İzmir'de 19 diş kliniği şubemizle hizmetinizdeyiz.

Bizi ulaşın.

Diş Taşı Temizliği

Diş Taşı Temizliği
Diş Taşı Temizliği için İzmir'de 20 kliniğimiz bulunmaktadır.
Diş Taşı Temizliği Tedavisi için konu başlıkları

Diş Taşı Temizliği Nedir?

Diş taşı temizliği (detartraj); diş yüzeylerinde, diş aralarında ve diş eti sınırında birikerek sertleşen mikrobiyal dental plakların, eklentilerin ve mineralize olmuş tartar tabakalarının özel klinik cihazlar kullanılarak diş yüzeyinden uzaklaştırılmasını amaçlayan koruyucu bir diş hekimliği uygulamasıdır.

Ağız içi ortam, yapısı gereği sürekli olarak tükürük, besin artıkları ve bakterilerle etkileşim halindedir. Diş fırçalama veya diş ipi kullanımı yetersiz kaldığında, dişlerin üzerinde gözle zor fark edilen, yapışkan ve renksiz bir bakteri plağı (dental plak) tabakası oluşur. Bu plak tabakası, tükürüğün içerisindeki kalsiyum ve fosfat gibi minerallerle birleştiğinde zamanla sertleşir. Sertleşen bu yapıya diş taşı veya tartar adı verilir. Diş fırçası, yumuşak bakteri plağını temizleyebilme kapasitesine sahipken, sertleşmiş diş taşlarını diş yüzeyinden ayırmak ancak profesyonel klinik aletlerle mümkündür. Detartraj işlemi, diş eti hastalıklarının ilerlemesini kontrol altına almayı ve ağız florasını daha sağlıklı bir dengeye ulaştırmayı hedefler.

İzmir lokasyonunda hizmet sunan Avrupadent kliniklerinde diş taşı temizliği prosedürleri, hastanın periodontal (diş çevresi dokuları) sağlığını koruma felsefesiyle yürütülmektedir. Bu işlem, dişi veya diş minesini aşındıran bir müdahale değil; aksine dişin üzerini kaplayan ve dişe ait olmayan yabancı maddelerin ortamdan arındırılması sürecidir. Diş taşlarının yüzeyden uzaklaştırılmasıyla birlikte, diş etlerindeki olası kızarıklık, şişkinlik ve kanama eğilimlerinin azalması beklenir. Sağlıklı bir ağız yapısının temelini oluşturan bu işlem, aynı zamanda ileride oluşabilecek daha derin doku problemlerinin (kemik erimesi gibi) önüne geçilmesi açısından büyük bir klinik öneme sahiptir.

Diş Taşı Nasıl Oluşur?

Diş taşının oluşum süreci; ağızdaki bakterilerin yiyecek artıklarıyla birleşerek oluşturduğu yumuşak plağın, zamanında temizlenmediğinde tükürükteki minerallerle reaksiyona girerek kalsifiye olması (kireçlenerek sertleşmesi) şeklinde gerçekleşir.

Oluşum mekanizması, birbirini takip eden biyolojik adımlardan meydana gelir. Yemek yendikten kısa bir süre sonra diş yüzeyinde ince bir film tabakası (pelikül) oluşur. Ağız florasındaki bakteriler bu tabakaya tutunarak çoğalmaya başlar. Bu yumuşak ve yapışkan yapı “bakteri plağı” olarak adlandırılır. Plak, düzenli mekanik temizlik (fırçalama) ile uzaklaştırılmadığında, ortalama 24 ila 72 saat içerisinde tükürükte doğal olarak bulunan kalsiyum iyonlarını kendi içine çekerek mineralizasyon sürecini başlatır.

Sertleşen bu yapı (tartar), gözenekli ve pürüzlü bir dış yüzeye sahiptir. Bu pürüzlü yüzey, yeni bakterilerin tutunması ve daha fazla plak oluşması için çok daha elverişli bir zemin yaratır. Süreç bir kısır döngü halini alarak diş taşı tabakasının giderek kalınlaşmasına ve diş etinin altına (kök yüzeyine) doğru ilerlemesine zemin hazırlar. Oluşum aşamaları şu şekildedir:

Oluşum EvresiBiyolojik Süreç
Pelikül OluşumuDiş fırçalamadan dakikalar sonra diş yüzeyini kaplayan ince protein tabakasının belirmesi.
Plak BirikimiBakterilerin peliküle tutunarak yumuşak ve yapışkan mikrobiyal koloniler (dental plak) oluşturması.
MineralizasyonTükürükteki minerallerin plağa çökerek plağı sertleştirmesi ve kireç taşı benzeri yapıya dönüştürmesi.
Tartar (Diş Taşı) GelişimiSertleşen eklentinin fırçayla çıkmayacak kadar diş yüzeyine bağlanması ve iltihabı başlatması.

