İzmir'de 19 diş kliniği şubemizle hizmetinizdeyiz.

Bizi ulaşın.

Aşınmış Diş Restorasyonları

Aşınmış Diş Restorasyonları
Aşınmış Diş Restorasyonları için İzmir'de 20 kliniğimiz bulunmaktadır.
Aşınmış Diş Restorasyonları Tedavisi için konu başlıkları

Aşınmış Diş Restorasyonları Nedir?

Aşınmış diş restorasyonları; çiğneme stresi, kronik diş sıkma (bruksizm) veya asidik beslenme alışkanlıkları gibi faktörlerle mine ve dentin dokusunu kaybederek boyları kısalan dişlerin, biyouyumlu materyallerle yeniden yapılandırılarak eski anatomik formlarına, estetik görünümlerine ve fonksiyonel kapanış yüksekliklerine kavuşturulmasını sağlayan onarıcı diş hekimliği uygulamalarıdır.

Dişler, yapısal olarak insan vücudunun en sert mine dokusuyla kaplı olsalar da, yıllar içerisinde maruz kaldıkları mekanik ve kimyasal ataklar neticesinde hacimsel kayıplara uğrayabilirler. Dişlerin çiğneme yüzeylerinin düzleşmesi ve boylarının kısalması, sadece gülüş estetiğini bozmakla kalmaz; aynı zamanda alt ve üst çene arasındaki dikey mesafenin (kapanış yüksekliğinin) düşmesine neden olur. Bu dikey boyut kaybı, çene eklemine (temporomandibular eklem) binen yükü artırarak eklem rahatsızlıklarına, baş-boyun ağrılarına ve yanaklarda çökmüş yaşlı bir yüz ifadesinin belirmesine yol açar. Aşınmış diş restorasyonları, kaybedilen bu kritik mesafeyi yeniden inşa ederek ağız sistematiğini rehabilite etmeyi hedefler.

İzmir lokasyonunda hizmet veren Avrupadent kliniklerinde bu restoratif süreçler, hastanın çene dinamiklerini ve yüz orantılarını temel alan bütünleşik bir vizyonla yürütülmektedir. Uygulamaların ana felsefesi, dişte kalan mevcut sağlam dokuyu asgari müdahale (minimal invaziv) prensibiyle muhafaza ederek, eksilen kısımların kompozit rezinler veya laboratuvar üretimi seramiklerle dişe entegre edilmesidir. Bu medikal onarımlar sayesinde dişlerin aşınma süreci kontrol altına alınırken, hastaya fonksiyonel bir çiğneme konforu ve estetik bir yüz profili yeniden kazandırılır.

Diş Aşınması Neden Oluşur?

Diş aşınmasının oluşum nedenleri; dişlerin birbirine sürtünmesiyle ortaya çıkan mekanik yıpranmalar (atrizyon), asitli gıda tüketimi veya mide asidinin ağza gelmesiyle oluşan kimyasal erimeler (erozyon) ve sert fırçalama veya yabancı cisim kullanımı gibi dış etkenlere bağlı doku kayıplarıdır (abrazyon).

Klinik pratikte diş aşınması genellikle tek bir nedene bağlı kalmaz; çoğunlukla mekanik ve kimyasal faktörlerin birbirini desteklediği karmaşık bir sürecin sonucudur. Örneğin, asitli içeceklerin minede yarattığı yumuşama, hemen ardından yapılan sert bir fırçalama eylemiyle birleştiğinde doku kaybı çok daha hızlı boyutlara ulaşır. Aşınmaların etiyolojisi (kökeni) şu şekilde sınıflandırılmaktadır:

Aşınma TürüAçıklama ve Klinik Yansıması
Atrizyon (Mekanik Sürtünme)Diş gıcırdatma (bruksizm) sonucu alt ve üst dişlerin birbirine sürtünmesiyle çiğneme yüzeylerinin düzleşerek kısalması durumu.
Erozyon (Kimyasal Çözünme)Reflü, yeme bozuklukları (bulimia) veya yoğun asitli diyetler sebebiyle minenin bakteriyel olmayan bir asit atağıyla erimesi.
Abrazyon (Fiziksel Aşındırma)Çok sert kıllı diş fırçaları kullanmak veya dişlerle sert cisimleri (kalem, toka vb.) ısırmak neticesinde oluşan bölgesel çentikler.
Abfraksiyon (Stres Kırıkları)Aşırı çiğneme kuvvetlerinin dişin boyun kısmında (diş eti hizasında) yarattığı bükülme stresiyle minenin ufalanarak dökülmesi.

Aşınmış Dişlerde Restoratif Tedavi Hangi Durumlarda Değerlendirilir?

Uygulamanın değerlendirildiği durumlar; dişlerin koruyucu mine tabakasını yitirerek alttaki sarı dentin dokusunun açığa çıktığı, sıcak-soğuk hassasiyetlerinin başladığı, estetik olarak kısa ve küt bir diş görünümünün oluştuğu ve çene kapanış yüksekliğinin azaldığı klinik tablolardır.

