Diş Eti Ameliyatı (Flap Operasyonu) Nedir?
Diş hekimliğinin periodontoloji uzmanlık alanında yer alan flap operasyonları, kapalı temizlik yöntemlerinin (diş taşı temizliği ve küretaj) yetersiz kaldığı derin doku yıkımlarında devreye girer. Diş ile diş eti arasında oluşan patolojik boşluklar (cepler) belirli bir derinliği aştığında, hekimin el aletleri bu ceplerin dibine kadar inip tüm bakterileri arındıramaz. İçeride kalan mikrobiyal eklentiler çene kemiğini eritmeye devam eder. Flap operasyonu, dokunun cerrahi olarak bir kapak (flap) gibi açılmasını sağlayarak hekime doğrudan bir görüş alanı sunar. Bu sayede kök yüzeyleri ve kemik defektleri gözle görülerek kusursuz bir şekilde temizlenir.
İzmir lokasyonunda hizmet veren Avrupadent kliniklerinde planlanan flap operasyonları, dişi ağızda tutan destekleyici dokuların korunmasını ve kemik yıkımının durdurulmasını hedefler. Cerrahi bir girişim olmasına karşın, tamamen doku onarımı ve dişlerin kurtarılması felsefesine dayanır. Hekim, iltihaplı alanları arındırdıktan sonra diş etini dişin boyun bölgesine sıkıca adapte eder; böylece hastanın kendi doğal dişleriyle çiğneme fonksiyonuna uzun yıllar devam edebilmesi için gerekli olan biyolojik zemin yeniden oluşturulur.
Flap Operasyonu Hangi Durumlarda Uygulanır?
Bir hastada diş eti hastalığı başlangıç aşamasındayken (gingivitis) cerrahiye ihtiyaç duyulmaz. Ancak hastalık kemiğe indiğinde ve rutin temizlik seanslarından sonra dokularda beklenen iyileşme, sıkılaşma gerçekleşmediğinde ileri cerrahi planlamalar zorunlu hale gelir. İltihabın kök ucuna doğru ilerlemesini durdurmak için operasyonun değerlendirildiği başlıca durumlar şunlardır:
| Klinik Durum | Açıklama ve Operasyon İhtiyacı |
|---|---|
| Dirençli Diş Eti Cepleri | Derinliği 5 milimetreyi aşan, fırçalama veya basit küretaj ile ulaşılamayan patolojik boşlukların bulunması. |
| Kemik Defektleri | Dişi destekleyen çene kemiğinde düzensiz erimelerin (krater tarzı kemik kayıplarının) gelişmesi. |
| Bölgesel İltihap Birikimi | Kök yüzeylerindeki inatçı tartar eklentilerinin doku altında kalarak sürekli kanama ve enfeksiyon yaratması. |
| Rejeneratif İhtiyaçlar | Kök etrafına yapay kemik grefti (tozu) ve membran yerleştirilerek kaybedilen kemiğin yeniden oluşturulması amacı. |
Diş Eti Ameliyatı Nasıl Yapılır?
İşlem esnasında öncelikle hastanın klinik konforunu sağlamak amacıyla diş etlerine lokal anestezik solüsyonlar uygulanır. Tam hissizlik elde edildikten sonra, hekim dişlerin boyun bölgesinden mikroskobik kesiler (insizyonlar) yaparak diş etini bir zarf kapağı gibi kemikten kaldırır. Açılan bu doku sayesinde, röntgenlerde görülen ancak dışarıdan ulaşılamayan enfeksiyonlu kemik kraterleri ve kök yüzeyi taşları tamamen açığa çıkar.
Özel periodontal el aletleri (küretler) ve ultrasonik cihazlar kullanılarak kök yüzeyi pürüzsüzleştirilir (kök yüzeyi düzleştirmesi). İltihaplı (granülasyon) doku tamamen ortamdan uzaklaştırılır. Eğer çene kemiğinin mimarisi bozulmuşsa, uygun elmas frezlerle kemiğe form verilir. Temizlik aşaması kusursuz bir şekilde tamamlandığında, aralanan diş eti dokusu dişin boynunu sıkıca saracak şekilde mikro iplerle yerine dikilir (sütüre edilir) ve işlem sonlandırılır.
Flap Operasyonu Kimler İçin Uygun Olabilir?