Diş Taşı Temizliği Hangi Durumlarda Uygulanır?

Uygulamanın gerekli görüldüğü durumlar; diş fırçalama veya gıda tüketimi esnasında diş etlerinde kanama görülmesi, diş yüzeylerinde sarı, kahverengi veya siyah renkte sert eklentilerin belirmesi ve ağızda kronikleşen kötü koku şikayetleridir.

Klinik pratiğinde detartraj işlemi, ağız hijyenini destekleyen rutin bir koruyucu yaklaşım olarak konumlandırılır. Bazı bireylerde tükürük yapısının mineral yoğunluğu fazla olduğundan, düzenli diş fırçalasalar dahi alt ön dişlerin arka yüzeylerinde daha hızlı taş oluşumu gözlemlenebilir. Diş hekimi muayenesinde bu sert birikintiler tespit edildiğinde, dokuların sağlığını korumak adına temizlik süreci plana dahil edilir.

Ayrıca diş etlerinin normal pembe ve mat görünümünden uzaklaşarak kırmızı, şiş (ödemli) ve parlak bir hal alması (gingivitis), diş taşı temizliği gereksinimini işaret eden önemli bir bulgudur. Ortodontik tedavilere (tel veya şeffaf plak uygulamalarına) başlamadan önce ya da estetik porselen kaplama ölçüleri alınmadan evvel de doku sağlığının idealleştirilmesi adına bu işlemin yapılması klinik bir ihtiyaçtır.

Diş Taşı Temizliği Nasıl Yapılır?

Temizlik işlemi; hekim tarafından manuel el aletleri (küretler/kretuarlar) ve ultrasonik (titreşimli) cihazlar kullanılarak diş yüzeyindeki sert eklentilerin uzaklaştırılması, ardından özel fırçalar ve patlar yardımıyla diş yüzeyine cila (polisaj) yapılarak pürüzsüzlüğün sağlanması adımlarını kapsar.

İşlem genellikle uyuşturma (anestezi) gerektirmeden klinik koltukta gerçekleştirilen konforlu bir süreçtir. Hekim, ultrasonik kavitron adı verilen cihazları kullanarak diş yüzeyine minik titreşimler ve su spreyi uygular. Bu ses dalgaları ve titreşimler, dişin minesine herhangi bir hasar vermeden sadece dişe yapışmış olan taş kütlelerinin kırılarak dökülmesini sağlar. Cihazın püskürttüğü su, hem oluşan ısıyı dengeler hem de dökülen taş parçacıklarını ortamdan uzaklaştırır.

Diş eti sınırında ve arayüzeylerde kalan daha ince kalıntılar için bazen özel el aletleriyle hassas rötuşlar yapılabilir. Tüm diş taşları temizlendikten sonra “polisaj” (cila) aşamasına geçilir. Döner bir fırça veya lastik uç (piyasemen) ile diş yüzeylerine grenli (hafif pürüzlü) cila patı sürülerek dişler parlatılır. Polisaj işlemi, diş yüzeyini mikroskobik düzeyde pürüzsüz hale getirerek yeni plak ve taş oluşumunu zorlaştırır; aynı zamanda çay, kahve gibi yüzeysel lekelenmeleri de arındırarak dişin doğal renginin daha parlak görünmesine katkı sağlar.

Diş Taşı Temizliği Kimler İçin Uygun Olabilir?

Diş taşı temizliği; ağzında dental plak veya kalsifiye olmuş tartar birikimi saptanan, diş eti iltihabına (gingivitis) dair belirtiler gösteren çocuk, genç veya yetişkin her yaş grubundan birey için genel klinik sağlığı destekleyici nitelikte uygun bir yaklaşımdır.

Bu uygulamanın değerlendirilmesi için yaşa veya cinsiyete bağlı bir kısıtlama bulunmamaktadır. Çocukluk çağında dahi, tükürük yapısı veya yetersiz fırçalama alışkanlıkları nedeniyle diş taşı oluşumu gözlemlenebilmektedir. Diş taşı birikiminin tespit edildiği andan itibaren, çürüklere veya diş eti hastalıklarına zemin hazırlamaması amacıyla temizlik prosedürleri güvenle değerlendirilebilir.