Doku kayıpları genellikle yavaş ilerlediği için hastalar durumu erken evrede fark edemeyebilir. Ancak mine tabakası aşınıp ortadan kalktığında, onun altındaki dentin tabakası asitlere ve mekanik kuvvetlere karşı çok daha dirençsizdir. Bu aşamadan sonra erime süreci hızla ivme kazanır. Dentin kanallarının açığa çıkması, hastanın soğuk içecekler tüketirken veya hava akımına maruz kaldığında keskin sızılar (hassasiyet) hissetmesine neden olur.

Estetik açıdan ise, ön dişlerin kesici kenarlarındaki tırtıklı yapı kaybolur, dişler dümdüz, kısa ve sarımsı bir görünüme bürünür. Hasta güldüğünde dişleri yeterince görünmez hale gelir. Hekimler, bu aşınmanın pulpa (sinir) odasına ulaşıp dişin canlılığını tehdit etmesinin önüne geçmek ve kaybedilen fonksiyonu rehabilite etmek amacıyla vakit kaybetmeden onarıcı (restoratif) prosedürleri değerlendirmeye alırlar.

Aşınmış Diş Restorasyonları Nasıl Planlanır?

Tedavi planlaması; hastanın çene kapanışının (oklüzyonunun) fiziksel veya dijital ölçülerle kaydedilmesi, kaybedilen dikey boyut mesafesinin yüz orantılarına göre hesaplanması, deneme modelleri (mock-up) hazırlanarak yeni diş formunun hastaya önceden gösterilmesi ve çiğneme stresi analiz edilerek uygun biyomateryallerin seçilmesiyle yürütülür.

İzmir Avrupadent süreç yönetiminde kapsamlı bir aşınma tedavisi, basit bir dolgu işleminden çok daha detaylı bir mühendislik gerektirir. Sadece birkaç dişi uzatmak, çenenin kapanış dengesini bozabilir. Bu nedenle planlama tüm ağzı kapsayacak şekilde (full mouth rehabilitasyon) tasarlanır. Hastanın alt ve üst çene ilişkisi, özel cihazlar (yüz arkı ve artikülatör) kullanılarak laboratuvar ortamına birebir kopyalanır.

Dişlerin ne kadar uzatılacağı, hastanın istirahat halindeki dudak mesafesine ve konuşma fonetiğine göre belirlenir. Hekim, laboratuvarda geçici materyallerle hazırlanan yeni diş formlarını “mock-up” adı verilen bir uygulamayla hastanın ağzına taşır (henüz hiçbir kesim yapılmadan). Hasta bu sayede tedavinin bitmiş halini aynada görerek estetik onay verir. Planlama bu somut hedefler üzerinden adım adım kliniğe aktarılır.

Aşınmış Diş Restorasyonları Kimler İçin Uygun Olabilir?

Bu operasyonel işlemler; uyku sırasında dişlerini sıkan veya gıcırdatan (bruksizm) yetişkinler, yeme bozukluğu veya reflü gibi asit kaynaklı diş erimesi yaşayanlar ve yaşlanmaya bağlı olarak diş boyları fizyolojik sınırların altına inerek çiğneme zorluğu çeken bireyler için uygunluk gösterir.

Aşınma şikayetleri genellikle otuzlu yaşlardan itibaren klinik bulgular vermeye başlar ve yaş ilerledikçe bu bulguların şiddeti artar. Ancak günümüzde artan stres faktörlerine bağlı olarak genç erişkinlerde de diş gıcırdatma oranları yükselmiş ve erken dönem diş kısalmaları sık görülür hale gelmiştir. Tedavinin uygunluğu için yaş bir sınır teşkil etmez; asıl kriter, dişleri çene kemiğine bağlayan kök desteğinin bu yeni restorasyonları taşıyabilecek denli sağlıklı olmasıdır.

Medikal rahatsızlıkları nedeniyle mide asidi ağza ulaşan (gastroözofageal reflü) hastalar veya çok yoğun asitli/gazlı içecek tüketen bireyler, bu onarımlar için ideal adaylardır. Diş eti hastalıkları nedeniyle sallanan dişlere sahip hastalarda ise restoratif işlemlerden önce o dişlerin periodontal olarak (diş eti tedavileriyle) stabil hale getirilmesi klinik bir gerekliliktir.

Diş Aşınması Nasıl Teşhis Edilir?

Teşhis süreci; diş hekiminin ağız içi klinik muayenesinde ön dişlerde düzleşme ve sararma (dentin açığa çıkması), arka dişlerde çukurlaşma alanlarının (fasetlerin) saptanması, hastanın kapanış aralığının değerlendirilmesi ve soğuk hava uyarısıyla hassasiyet odaklarının tespit edilmesi adımlarından oluşur.