Bu operasyon, hastalığı ileri evrelerde teşhis edilen hastalar için dişi kurtarmaya yönelik son bariyerlerden biridir. Genellikle 30 yaş ve üzerindeki, kemik kaybı başlamış yetişkin bireylerde endikedir. Hastanın cerrahi prosedürlere uygunluğunun belirlenmesinde sistemik hastalıkların varlığı dikkatle incelenir. Kontrol altında tutulan kronik rahatsızlıklar operasyona engel teşkil etmezken, kanama bozuklukları veya kontrolsüz sistemik durumlarda tıp hekimi ile konsültasyon kurularak klinik yol haritası çizilir.
Sigara kullanan hastalarda yara iyileşmesi ve operasyonun uzun dönemli koruyucu etkisi belirgin oranda düştüğü için, hekimler işlemi gerçekleştirmeden evvel sigara kullanımının sınırlandırılmasını talep etmektedir. Kişisel ağız hijyeni alışkanlıkları yeterli olmayan hastalarda ise cerrahi operasyon tek başına kalıcı bir koruma sağlayamaz; bu nedenle hastanın hijyen eğitimlerini benimsemiş olması uygunluk kriterlerindendir.
Diş Eti Ameliyatı Öncesinde Nasıl Bir Değerlendirme Yapılır?
Operasyondan önce, ağızdaki diş eti hastalığının hangi dişlerde ne kadar ilerlediği bölgesel olarak haritalandırılır. Diş hekimi ucu küt bir ölçüm aletini (periodontal sond) diş eti cebine yerleştirerek derinliği kaydeder. 1 ile 3 milimetre arasındaki derinlikler fizyolojik kabul edilirken, 5 milimetre ve üzerindeki cepler cerrahi müdahale ihtiyacını işaret eder. Bu ölçümler sırasında dokunun kanama profili de değerlendirilir.
Radyolojik incelemede periapikal (küçük detay) röntgenler veya panoramik filmler kullanılır. Kemik erimesinin yatay (horizontal) mı yoksa dikey (vertikal) bir hat üzerinde mi gerçekleştiği saptanır. Dikey kemik erimelerinin görüldüğü krater şeklindeki boşluklar, ameliyat sırasında yapay kemik tozu (greft) eklenerek onarılmaya oldukça elverişlidir. Hekim, ameliyat stratejisini bu anatomik verilere göre kurgular.
Flap Operasyonu Süreci Nasıl Planlanır?
Periodontoloji biliminde hiçbir cerrahi işleme ilk seansta başlanmaz (acil apseler hariç). Avrupadent süreç protokollerinde, hastalık önce “Faz 1 Tedavisi” denilen başlangıç aşamasıyla kontrol edilmeye çalışılır. Bu aşamada diş taşları temizlenir, hasta doğru fırçalama ve arayüz ipi kullanma rutinine dahil edilir. Dokuların ilk temizliğe verdiği reaksiyon yaklaşık 3-4 hafta sonra yeniden değerlendirilir.
Yapılan yeniden değerlendirme (re-evalüasyon) sonucunda, 5 mm üzerindeki ceplerin kapanmadığı tespit edilirse cerrahi faz planlanır. Ameliyatlar genellikle hastanın konforunu korumak adına tüm ağza aynı anda yapılmaz; çene dört kadrana (bölgeye) ayrılarak, her seansta bir veya iki bölgeye lokal anestezi altında işlem uygulanacak şekilde aralıklı günlere organize edilir.
Diş Eti Ameliyatında Hangi Aşamalar İzlenir?
Klinik operasyon, enfekte alanın arındırılması ve dokunun sağlıklı bir pozisyonda kemiğe yeniden tutunmasını sağlamak için hassas cerrahi adımlardan meydana gelir. İzlenen aşamalar sırasıyla şöyledir:
- ▪ İnsizyon (Kesi) ve Flep Kaldırma: Diş etinin diş boynundan neşter (bistüri) ile dikkatlice kesilerek kemik dokusundan bir pencere gibi aralanması.
- ▪ Debridman ve Kök Düzleştirme: Kemik içi defektlere dolmuş olan yumuşak iltihabi granülasyon dokularının kazınması ve kök yüzeyindeki sert tartar eklentilerinin düzleştirilmesi.
- ▪ Kemik Şekillendirme (Rejenerasyon): Eğer kemikte erime ve düzensizlik varsa ufak düzeltmelerin yapılması; uygun vakalarda kemik tozu ve membran (zar) yerleştirilerek yeni kemik yapımının uyarılması.
- ▪ Sütürasyon (Dikiş): Temizlenen alanın üzerini kapatmak üzere flebin (diş etinin) tekrar dişe yaslanarak ince dikiş ipleriyle sabitlenmesi.
Flap Operasyonu Öncesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?