Sistemik rahatsızlıkları bulunan (örneğin kalp pili taşıyan veya ağır kalp rahatsızlıkları olan) bireylerde, enfeksiyon riskini kontrol altında tutmak için hekimler işlem öncesinde koruyucu (profilaktik) antibiyotik kullanımını uygun görebilir. Bu tür spesifik medikal durumlarda, hastanın tıp hekimi ile iletişim kurularak süreç sorunsuz bir şekilde kurgulanır.

Diş Taşı Temizliği Öncesinde Nasıl Bir Değerlendirme Yapılır?

Klinik değerlendirme aşaması; diş etlerinin rengi, formu ve kanama düzeyinin görsel olarak incelenmesini, diş taşlarının ağız içindeki yaygınlık oranının saptanmasını ve diş eti ile diş birleşimindeki oluğun sağlıklı seviyelerde olup olmadığının ölçülmesini kapsar.

Diş hekimi, işleme başlamadan önce ağız boşluğunun genel bir haritasını çıkarır. Alt ön dişlerin dil tarafı ve üst arka azı dişlerinin yanak tarafı, tükürük bezlerinin kanallarına yakın oldukları için minerallerin en yoğun çökeldiği ve taşların en çok biriktiği bölgelerdir. Hekim bu odak alanları inceleyerek eklentilerin ne oranda sertleştiğini ve diş etine nasıl bir baskı uyguladığını analiz eder.

Değerlendirme sırasında, tartar oluşumlarının diş eti sınırının altına (kök yüzeyine) inip inmediği de kontrol edilir. Eğer eklentiler sadece dişin kuron (görünen) kısmında yer alıyorsa standart bir detartraj planlanır. Ancak diş etinin derinliklerine doğru ilerleyen taşlar mevcutsa, tedavi planlamasına kök yüzeyi temizliği (küretaj) işlemlerinin de eklenip eklenmeyeceği kararlaştırılır.

Diş Taşı Temizliği Süreci Nasıl İlerler?

Süreç ilerleyişi; klinik muayene ile başlar, ağız içi dokuların ultrasonik enstrümanlarla sert plaklardan arındırılması, ulaşılması zor arayüzlerin detaylıca temizlenmesi ve leke çıkarıcı polisaj adımıyla diş yüzeyinin parlatılması adımlarıyla seans içerisinde tamamlanır.

Standart bir temizlik süreci genellikle tek bir klinik randevusunda organize edilir. İşlem esnasında hasta koltukta yatar pozisyonda istirahat ederken, hekim ağzın farklı çeyrek kısımlarına (kadranlara) sırasıyla odaklanarak çalışır. Titreşimli uçlar diş yüzeyinde nazikçe gezdirilirken, su soğutmasıyla kopan taşlar ve plaklar ortamdan uzaklaştırılır.

Uygulamanın ilerleyen dakikalarında, dişlerin birbirine temas ettiği noktalardaki ince kalıntıların da arındırıldığından emin olunur. Yüzeyler tartar ve plaktan tamamen bağımsız hale geldiğinde uygulanan özel florürlü veya grenli cilalarla minenin parlaklığı desteklenir. İzmir Avrupadent süreçlerinde, işlemin ardından hastaya mevcut ağız hijyeninde yaptığı hatalar ve doğru fırçalama teknikleri aktarılarak klinik başarının evde de sürdürülmesi amaçlanır.

Diş Taşı Temizliği Sırasında Hangi Yöntemler Kullanılır?

Klinik ortamında gerçekleştirilen arındırma işlemleri, sert ve yumuşak eklentilerin yapısına göre farklılık gösteren mekanik cihazlar ve el aletleriyle yürütülür. Sıklıkla başvurulan donanımlar şöyledir:

Uygulama Yöntemiİşlevi ve Klinik Amacı
Ultrasonik Cihazlar (Kavitron)Yüksek frekanslı ses dalgalarıyla titreşerek sert tartar kütlelerini mineye zarar vermeden kırıp uzaklaştırma.
Periodontal El Aletleri (Küret/Kretuar)Cihazların ulaşamadığı arayüzlerde veya diş eti sınırlarındaki ince eklentileri hassas manevralarla kazıma.
Hava-Su ve Toz Spreyleri (Air-Flow)Basınçlı hava ve ince toz karışımı püskürterek diş yüzeyindeki çay, kahve veya tütün lekelerini arındırma.
Polisaj (Fırça ve Cila Patı)İşlem sonrasında mine yüzeyini mikroskobik düzeyde pürüzsüzleştirerek yeni plak tutulumunu zorlaştırma.