Fiziksel muayenede hekim, minenin o parlak ve hacimli yapısının yerini alan donuk, sarımsı alanları inceler. Eğer aşınma mekanik kaynaklıysa (diş gıcırdatma), alt ve üst dişlerin birbirine değdiği yüzeylerde adeta bir yapbozun parçaları gibi birbirini karşılayan keskin düzleşme alanları (aşınma fasetleri) izlenir. Şayet aşınma asit kaynaklıysa (erozyon), dişlerin yüzeyinde daha yuvarlak hatlı, minenin eriyip ortadaki dentinin çukurlaştığı “krater” benzeri pürüzsüz erime alanları görülür.

Radyografik incelemeler ise bu hasarın sinir odasına ne kadar yaklaştığını analiz etmek için kullanılır. Aşınan dişler, kendilerini korumak amacıyla kök kanallarını içeriden daraltma (kalsifikasyon) eğilimi gösterebilir. Hekim, elde ettiği bu görsel, dokunsal ve radyolojik verileri birleştirerek doku kaybının derecesini ve hangi restorasyon yönteminin gerekli olduğunu teşhis eder.

Aşınmış Diş Restorasyonları Öncesinde Nasıl Bir Değerlendirme Yapılır?

İşlem öncesi klinik değerlendirme; hastanın çene ekleminin (TMJ) ve çiğneme kaslarının manuel olarak muayene edilmesi, uyku sırasındaki solunum ve gıcırdatma problemlerinin sorgulanması ve aşınan dişlerin canlılık durumunun (vitalitesinin) spesifik test cihazlarıyla ölçümlenmesi süreçlerini kapsar.

Doku kaybının kök nedenini belirlemek, yapılacak onarımın ömrünü tayin eder. Eğer hasta şiddetli diş sıkıyorsa ve bu durumun ardında uyku apnesi veya yoğun stres gibi altta yatan tetikleyici faktörler varsa, bu problemler medikal düzeyde değerlendirilir. Çene eklemi muayene edilerek ağız açıp kapamada kısıtlılık, kaslarda spazm veya eklem bölgesinden gelen klik (tıklama) sesleri olup olmadığı not edilir; çünkü yeni yapılacak restorasyonlar bu eklem dengesini yeniden konumlandıracaktır.

Ayrıca dişe uygulanan soğuk ve elektrikli vitalite testleri sayesinde, aşınma stresine dayanamayıp içten içe canlılığını yitirmiş (nekroz olmuş) dişler saptanır. Bu dişlerin üzerine doğrudan onarım yapmak yerine öncelikle kanal tedavisi prosedürlerine geçilmesi, enfeksiyon riskinin ekarte edilmesi adına tedavi rotasına dahil edilir.

Aşınmış Dişlerin Tedavisinde Hangi Uygulamalar Kullanılır?

Müdahalenin ölçeği, minede meydana gelen tahribatın şiddetine ve hastanın ısırış dinamiklerine göre şekillenir. Klinikte dokuları onarmak için başvurulan temel restoratif yaklaşımlar şunlardır:

  • Direkt Kompozit İlaveler (Bonding): Hafif ve orta dereceli aşınmalarda, dişten hiçbir kesim yapılmadan (aşındırılmadan) doğrudan diş rengindeki kompozit rezinlerin klinikte tabakalar halinde işlenerek dişin uzatılması işlemi.
  • Seramik İnley/Onley/Overley Restorasyonlar: Arka bölgelerde çiğneme kuvvetinin çok yüksek olduğu ve aşınmanın kavitasyon yarattığı vakalarda, laboratuvar ortamında porselenden kazınarak hazırlanan, yüksek dirençli lokal dolgu blokları.
  • Kompozit veya Seramik Laminalar: Ön dişlerin sadece dış yüzeylerini ve kesici kenarlarını örterek, kısalmış ve sararmış dişlere yeniden doğal ışık geçirgenliği ve estetik uzunluk kazandıran ince yaprak formlu onarımlar.
  • Tam Kuron Kaplamalar: Aşınmanın dişin bütününe yayıldığı ve dişin kendi direncinin kaybolduğu ileri seviye vakalarda, dişi çepeçevre sararak koruyan zirkonyum veya tam seramik yapıdaki kaplamalar.

Aşınmış Diş Restorasyonlarında Hangi Aşamalar İzlenir?

İzlenen temel aşamalar; diş yüzeylerinin pürüzsüzleştirilip özel solüsyonlarla temizlenmesi, planlanan materyale göre ağız içinden dijital ölçülerin alınması, hazırlanan restorasyonların dişe uyumlandırılması (prova edilmesi) ve biyouyumlu rezin simanlarla (yapıştırıcılarla) kimyasal olarak dişe kilitlenmesi adımlarını içerir.

Eğer uygulama direkt kompozit yöntemiyle klinikte yapılacaksa; dişin yüzeyi tükürükten tamamen izole edilir (rubber dam vb. kullanılarak), asit ve bağlayıcı ajanlar (bonding) sürülür. Hekim, eksilen diş dokusunu kompozit hamurlarla adeta heykeltıraş gibi yeniden biçimlendirir ve özel ışık kaynaklarıyla anında sertleştirir. Oklüzyon (kapanış) kağıtlarıyla hastanın çene hareketleri kontrol edilir ve yüzey cilalanarak işlem sonlandırılır.

