aylarda çekilecek röntgenlerle eklenen kemik tozunun olgunlaşma (sertleşme) oranının objektif olarak tespit edilmesidir.

Cerrahi müdahale sonrasındaki birinci haftada yapılan ilk vizit, yaranın dış ortama kapanıp kapanmadığını saptamak içindir. Dikiş ipleri ağızda belirtilen süreden daha uzun kaldığında gıda tutulumuna yol açarak lokal enfeksiyonlara neden olabilir. Bu kontrol randevusunda dikişler nazikçe alınarak doku rahatlatılır.

Daha büyük ve asıl belirleyici kontroller ise işlemden ortalama 6 ay sonra gerçekleştirilir. Dental tomografiler yardımıyla sinüs tabanının altına yerleştirilen tozların hacmini koruyup korumadığı ve süngerimsi dokunun ne kadar sertleştiği teyit edilir. Kemik yoğunluğu implantların üzerine porselen takmak için uygun seviyeye ulaştığında, tedavi planının bir sonraki protetik fazına geçiş yapılır.

Sinüs Lifting Diğer Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi İşlemleriyle Birlikte Planlanabilir mi?

Evet, sıklıkla birlikte planlanır. Özellikle hastanın üst çenesinde kendi doğal kemiğinden 3-4 milimetrelik bir zemin kaldıysa, sinüs zarı yukarı kaldırılıp kemik tozu eklendiği aynı seans içerisinde titanyum köklerin (implantların) yerleştirilmesi eşzamanlı olarak kurgulanabilmektedir.

İki cerrahi işlemin tek bir randevuda (eşzamanlı) yapılması, hem dokuların ikinci kez açılıp cerrahi travmaya maruz kalmasının önüne geçer hem de hastanın dişlere kavuşma süresini birkaç ay erkene çeker. Ancak bunun yapılabilmesi için, çeneye yerleştirilen yapay kökün hastanın kendi kemiğinde ilk tutunmayı (primer stabiliteyi) sağlayabilmesi gerekir. Eğer kemik kalınlığı 1-2 milimetre civarındaysa vida tutunamayacağı için, önce sadece sinüs kaldırma işlemi yapılır, 6 ay kemikleşmesi beklenir ve vidalar daha sonra yerleştirilir.

Ayrıca bu cerrahi sırasında aynı bölgede çekilmesi gereken enfekte diş kalıntıları veya kistik dokular varsa, o oluşumların da temizlenmesi (rezeksiyonu) planlamanın bütünleyici bir parçası olarak sürece dahil edilebilir.

Sinüs Lifting hakkında sıkça sorulan sorular ve cevapları

Uzun süre dişsiz kalan üst çene arka bölgelerinde Sinüs Lifting neden sıkça gereklidir?

Diş çekildikten sonra çiğneme kuvveti ortadan kalktığı için zamanla çene kemiği aşağı doğru erir ve sinüs boşluğu da aşağı sarkarak kemik hacmini daraltır.

Tomografi üzerinden yapılan hacim hesaplamaları Sinüs Lifting için gereken kemik tozu miktarını belirler mi?

Gelişmiş tomografi yazılımları, yukarı kaldırılacak boşluğun milimetreküp cinsinden hacmini hesaplayarak masada hazırlanacak kemik tozu miktarını netleştirir.

Hastanın kaygısını yatıştırmak için Sinüs Lifting işlem adımları hekimce operasyon öncesi anlatılır mı?

Hastanın kendini güvende hissetmesi için uygulanacak adımlar, titreşimler ve duyulacak mekanik alet sesleri hekim tarafından oldukça sakin bir dille açıklanır.

Medikal zarların (membranların) kullanımı Sinüs Lifting işlemi sırasında kemik tozlarının dağılmasını mı önler?

Çadır örtüsü görevi gören bu yapı, tozları bir arada kompakt olarak tutar ve kemik hücrelerinin o bölgede çoğalması için güvenli bir üreme alanı oluşturur.

Hekim tarafından reçete edilen dezenfektan gargaralar Sinüs Lifting sonrası dikiş hatlarını temizlemek için mi kullanılır?

İlk gün yaranın pıhtı dengesi için çalkalama yapılmamalı, gargaraya ertesi günden itibaren başlanarak fırçanın giremediği alanlardaki bakteri birikimi engellenmelidir.

Havuz veya deniz suyu Sinüs Lifting yarasının mikrop kapmasına yol açabileceği için yüzmek dikişler alınana kadar kısıtlanır mı?

Klorlu havuz suları veya deniz suyundaki mikroorganizmalar taze yara bölgesine temas edip iyileşmeyi bozacağı için dikişler alınana kadar yüzmek önerilmez.

Sinüs Lifting işlemi ile çene kemiğine eklenen kemik tozları ne işe yarar?