Diş Taşı Temizliği Öncesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

İşlem öncesinde dikkat edilecek unsurlar; hastanın zorlayıcı bir ön hazırlık yapmasına gerek olmamakla birlikte, randevuya dişlerini fırçalayarak gelmesi ve varsa bulaşıcı kan hastalıkları veya kalp rahatsızlıkları gibi tıbbi öykülerini hekime bildirmesidir.

Rutin bir koruyucu uygulama olan detartraj için hastanın aç veya tok olması genellikle bir zorunluluk teşkil etmez. Ancak diş yüzeylerinde biriken kalın gıda artıkları, hekimin mevcut taş birikimini net olarak değerlendirmesini engelleyebileceğinden, evde uygulanacak standart bir fırçalama randevu konforunu artıracaktır.

Kanama profilini etkileyen düzenli ilaç (kan sulandırıcı) kullanımları varsa, işlem sırasında diş etlerindeki hafif sızıntıların miktarını etkileyebileceği için bu tür medikal verilerin hekimle paylaşılması klinik prosedürlerin doğru yönetilmesi adına tavsiye edilir.

Diş Taşı Temizliği Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Uygulama sonrasında özen gösterilecek durumlar; işlemin hemen ardından yaklaşık bir iki saat boyunca gıda tüketilmemesi, ilk günlerde aşırı sıcak veya çok soğuk içeceklerden uzak durularak olası sızlamaların tetiklenmemesi ve yoğun renklendirici (kahve, çay, salça) gıdaların sınırlandırılmasıdır.

Dişlerin üzerini kaplayan kalın tartar tabakası uzaklaştırıldığında, alttaki mine yüzeyi dış ortama daha açık hale gelir. Bu adaptasyon sürecinde, özellikle polisaj aşamasında uygulanan koruyucu cilaların (florür vb.) etkisini tam olarak gösterebilmesi için hastanın kısa bir süre yeme içme aktivitelerine ara vermesi faydalıdır.

Diş eti kenarları taşlardan arındıktan sonra hafif bir ödem onarım evresine girebilir. İlk vài gün dişleri fırçalarken çok sert baskı uygulamaktan ziyade, yumuşak veya orta sertlikte fırçalarla nazik süpürme hareketleri yapmak dokunun iyileşme hızını destekleyecektir. Aynı zamanda, temizlenen pürüzsüz yüzeylerin yeniden hızlıca lekelenmemesi için ilk 48 saat çay ve kahve gibi boyayıcı içeceklerin tüketiminde ılımlı olunması önerilir.

Diş Taşı Temizliği Sonrasında Hassasiyet Görülebilir mi?

Evet, işlem sonrasında hassasiyet görülmesi olağan bir klinik yanıttır. Dişleri bir yalıtım tabakası gibi saran tartarlar temizlendiğinde, mine veya kök yüzeyi dış ısı değişimlerine karşı aniden savunmasız kalarak soğuk veya sıcağa karşı geçici sızlamalar (duyarlılık) oluşturabilir.

Hastalar genellikle “Diş taşlarımı temizletince dişlerim sızlamaya başladı, temizletmek zarar mı verdi?” şeklinde bir endişe taşıyabilir. Oysa bu durum dişin zarar gördüğünü değil, üzerindeki yabancı ve zararlı kalkanın kalktığını gösterir. Diş eti çekilmesi yaşamış bireylerde kök yüzeyleri açığa çıkmışsa, taşlar kaldırıldığında dentin kanallarındaki sıvı büzüşerek sinirleri uyarır ve bu durum kamaşma hissine yol açar.

Bu hassasiyetin, mine kanallarının sıvı dengesini yeniden yapılandırmasıyla birlikte birkaç gün veya hafta içerisinde zamanla azalması beklenir. Hekiminiz bu süreci konforlu atlatabilmeniz adına potasyum nitrat ve florür içerikli hassasiyet giderici macunlar veya klinik ortamda uygulanan özel vernikler önerebilir.

Diş Taşı Temizliği Ne Kadar Sürebilir?

İşlem süresi; hastanın ağzındaki tartar kütlesinin yoğunluğuna, çay/kahve lekelerinin yaygınlığına ve diş eti iltihabının seviyesine bağlı olarak genellikle 30 dakika ile 45 dakika arasında bir klinik seans şeklinde kurgulanır.

Düzenli olarak diş hekimi kontrolüne giden ve ağız bakımını iyi idame ettiren bir bireyde, 6 ayda biriken ince eklentilerin ultrasonik cihazlarla arındırılması oldukça kısa sürede (yaklaşık 20-30 dakika) tamamlanabilir. Ancak yıllarca diş taşı temizliği yaptırmamış, diş etlerinde yoğun kanama ve kemikleşmiş kalın plakları olan bir hastada süreç daha detaylı çalışmayı gerektireceğinden 45 dakikayı aşan seanslara ihtiyaç duyulabilir.