İndirekt (laboratuvar destekli) porselen onarımlarında ise süreç iki aşamalıdır. İlk seansta dişlerin yüzeyi hazırlanır ve 3D optik kameralarla taranarak ölçü alınır. Hastaya aynı seansta geçici restorasyonlar takılarak hassasiyeti önlenir. İkinci seansta laboratuvardan gelen porselen bloklar dişlerin üzerine tek tek yerleştirilir, marjinal (kenar) uyumları kontrol edilir ve güçlü yapıştırıcılarla dişlere kalıcı olarak sabitlenerek süreç nihayete erdirilir.

Aşınmış Diş Restorasyonları Öncesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

İşlem öncesinde hastaların özen göstereceği unsurlar; randevuya gelmeden evvel ağız hijyeni rutininin titizlikle uygulanması, mide asidi (reflü) veya bruksizm gibi altta yatan sistemik sorunların hekime net bir biçimde aktarılması ve kullanılacak restorasyonların estetik beklentileriyle ilgili mutabakatın (mock-up provasında) sağlanmasıdır.

Çalışma alanındaki diş plağı ve gıda artıklarının asgari seviyede olması, uygulanacak rezin veya porselen onarımların mineye tutunmasını doğrudan destekleyen bir parametredir. Hasta, kliniğe başvurmadan önce dişlerini detaylıca fırçalayarak mevcut kalıntıları çalışma sahasından uzaklaştırmalıdır. Ayrıca planlamanın hatasız yürümesi için, hastanın estetik kaygıları, diş boylarının ne kadar uzatılmasını istediği gibi beklentilerini hekime tam olarak ifade etmesi mühimdir.

Çoklu diş restorasyonlarını içeren (full mouth) seanslar nispeten uzun sürebilir. Bu nedenle randevuya dinlenmiş ve hafif tok olarak gelinmesi, hastanın koltuktaki klinik konforunu artırır. Şayet hekim tarafından eklem rahatlaması için işlem öncesinde kullanılması istenen bir gece plağı veya kas gevşetici aparat reçete edildiyse, bu araçların belirtilen sürelerde disiplinle kullanılmış olması operasyon başarısını pekiştirir.

Aşınmış Diş Restorasyonları Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Tedavi sonrasında dikkat edilecekler; çene kaslarının ve eklemin yükseltilen yeni kapanış mesafesine alışması (adaptasyon) için ilk haftalarda yumuşak diyet izlenmesi, aşırı sert kabuklu gıdaların dişlerle kırılmasından uzak durulması ve gece uykusunda hekimin verdiği koruyucu plakların aksatılmadan takılmasıdır.

Bütünleşik bir diş uzatma (dikey boyut artırma) operasyonu sonrasında, hastanın çenesi yıllardır alıştığı kapanış pozisyonundan farklı bir yüksekliğe geçer. Kaslar ve temporomandibular eklem, bu yeni duruma alışana dek ilk birkaç gün yanaklarda ve çiğneme kaslarında hafif yorgunluk veya kasılma hissedilmesi fizyolojik bir adaptasyon tepkisidir. Bu alışma evresini rahat geçirmek adına lokmaların küçük porsiyonlar halinde arka dişlerle ezilerek tüketilmesi tavsiye edilir.

Eğer aşınmanın ana nedeni bruksizm (diş gıcırdatma) ise, bu kuvvet restorasyonların üzerine de aynen yansıyacaktır. Biyomateryaller basınca ne kadar dayanıklı olursa olsun, kontrolsüz bir sıkma gücü porselenlerde veya kompozitlerde kırık (çatlak) yaratabilir. Onarımların klinik ömrünü uzun yıllar güvence altına almanın en temel yolu, hekim tarafından kişiye özel hazırlanan “gece koruyucu plaklarının” uyku esnasında disiplinle kullanılmasıdır.

Diş Aşınmalarında Kompozit ve Diğer Restoratif Uygulamalar Nasıl Değerlendirilir?

Materyal değerlendirmesi; kompozit (beyaz rezin) restorasyonların diş dokusundan hiç kesim yapılmayan korumacı senaryolarda öncelikli olarak tercih edilmesi; seramik (porselen) onarımların ise doku kaybının çok şiddetli olduğu, yüksek çiğneme stresi taşıyan geniş alanlarda daha sağlam bir altyapı oluşturmak üzere planlanması esasına dayanır.

Kompozit rezinler, dişe “adeziv” (kimyasal yapışma) sistemlerle bağlandığı için dişi yontmaya (kesmeye) gerek bırakmazlar. Sadece eksilen bölgeye ekleme yapılarak (“additive” konsept) diş uzatılır. Hekim klinikte doğrudan şekillendirdiği için pratik ve tek seanslık çözümler sunar. Kompozitler, estetik özellikleri güçlü ve tamiri çok kolay materyallerdir; ileride ufak bir atma olduğunda dişe zarar vermeden o noktaya hemen ekleme yapılabilir.