Bölgeye yerleştirilen greft (kemik tozu) materyalleri, vücudun kendi kemik hücrelerini üretmesi ve sinüs zarını yukarıda tutması için bir yapı iskelesi görevi görür.

Diş çekimi planlanan bölgelerde çekimden ne kadar süre sonra Sinüs Lifting gereksinimi doğar?

Arka bölgedeki diş çekildikten hemen sonra kemik ve sinüs hacim kaybetmeye başlayacağı için, durum kişiden kişiye farklılık gösterse de süreç hızla başlar.

Cerrahi fobisi olan hastalarda Sinüs Lifting operasyonu sedasyon (bilinçli uyku) ile yapılabilir mi?

Cerrahi stresin tedaviyi engellediği vakalarda anestezi uzmanı eşliğinde ilaçla hafif uyku haline geçilerek işlemin tamamen rahat atlatılması mümkündür.

Kapalı yöntem Sinüs Lifting uygulamasında kemik tozu implantın yerleştirileceği dar yuvadan mı itilir?

Evet, diş eti yana açılmadan sadece yapay kökün (implantın) gireceği yuva frezlerle hazırlanır ve zar o deliğin içinden özel aletlerle dikey olarak yukarı doğru itilir.

Dikişli Sinüs Lifting alanlarından sert fırça kıllarının uzak tutulması ilk günlerde neden istenir?

Fırçanın sert dokunuşu dikişleri koparabileceği ve diş etini açıp altındaki tozları dökeceği için, o bölge sadece gargara ve yumuşak spreylerle temizlenmelidir.

İş veya okul hayatına dönüş Sinüs Lifting operasyonunun hekim onayıyla ertesi günü veya birkaç gün içinde mümkün müdür?

Operasyonun büyüklüğüne göre değişmekle birlikte, hastalar hekimin istirahat ve soğuk kompres kurallarına uyduklarında genellikle birkaç gün içinde sosyal rutinlerine dönebilir.

Açık Sinüs Lifting ile kapalı Sinüs Lifting arasındaki temel teknik fark nedir?

Açık yöntemde diş etinden bir pencere açılarak zara yatay ulaşılırken; kapalı yöntemde zar, implantın yerleşeceği yuvanın içinden dikey olarak itilerek kaldırılır.

İlgili bölgede komşu diş köklerinin durumu Sinüs Lifting cerrahisine engel teşkil eder mi?

Komşu dişlerin kök uçlarında iltihap olup olmadığı radyolojik olarak teyit edilir; enfeksiyon varsa operasyon alanına sızmaması için önce o dişler tedavi edilir.

Hastaların esnek ve rahat kıyafetler seçmesi Sinüs Lifting sırasındaki klinik konforu artırır mı?

Koltukta sırt ve boyun bölgesinin sıkışmaması, kan dolaşımının rahat seyretmesi operasyonun huzurlu geçmesi adına her zaman tavsiye edilen bir detaydır.

Kapalı Sinüs Lifting işlemi genellikle kemik yüksekliğinin daha fazla olduğu hafif sarkma vakalarında mı tercih edilir?

Kemiğin implantı tutabilecek asgari yüksekliğe sahip olduğu ancak sadece 2-3 milimetrelik ek kemik tozuna ihtiyaç duyulan güvenli vakalarda seçilen bir tekniktir.

İşlem görmeyen diğer sağlam dişlerin fırçalanması Sinüs Lifting sonrası genel ağız hijyeni için sürdürülmeli midir?

Kalan dişler çürümeye açık olduğu için rutin fırçalama sürdürülmeli, sadece yara bölgesine fırça değdirilmeden yavaşça geçilerek genel ağız florası korunmalıdır.

Nefesli çalgı enstrümanı kullanan müzisyenler Sinüs Lifting operasyonundan sonra sinüs basıncını artırmamak için ara vermeli midir?

Çalgıyı üflerken sinüs boşluklarında oluşan yüksek iç basınç dikişleri gerip kemik tozlarını oynatabileceği için yara tam kaynaşana kadar bu aletlerin kullanımına mola verilmelidir.

Kapalı yöntemle yapılan Sinüs Lifting her kemik erimesi vakasına uygun mudur?

Genellikle kemik mesafesinin implant için sadece birkaç milimetre yetersiz olduğu hafif sarkma vakalarında tercih edilen, daha dar kapsamlı bir tekniktir.

Yatay veya dikey kemik kayıplarının oranı Sinüs Lifting cerrahi tekniğini doğrudan değiştirir mi?

Evet, dikey erime fazlaysa açık yöntem seçilirken, yatay kayıplar da varsa operasyona yatay kemik kalınlaştırma (ogmentasyon) teknikleri de dahil edilir.

Diğer Tedavilerimiz