Kanama eğilimi çok yüksek vakalarda hekim, tedaviyi tek seansta bitirmek yerine, ilk temizliğin ardından diş etlerinin ödeminin inmesi için birkaç gün bekleyerek hastayı ikinci bir seansa (kontrol ve rötuş seansına) çağırabilir. Avrupadent süreçlerinde öncelik her zaman doku sağlığının eksiksiz tesis edilmesidir.

Diş Taşı Temizliği Ne Sıklıkla Yapılmalıdır?

Uygulama sıklığı; genel klinik standartlarda yılda iki kez (6 ayda bir) önerilmektedir. Ancak bireyin tükürük yapısına, diyet alışkanlıklarına ve periodontal hastalık geçmişine göre bu periyot diş hekimi tarafından daha kısa veya daha uzun aralıklara göre revize edilebilir.

Bazı bireylerin tükürük florası kalsiyum ve fosfor mineralleri açısından daha zengindir; bu da diş fırçalansa dahi diş yüzeylerinde hızla taş oluşmasına zemin hazırlar. Bu tür mineralizasyon hızı yüksek hastalarda veya ortodonti (tel) tedavisi gören, plak kontrolünü sağlamakta zorlanan kişilerde 3 veya 4 aylık aralıklarla temizlik planlanması klinik açıdan daha yararlıdır.

Buna karşın, ağız hijyeni mükemmel seviyede olan, günlük diş ipi kullanımını aksatmayan ve tükürük yapısı tartar oluşumuna yatkın olmayan bireylerde, yıllık (senede bir) yapılan kontroller ve polisaj işlemleri doku sağlığını idame ettirmek için yeterli olabilmektedir.

Diş Taşı Temizliği ile Diş Beyazlatma Arasındaki Fark Nedir?

Temel ayrım; diş taşı temizliğinin diş yüzeyine dışarıdan yapışmış olan zararlı tortuları ve yüzeysel lekeleri fiziksel olarak arındırması, diş beyazlatma (bleaching) işleminin ise özel jeller kullanılarak dişin yapısal iç rengini kimyasal bir reaksiyonla daha açık tonlara kavuşturmasıdır.

Birçok hasta, detartraj yaptırdıktan sonra dişlerinin bembeyaz olacağını düşünebilir. Oysa diş taşı temizliği sadece dişe ait olmayan kirleri (kahve lekeleri, tartarlar) çıkarır. İşlem bittiğinde dişiniz sadece kendi orijinal doğal tonuna geri döner; eğer doğal tonunuz sarımtırak ise temizlik sonrası dişleriniz yine o sarımtırak tonunda kalacaktır.

Karşılaştırma NoktasıDiş Taşı Temizliği (Detartraj)Diş Beyazlatma (Bleaching)
Uygulama AmacıDiş eti sağlığını korumak, iltihabı ve fiziksel eklentileri gidermek.Estetik beklentilerle dişin ana gövde rengini birkaç ton daha aydınlatmak.
Çalışma PrensibiUltrasonik cihazlarla fiziksel (mekanik) titreşim ve cila fırçalama.Peroksit içerikli jellerin ışıkla aktiflenerek oluşturduğu kimyasal oksidasyon.
Klinik GereklilikAğız dokularının sağlığı için medikal bir gereksinimdir.İsteğe bağlı, estetik (kozmetik) amaçlı bir uygulamadır.

Diş Taşı Temizliği Ağız ve Diş Sağlığı Açısından Neden Önemlidir?

Klinik önemi; birikintilerin temizlenmemesi halinde basit bir diş eti kanamasıyla başlayan sürecin, dişi çene kemiğine bağlayan dokuların erimesiyle (periodontitis) sonuçlanarak sağlam dişlerin sallanıp kaybedilmesine zemin hazırlamasını önlemeye yardımcı olmasıdır.

Birçok birey, diş taşı temizliğinin minelerine zarar vereceğine dair bilimsel olmayan bir inanç nedeniyle bu işlemden kaçınabilmektedir. Oysa dişe asıl hasarı veren işlem değil, taşın (tartarın) kendisidir. Tartar, bakteri yuvasıdır ve bu bakterilerin ürettiği asitler ile toksinler kemik hücrelerini eritir. Siz farkında olmadan, yıllar içerisinde dişinizin etrafındaki çene kemiği yavaş yavaş aşağıya doğru kaybolur.