Buna karşın, lityum disilikat veya zirkonyum alt yapılı tam seramikler (porselenler), aşınmaya ve çiğneme basıncına karşı kompozitlere oranla çok daha üstün bir mekanik dirence sahiptir. Eğer hasta çok şiddetli bir diş sıkma tablosu gösteriyorsa veya dişin yarısından fazlası erimişse, kompozit materyal bu devasa yükü taşımakta zayıf kalabilir. Bu tarz kompleks ve çoklu restorasyon gerektiren vakalarda, laboratuvarda son derece estetik formlarda üretilen seramik onleyler veya kuronlar değerlendirmeye alınarak kalıcılık süresi desteklenir.

Diş Sıkma (Bruksizm) Diş Aşınmalarını Nasıl Etkileyebilir?

Bruksizmin etkisi; çiğneme sırasında uygulanan normal kuvvetin çok üzerindeki (bazen yüzlerce kilograma ulaşan) basıncın saatlerce dişlere yansıtılmasıyla, sert mine kristallerinin ufalanarak kopmasına, dişlerin hızla düzleşmesine ve derin çatlak hatlarının oluşmasına neden olan birincil mekanik tahribat unsuru olarak izlenir.

Normal bir beslenme esnasında alt ve üst dişlerin birbirine temas süresi günde ortalama 15-20 dakikayı geçmez. Oysa uyku apnesi veya strese bağlı gelişen uyku bruksizminde bu temas saatler boyunca, üstelik çok daha agresif bir kasılma gücüyle devam eder. Bu yıkıcı sürtünme (atrizyon), dişlerin koruyucu mine tabakasını zımpara gibi aşındırarak altındaki yumuşak dentin tabakasını açığa çıkarır. Dentin açığa çıktığında ise erime hızı katlanarak artar.

Ayrıca diş gıcırdatma, kuvveti dişin sadece tepe noktalarına değil, diş eti hizasındaki (kole) bölgelere de yansıtır. Bu alanlarda biriken stres, minenin esneyememesi nedeniyle kama şeklinde oyukların (abfraksiyon lezyonlarının) koparak dökülmesine yol açar. Diş sıkma kaynaklı aşınmaları onarırken, hekimin asıl amacı sadece eksilen dokuyu yerine koymak değil, eklem içi botoks uygulamaları veya koruyucu splintlerle bu yıkıcı kuvveti kontrol altına almaktır.

Aşınmış Diş Restorasyonlarında Kullanılan Materyaller Nelerdir?

Bu klinik branşta dişe şeklini, çiğneme dayanıklılığını ve görsel ışık yansımasını kazandıran biyouyumlu ürünler kullanılır. Vakaların mekanik ve estetik ihtiyaçlarına göre tercih edilen temel onarım malzemeleri şunlardır:

  • Nano-Hibrit Kompozit Rezinler: İçerisindeki seramik partikülleri artırılmış, dişe asitleme ve bağlayıcı ajanlarla kilitlenen, hem direnci yüksek hem de cila tutma kapasitesi (estetiği) üst düzey olan direkt dolgu malzemeleri.
  • Lityum Disilikat (E-max / Empress): Ön ve arka dişlerdeki onley (bölgesel porselen dolgu) veya lamina uygulamalarında kullanılan, doğal mineye en yakın saydamlık ve estetik özellikleri sunan güçlendirilmiş cam seramik bloklar.
  • Zirkonyum Oksit Seramikler: Tüm dişin aşındığı durumlarda kaplama (kuron) altyapısı olarak kullanılan, biyolojik doku dostu, diş etiyle son derece uyumlu ve kırılma direnci en yüksek olan restoratif materyaller.
  • Rezin Simanlar (Adezivler): Laboratuvarda hazırlanan bu porselen restorasyonların, dişteki kalıntı yapıya görünmez bir köprü kurarak ayrılmaz bir bütünlük içerisinde (monoblok olarak) yapışmasını sağlayan medikal çimentolar.

Aşınmış Diş Restorasyonları Ne Kadar Sürebilir?

İşlem süresi; aşınmanın kaç dişi kapsadığına, kullanılacak tekniğin direkt (klinikte) veya indirekt (laboratuvar destekli) olmasına göre değişkenlik gösterir; kompozit ilaveleri genellikle tek seansta vài saat içinde tamamlanırken, geniş çaplı seramik rehabilitasyonlar birkaç güne yayılan 2-3 randevuluk bir periyot talep eder.

Zaman çizelgesi hastanın vakasına göre şekillenir. Sadece ön grup dişlerdeki hafif aşınmaların ve çentiklerin bonding (kompozit ekleme) yöntemiyle uzatılması planlanıyorsa, hekim bu çalışmayı estetik katmanlamalarla tek bir koltuk seansında (yaklaşık 1-2 saatte) tamamlayarak hastayı yeni gülüşüyle klinikten uğurlar.