Düzenli olarak bu sert tabakanın profesyonelce kırılıp yüzeyden alınması, diş etinin tekrar diş yüzeyine sıkıca tutunmasına olanak tanır. Ağız kokusu şikayetlerinin (halitozis) azaltılmasında ve ileri dönemde yaşanabilecek diş kayıplarının önüne geçilmesinde bu uygulama, diş hekimliği branşının ilk ve en hayati savunma kalkanlarından biri olarak konumlandırılır.

Diş Taşı Temizliği Sonrasında Ağız Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?

Ağız bakımı rutini; dişlerin sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez yumuşak/orta sertlikte bir fırçayla (diş etinden dişe doğru dairesel hareketlerle) temizlenmesi ve tartar oluşumunun en sık başladığı arayüz bölgeleri için günlük diş ipi/ağız duşu kullanılmasını gerektirir.

Temizlik işlemi yapıldıktan sonra diş yüzeyi pürüzsüz ve temiz bir hal alır, ancak bakteri plağı oluşumu saatler içerisinde yeniden başlar. Hastanın klinikten çıktıktan sonra uygulayacağı evdeki hijyen pratiği, işlemin koruyucu etkisinin ne kadar süreceğini belirler. Sert fırçalama veya yatay ileri-geri fırçalama hareketleri diş etlerini tahriş edeceğinden nazik süpürme yöntemleri benimsenmelidir.

Ayrıca, tükürük minerallerinin birikimini azaltmak için gün içerisinde su tüketimini artırmak ve asitli/şekerli gıdaların tüketimi sonrasında ağzı su ile çalkalamak faydalıdır. İyileşme döneminde, hekimin önerebileceği klorheksidin içerikli gargaraların kullanımı da diş etlerindeki ödemin daha hızlı inmesine katkı sağlayabilir.

Diş Taşı Temizliği Hangi Diş Eti Problemlerinde Değerlendirilir?

Detartraj, birçok periodontal problemin ilk basamak tedavi yöntemidir. Çeşitli hastalıklarda sadece bir önlem değil, aynı zamanda temel bir tedavi adımı olarak planlanmaktadır:

  • Gingivitis (Diş Eti İltihabı): Diş etlerinin kırmızı, şiş ve kanamalı olduğu bu erken dönem hastalıkta, taşların alınması iltihabın tamamen gerilemesi için çoğu zaman yeterli olmaktadır.
  • Hamilelik Gingivitisi: Hormonal değişimlerin plağa olan duyarlılığı artırmasıyla oluşan şişliklerin (epülislerin) yatıştırılmasında hekim kontrolünde güvenle değerlendirilir.
  • Periodontitis: Kemiğe kadar inmiş derin iltihaplarda, daha karmaşık cerrahi işlemlere (flap veya küretaj) zemin hazırlamak ve ağız florasını temizlemek amacıyla birinci faz tedavi olarak işleme alınır.

Diş Taşı Temizliği Öncesinde ve Sonrasında Kontrol Muayenesi Neden Önemlidir?

Kontrol muayenelerinin önemi; dokudaki iltihabın ve kanamanın ne oranda azaldığının gözlemlenmesi, fırçalama alışkanlıklarındaki eksikliklerin hasta ile paylaşılarak düzeltilmesi ve kemik sağlığı için ek tedavilere ihtiyaç olup olmadığının netleştirilmesidir.

Bir temizlik randevusu sonrasında, şiş ve ödemli (enflamasyonlu) diş etlerinin sıkılaşıp normal formuna dönmesi genellikle 1 ila 2 haftalık bir biyolojik iyileşme süreci gerektirir. Tedavinin ardından yapılan kontrol vizitinde hekim, diş etlerinin pembe ve sağlıklı forma ulaşıp ulaşmadığını kontrol eder. Eğer diş taşları yoğun olarak kök yüzeylerine doğru ilerlemişse ve dokular ilk müdahale sonrası tam bir sıkılaşma göstermemişse, durum tekrar değerlendirilir.

Bu değerlendirme sonucunda, hekim periodontal ölçüm aletleriyle (sond) diş ile diş eti arasındaki boşluğu tekrar ölçer. İlk seansta ödemden dolayı gizli kalan bazı inatçı taş parçacıkları varsa bu rötuş seansında nazikçe temizlenerek tedavinin bütünlüğü desteklenmiş olur.

Diş Taşı Temizliği Diğer Periodontal Tedavilerle Birlikte Planlanabilir mi?