Ancak tüm ağzı kapsayan, çene dikey boyutunun (kapanışının) yükseltildiği kompleks porselen vakalarında, ilk seansta dişlerin dijital veya fiziksel ölçüleri alınarak hastaya geçici restorasyonlar uygulanır. Laboratuvardaki teknisyenlerin bilgisayar ortamında bu dişleri milimetrik olarak tasarlayıp kazıması vài gün süreceğinden, asıl seramik onarımların dişe yapıştırılması ikinci veya üçüncü vizitlerde gerçekleştirilir. Her halükarda süreç planlı ve sızıntısız ilerler.

Aşınmış Diş Restorasyonları Sonrasında Ağız Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?

Post-operatif ağız bakımı; restore edilen dişlerin etrafında bakteri birikimini önlemek adına dişlerin günde en az iki defa aşındırıcı içermeyen macunlarla fırçalanması, dolgulu alanların arayüzeylerinin diş ipi veya arayüz fırçalarıyla günlük olarak plağından arındırılması temeline dayanır.

Medikal dokunuşlarla yeniden inşa edilen bu yeni formlar, ağız hijyeni ihmal edilirse kendi arayüzeylerinden tekrar asit ataklarına maruz kalarak yeni (ikincil) çürüklere zemin hazırlayabilir. İki dişin birbirine bakan arayüzeylerindeki onarımlarda, sadece fırça kullanmak bu kısımların temizliğine kafi gelmez. Düzenli diş ipi kullanımı, yapılan işlemlerin raf ömrünü muhafaza eden en kritik bakım basamağıdır.

Ayrıca estetik kompozit materyallerin özenle parlatılmış (cilalanmış) pürüzsüz yüzeylerinin çizilmemesi için granüllü (partiküllü) beyazlatıcı macunların yoğun kullanımından kaçınılması tavsiye edilir. Asidik gıda tüketiminin ardından (örneğin narenciye veya gazlı içecekler sonrası) ağzın suyla çalkalanarak asit dengesinin sağlanması, hem minenin hem de restorasyonların kimyasal çözünmeye karşı dayanıklılığını destekler.

Aşınmış Diş Restorasyonlarında Kontrol Muayeneleri Neden Önemlidir?

Kontrol muayenelerinin klinik önemi; yükseltilen çiğneme düzlemine çene ekleminin (TMJ) verdiği adaptasyon yanıtının izlenmesi, restorasyon kenarlarındaki (marjinal) uyumun kontrol edilmesi ve diş sıkma alışkanlığının yeni materyaller üzerinde yarattığı olası ufak yıpranmaların erken safhada saptanıp cilalanarak giderilmesidir.

Zaman içerisinde çay, kahve, tütün tüketimi ve günlük çiğneme fonksiyonları restorasyonların yüzeyinde hafif matlaşmalara veya kenarlarda mikro seviyede ufalanmalara neden olabilir. 6 aylık periyotlarla yapılan rutin klinik ziyaretlerde hekim, özel aletleriyle (sondlarla) bu dolgu kenarlarını yoklar. Kapanış kağıtlarıyla hastanın dişlerini nasıl sıktığı yeniden analiz edilerek, yüksek kalan veya baskı gören noktalarda ufak mikroskobik törpülemeler (oklüzyon uyumlaması) gerçekleştirilir.

Bu seanslarda ayrıca estetik kompozit ilavelerinin cila işlemi yenilenerek (re-polishing) ilk günkü doğal parlaklığına kavuşturulması sağlanır. Bu pratik cila seansları, onarımların hem görsel performansını yüksek tutar hem de yüzey pürüzsüzlüğünü koruyarak üzerine yeni bakteri plağı tutunmasını sınırlandırır. Düzenli takip, büyük mekanik kırıkların oluşmadan engellenmesini temin eder.

Aşınmış Diş Restorasyonları Diğer Diş Tedavileriyle Birlikte Planlanabilir mi?

Bütünleşik planlamalar kapsamında; diş aşınmalarının onarımı, eksik dişlerin yerine konulduğu implant (yapay kök) tedavileriyle, diş eti seviyelerinin düzenlendiği (pembe estetik) operasyonlarla veya çürük odaklarının temizlendiği endodontik (kanal) tedavilerle eşgüdümlü olarak başarıyla kurgulanabilmektedir.

Geniş çaplı bir ağız rehabilitasyonunda branşlar arası klinik koordinasyon esastır. Örneğin, bir hastanın arka dişleri aşınarak kısaldığı için ön dişlerine aşırı yük binmiş ve ön dişler kırılmış olabilir. Bu tabloda önce arka bölgedeki eksiklikler implantlarla veya onley dolgularla yükseltilerek çiğneme desteği arkaya alınır. Arka temel kurulduktan sonra ön dişler estetik kompozitler veya laminalar ile uzatılarak restorasyon bütünüyle tamamlanır.