Klinik açıdan sıklıkla birlikte planlanır; çünkü diş eti ameliyatları (flap operasyonu), kök yüzeyi düzleştirmesi (küretaj) veya doku nakli (greft) gibi ileri düzey tüm cerrahi işlemlerin uygulanabilmesi için öncelikle diş taşı temizliğiyle ağız florasının kaba iltihaptan arındırılmış olması zorunludur.

Diş taşı temizliği, periodontal piramidin en temel ve vazgeçilmez basamağıdır. Örneğin, diş çekilmesi yaşayan bir hastaya damaktan doku alınıp o bölgeye eklenecekse (bağ dokusu grefti), o dişin üzerinde en ufak bir plak veya tartar kalıntısı olmamalıdır. Eğer eklenti olursa, nakledilen doku o taş parçacığına tutunamaz ve enfeksiyon geliştirerek reddedilir.

Bu nedenle İzmir Avrupadent şubelerinde kurgulanan tedavi haritalarında, diş taşı temizliği ve polisaj her zaman “Faz 1 (Başlangıç)” tedavisi olarak uygulanır. Bu faz tamamlanıp dokuların ilk tepkisi alındıktan sonra, ihtiyaç duyulan diğer ileri seviye periodontal veya restoratif işlemler koordineli bir biçimde yürütülür.

Diş Taşı Temizliği hakkında sıkça sorulan sorular ve cevapları

Diş taşı temizliği ne sıklıkla yapılmalıdır?

Diş temizliği (skalalama) genellikle sağlıklı diş etlerine sahip bireyler için her altı ayda bir yapılması önerilir. Ancak diş eti hastalığı gibi sorunları olanlar için bu süre üç ila dört aya kadar kısalabilir. Ayrıca diyabet, kalp hastalığı, hamilelik veya sigara içme gibi durumlar ağız sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği için, bu bireylerin daha sık temizliğe ihtiyaç duyabileceği belirtilmektedir. Diş hekiminiz, kişisel ağız sağlığınıza göre en uygun skalalama sıklığını belirleyecektir.

Estetik dolguların (kompozit) bulunduğu yüzeylerde Diş Taşı Temizliği güvenle yapılabilir mi?

Hekim bu bölgelerde özel titreşim ayarları ve aletler kullanarak dolgulara zarar vermeden sadece eklentileri güvenle temizler.

Sadece tek bir dişte görülen lokal kanama da Diş Taşı Temizliği teşhisine yönlendirir mi?

İlgili dişin arasına giren bir gıda veya lokal tartar orada noktasal tahriş yaratacağından o bölgenin derinlemesine temizlenmesini gerektirir.

Ultrasonik titreşimli cihazlar Diş Taşı Temizliği sırasında diş minesine nasıl etki eder?

Sadece tartarın sertlik seviyesinde rezonans yaratan özel mikro titreşimler taşı parçalar, bu dalgalar çok sert olan mine dokusunu çizmez.

Tartarların yerini alan bu boşluklar Diş Taşı Temizliği sonrası diş eti iyileştikçe dolar mı?

Taşların baskısıyla ezilip aşağı çöken diş eti dokusu enfeksiyondan kurtulunca yavaş yavaş kendini toparlayarak bu aralıkları doğal bir şekilde kapatır.

Asitli veya yoğun baharatlı içecekler Diş Taşı Temizliği yapılmış taze diş etlerini tahriş eder mi?

Kılcal damarları açık ve hassas olan diş eti kenarlarına temas eden asidik gıdalar kısa süreli yanma hissine neden olabileceği için dikkatli tüketilmelidir.

Mesai saatleri dışında çalışan bireyler için Avrupadent İzmir şubelerinde Diş Taşı Temizliği randevu esnekliği sağlanmakta mıdır?

Yoğun iş temposunda çalışan hastalarımızın rutin bakımlarını aksatmamak adına, mesai bitimi sonrasına sarkan esnek saat alternatifleri kliniklerimizce sunulmaktadır.

Diş taşlarının tekrar oluşması nasıl önlenir?

Diş temizliği (ölçekleme) sonrasında tartar oluşumunu engellemek için düzenli ağız hijyenine dikkat edilmelidir: Dişleri günde iki kez, her seferinde yaklaşık 5 dakika boyunca yumuşak kıllı ya da elektrikli diş fırçası ile fırçalayın, diş aralarındaki plağı temizlemek için günde bir kez diş ipi kullanın. Antiseptik veya florürlü ağız gargarası kullanmak, bakterileri azaltmaya ve diş minesini güçlendirmeye yardımcı olur. Şekerli ve asidik yiyeceklerden, içeceklerden ve tütün ürünlerinden kaçınılmalı, dengeli bir diyetle bol miktarda sebze, meyve ve süt ürünü tüketilmelidir. Ayrıca diş sağlığını izlemek ve tartar birikimini engellemek için düzenli olarak altı ayda bir diş hekimine gidip profesyonel temizlik yapılmalıdır. Bu önlemler, tartar oluşumunu önemli ölçüde azaltır.

Yapay kök (implant) çevresindeki dokuların sağlığı için Diş Taşı Temizliği şart mıdır?

Yapay köklerin etrafında oluşan taşlar implantı tutan kemiği eritebileceği için bu bölgelerin düzenli klinik temizliği kritik öneme sahiptir.

Diş Taşı Temizliği randevusuna gelirken dişlerin önceden fırçalanmış olması hekime kolaylık sağlar mı?

Yumuşak gıda artıklarının fırçayla alınmış olması hekimin asıl tartarları doğrudan görerek işlemlere daha pratik başlamasını sağlar.

Ultrasonik cihazların ucundan fışkıran su Diş Taşı Temizliği esnasında ne işe yarar?

Titreşimin dişi ısıtmasını (termal şok) engellemek, soğutma yapmak ve kopan taş parçacıklarını yıkayarak ortamdan uzaklaştırmak içindir.

İlk günlerde soğuk içeceklerde sızlama (hassasiyet) yaşanması Diş Taşı Temizliği sonrası beklenen bir reaksiyon mudur?

Tartarın kalın örtüsü kalktığında çıplak kalan ince kök yüzeyleri termal şoklara karşı birkaç gün sızlama göstererek yeni ortama adapte olurlar.

Renklendirici çay, kahve ve şarap tüketimi Diş Taşı Temizliği sonrasında hemen yeni lekelere yol açar mı?

Yüzeyleri çok pürüzsüz bir şekilde (polisajla) parlatıldığı için anında bir renklenme yaşanmaz; ancak sürekli yoğun tüketim aylar içinde tortu biriktirir.

Rutin kontrollerde Avrupadent İzmir takip sistemi Diş Taşı Temizliği zamanınızın geldiğini size SMS veya arama ile hatırlatır mı?

Altı aylık klinik bakım süreniz dolduğunda kurumsal hasta takip altyapımız üzerinden size nezaketle ulaşılarak diş sağlığınız güvence altına alınır.

Diş taşı temizliği sırasında diş minesine zarar gelir mi?

Diş taşı temizliği, profesyonel bir diş hekimi tarafından yapıldığında diş minesine zarar vermez. Bu işlem, plak ve tartar birikintilerini temizlemek için özel olarak tasarlanmış aletler kullanılarak yapılır ve diş minesinin bütünlüğünü korur. Ancak işlemin yanlış veya aşırı agresif bir şekilde yapılması durumunda, minede küçük çizikler oluşabilir ve bu da hassasiyet artışına veya lekelenmeye yol açabilir.

Diş etlerinde fırçalama sırasında görülen kanamalar Diş Taşı Temizliği ihtiyacını gösterir mi?

Kanamalar, bölgede tartarların biriktiğini ve diş etinde tahriş yarattığını gösteren en belirgin uyarıcı işarettir.

Lokal uyuşturma (anestezi) Diş Taşı Temizliği için her zaman zorunlu ve standart bir adım mıdır?

Standart yüzeyel temizlikler ağrısız olduğu için iğne gerekmez; ancak çok derin kök içi temizliklerde hastanın konforu için uygulanabilir.

Titreşimli aletlerin ulaşamadığı ara yüzlerde Diş Taşı Temizliği özel el aletleriyle mi sürdürülür?

Cihaz uçlarının giremediği çok dar diş aralarındaki pürüzler, ince uçlu mekanik el aletleriyle kibarca sıyırılarak tamamen temizlenir.

Hassasiyet giderici macun kullanımı Diş Taşı Temizliği sonrasındaki sızlamaları hafifletir mi?

İçerisindeki özel mineraller mikroskobik kanalları tıkayarak sinire giden uyarımı kestiğinden ilk haftalardaki sızlamaları büyük oranda dindirir.

Diş fırçalanmadan içilen kahveler Diş Taşı Temizliği polisajını (cilayı) bozarak yüzeyi matlaştırır mı?

Tüketim sonrası fırçalanmayan dişlerde biriken ince film tabakasına nüfuz eden kafein, cilanın parlaklığını maskeleyerek yüzeyi giderek sarartır.

Diğer Tedavilerimiz