Benzer şekilde, aşınan ve boyu kısalan dişlerde diş etleri de aşağıya doğru sarkmış olabilir. Bu dişlerin üzerine sadece dolgu eklemek dişleri çok “kare” ve enli gösterebilir. Hekim, restorasyona başlamadan önce periodontoloji birimi ile çalışarak (gingivektomi vb.) diş etlerini bir miktar yukarı (kök yönüne) keserek dişin pembe-beyaz orantısını dengeler. Ardından uygulanan estetik restorasyonlar bu simetrik çerçeve içine oturtularak süreç desteklenir.

Aşınmış Diş Restorasyonlarında Kişiye Özel Tedavi Planlaması Nasıl Yapılır?

Kişiye özel tasarım; bireyin yüz hatlarının, çene kapanış (dikey) boyutunun, gülümserken ve konuşurken dudak altından görünen diş seviyesinin ve çiğneme kaslarının anatomik kuvvetinin dijital/fotoğrafik yöntemlerle analiz edilerek, tamamen hastanın biyolojik dinamiğine yanıt veren onarım formlarının oluşturulmasıdır.

Aşınma tedavilerinde her hastaya aynı diş boyu veya aynı materyal uygulanamaz. Genç bir hastanın aşınmalarını onarırken daha şeffaf ve uzun kesici kenarlar (ışık geçirgenliği yüksek formlar) tercih edilirken, orta yaşlı bir hastada yüzün olgunluk ifadesine daha uyumlu, doğal ve hafif daha doygun renkli formlar dizayn edilir. Hekim, hastanın “f”, “v”, “s” gibi harfleri telaffuz ederken dişlerinin dudakla kurduğu teması (fonetiği) inceleyerek yeni diş boylarını milimetrik olarak kurgular.

İzmir Avrupadent süreçlerinde asıl kişiselleştirme fonksiyon alanındadır. Eğer hasta bruksizm geçmişine sahip iri ve güçlü çene kasları olan (hipertrofik) bir bireyse, bu hastanın arka dişlerine uygulanacak restorasyon materyali esnek kompozitler yerine, direnci zirkonyum veya lityum disilikat ile artırılmış monoblok seramikler olarak belirlenir. Bu stratejik malzeme seçimi, tedavinin ağızda kalıcılığını artırırken, hastanın klinik başarısını güvence altına alır.

Aşınmış Diş Restorasyonları hakkında sıkça sorulan sorular ve cevapları

Porselen laminalar (yaprak porselenler) Aşınmış Diş Restorasyonları kapsamında kullanılır mı?

Özellikle ön dişlerin dış yüzeyindeki incelmeleri ve boy kısalmalarını telafi etmek için yaprak porselenler bu tedavinin estetik ayağını oluşturur.

Kapanış ilişkisini test eden renkli ısırma kağıtları Aşınmış Diş Restorasyonları teşhisinde kullanılır mı?

Çeneler kapandığında hangi dişlere aşırı ve yıkıcı yük bindiğini renkli lekelerle haritalandıran bu kağıtlar, restorasyonların nerelere yapılacağını teşhis eder.

Dudakların kurumaması için Aşınmış Diş Restorasyonları seansı başlamadan önce nemlendirici medikal kremler sürülür mü?

Ağzın açık kalmasına bağlı olarak dudak kenarlarının gerilip çatlamaması için işlem öncesinde asistanlarca medikal koruyucu ve yumuşatıcı kremler uygulanabilir.

Bir diş için uygulanan kompozit Aşınmış Diş Restorasyonları işlemi genellikle klinikte ortalama kaç dakika sürmektedir?

Madde kaybının büyüklüğüne ve estetik katmanlamaya göre değişmekle birlikte, sadece bir dişin formunun kompozitle oluşturulması genellikle 30 ile 45 dakika aralığında tamamlanır.

Geçici kaplamaların düşmesi durumunda kliniğe gidilmesi asıl Aşınmış Diş Restorasyonları takılana kadar dişin korunması için şart mıdır?

Aşındırılan dişi koruyan geçici dolgu düşerse açık kalan kanallara tükürük ve gıda sızarak şiddetli sızlama yapacağı için vakit kaybetmeden kliniğe gidilip yenilenmesi tıbben şarttır.

Efor gerektiren kardiyo veya ağırlık sporları Aşınmış Diş Restorasyonları işlemi sonrasında herhangi bir kısıtlamaya tabi midir?

Kanama riski taşıyan bir diş eti cerrahisi işlemi olmadığı için, ağırlık kaldırma, fitness veya koşu dahil hiçbir efor gerektiren sportif faaliyete operasyon sonrası dinlenme kısıtlaması getirilmez.

Kompozit (beyaz dolgu) materyalleri Aşınmış Diş Restorasyonları için uygun bir seçenek midir?

Erken ve orta seviyeli madde kayıplarında dişe hiçbir kesim yapmadan uygulanan kompozit eklemeler en pratik ve etkili seçeneklerden biridir.

Çene ucunun burna eskisinden daha çok yaklaşması durumu Aşınmış Diş Restorasyonları planlamasını gerektirir mi?

Arka dişlerin boyu aşınarak azaldığında çene kapanışı çöker (dikey boyut kaybı) ve yüzün alt üçlüsü kısalır; bu durum estetik restorasyonlarla yukarı kaldırılır.

Çene kaslarını dinlendirmek için uzun sürecek Aşınmış Diş Restorasyonları seanslarında ağız takozları kullanılır mı?

Hastanın ağzını saatlerce açık tutarak eklemlerinin yorulmasını önlemek için, işlemi kolaylaştıran yumuşak silikon dayanaklar alt ve üst dişlerin arasına güvenle yerleştirilir.

Tükürük emici vakum cihazları Aşınmış Diş Restorasyonları seansı boyunca ortamı kuru ve nemsiz tutmak için çalışır mı?

Yapışmanın kimyasını bozabilecek tükürüğün sızmasını engellemek ve hastanın yutkunmasını rahatlatmak için kuvvetli aspiratör sistemleri yapıştırma anında aralıksız devrededir.

Gece diş sıkma alışkanlığı olanlarda koruyucu plak (splint) takmak Aşınmış Diş Restorasyonları yatırımını kırılmalardan korur mu?

Zaten dişlerin aşınmasına sebep olan o devasa çiğneme kuvvetinin, yeni yapılan estetik eklemeleri de çatlatmaması için sistemi koruyan şeffaf gece plakları uyku esnasında mutlaka takılmalıdır.

Sporcuların boks veya uzak doğu sporlarında koruyucu ağızlık takması Aşınmış Diş Restorasyonları parçalarını kırılmalardan korur mu?

Temaslı sporlarda yüze ve çeneye alınacak darbelerin doğrudan porselenleri çatlatmasını önlemek adına, maç ve antrenmanlarda kalın şeffaf silikon ağızlıkların (mouthguard) takılması zorunludur.

Çene kapanış mesafesi (dikey boyut) düştüğünde Aşınmış Diş Restorasyonları ile bu mesafe eski haline getirilir mi?

Dişler kısaldıkça birbirine daha çok yaklaşan alt ve üst çene, dişlerin üzerine eklenen bu materyallerle yükseltilerek ideal dikey mesafesine geri taşınır.

Dijital ağız içi kameralar Aşınmış Diş Restorasyonları muayenesinde aşınma oranını milimetrik ölçmek için kullanılır mı?

Alınan dijital taramalar sayesinde dişlerin eski boylarından kaç milimetre kaybettiği bilgisayar programlarında analiz edilerek geri kazanılacak hacim belirlenir.

Dijital tarayıcılar (kameralar) Aşınmış Diş Restorasyonları ölçüsü alınırken bulantı refleksini önler mi?

Klasik hamurların boğaza akma hissini ortadan kaldıran ince uçlu optik kameralar sayesinde, bulantı refleksi yüksek hastalar bile saniyeler içinde rahatça ölçü verebilir.

Hastanın bilinci tamamen açıkken Aşınmış Diş Restorasyonları sürecinin tamamlanması diş hekimliğinde standart mıdır?

Bölgesel uyuşturma yapıldığı için veya işlem tamamen sızısız (uyuşturmasız) olduğundan hasta tamamen uyanıktır ve hekimle iletişim halinde kalarak süreci huzurla tamamlar.

Hekim tarafından reçete edilen alkolsüz gargaralar Aşınmış Diş Restorasyonları sınırlarında plak birikimini kimyasal olarak engeller mi?

Mekanik fırçalamanın yetişemediği dolgu kenarlarında ve diş eti sınırlarında bakteri üremesini kimyasal olarak durdurarak, restorasyonun temiz ve sızdırmaz kalmasını çok ciddi destekler.

Düzenli altı aylık hekim kontrolleri Aşınmış Diş Restorasyonları sınırlarında sızıntı olup olmadığını izlemek için neden şarttır?

Hekiminizin gözden kaçan ufak plak sızıntılarını veya diş eti sınırındaki ufacık aralıkları büyümeden ve altı çürümeden saptaması, o tedavinin ağızda kalma ömrünü yıllarca uzatan tek faktördür.

Zirkonyum kaplamalar Aşınmış Diş Restorasyonları alanında tercih edilen bir materyal midir?

Dişteki doku kaybı çok büyükse ve dişin tüm yüzeylerinin sarılması gerekiyorsa, çiğneme direncine çok dayanıklı olan zirkonyum kaplamalar tercih edilir.

Diş köklerinde oluşan yatay ve dikey çatlaklar Aşınmış Diş Restorasyonları değerlendirmesi sırasında incelenir mi?

Aşırı kuvvete bağlı mine veya kök boyunca ilerleyen çatlak hatları tespit edilerek, o dişin sadece dolguyla mı yoksa tam kaplamayla mı kurtarılacağına karar verilir.

Diğer Tedavilerimiz