Cerrahi bir işleme girerken, ağızdaki yüzeysel bakterilerin sayısının asgari seviyede olması, enfeksiyon riskini düşürmek açısından elzemdir. Hasta, operasyon sabahı dişlerini dikkatlice fırçalamalı ve diş iplerini kullanarak arayüzeyleri temizlemelidir. Lokal anestezi uygulanacağı için kan şekeri seviyesinin düşmemesi adına hastaların klinikte hafif tok olmaları önerilir.
Hastanın genel sistemik kondisyonu (kalp rahatsızlıkları, tiroid problemleri vb.) ve düzenli kullandığı ilaçlar hakkında diş hekimine tam ve doğru bilgi vermesi tıbbi sürecin yönetimi için kritiktir. Kanama kontrolünün sağlıklı yapılabilmesi adına, ilaç düzenlemeleri doktor tavsiyesiyle operasyondan vài gün önce kurgulanır.
Flap Operasyonu Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?
Ameliyat bölgesindeki dokular ilk birkaç gün onarım fazındadır; bu nedenle yanaklarda hafif ödem (şişlik) ve çok az miktarda sızıntı şeklinde kanamalar fizyolojik olarak olağandır. İlk gün, dışarıdan aralıklı olarak buz uygulamak şişliğin minimumda kalmasını sağlar. Pıhtılaşmayı bozmamak adına tükürme eyleminden, gargara çalkalamalarından ve pipetle içecek tüketmekten kaçınılmalıdır.
Operasyon yapılan tarafla sert çiğneme yapılmamalı, yumuşak ve ılık besinler tercih edilmelidir. Ayrıca hekiminizin yazmış olduğu antibiyotik veya ağrı kesici medikasyonlar, reçetede belirtilen saat ve gün süresince aksatılmadan kullanılmalıdır. Dikiş olan alana diş fırçası sürülmez; bunun yerine reçete edilen klorheksidin bazlı kimyasal gargaralarla o alanın hijyeni yumuşak hareketlerle desteklenir.
Diş Eti Ameliyatı Hangi Diş Eti Hastalıklarında Değerlendirilir?
Diş eti ameliyatları genellikle hastalığın yüzeysel seviyeyi geçip kemik dokusuna zarar vermeye başladığı klinik tablolarda değerlendirilir. Müdahale gerektiren başlıca teşhisler şunlardır:
| Hastalık Türü | Klinik Tablo ve Cerrahi Neden |
|---|---|
| Kronik Periodontitis | Yavaş seyirli ancak sürekli devam eden kemik erimesi; derin ceplerin vizüel olarak temizlenmesi ihtiyacı. |
| Agresif Periodontitis | Genç yaşlarda görülen, genetik eğilimli, hızlı yıkım yapan iltihabın cerrahi debridmanla durdurulması. |
| Diş Eti Büyümesi (Hiperplazi) | İlaç kullanımı veya sistemik nedenlerle dişleri örtecek kadar büyüyen ve cep oluşturan fazla dokunun şekillendirilmesi. |
Flap Operasyonu ile Derin Diş Eti Cepleri Nasıl Değerlendirilir?
Diş eti cebi, diş ile onu saran yumuşak doku arasındaki patolojik aralıktır. Sağlıklı bir dişte bu mesafe 1-3 milimetredir ve kişi fırçalarken fırça uçları bu derinliğe kadar inip temizlik yapabilir. Ancak hastalık ilerledikçe bu derinlik 6, 7, hatta 10 milimetreye kadar ulaşabilir. Oksijensiz ortamda üreyen agresif bakteriler bu derin ceplere yuvalanır. Diş fırçasının veya gargaraların bu karanlık derinliklere etki etmesi fiziksel olarak olanaksızdır.
Flap operasyonunun asıl varoluş sebebi bu fiziksel engeli aşmaktır. Diş eti cerrahi olarak açıldığında, o derin “cep” yapısı ortadan kalkar. Hekim doğrudan iltihabın bulunduğu kemik noktasına ulaşır. İşlem bitiminde doku yerine dikilirken, cebin derinliği azaltılarak hastanın kendi kendine fırçalayabileceği sığ, sağlıklı ve kontrol edilebilir (1-3 mm) sınırlara çekilmiş olur.
Flap Operasyonu Sonrası İyileşme Süreci Nasıl İlerler?
Operasyondan sonraki ilk 2-3 gün dokuların ödem aşamasıdır. Dikiş atılan bölgelerin üzerinde beyaz/sarımsı bir fibrin (yara örtücü) tabaka oluşması, iyileşmenin normal bir seyridir. Hekim tarafından kullanılan dikişler çoğunlukla erimeyen türdendir ve yaklaşık 10-14 gün sonra kısa bir klinik randevusuyla alınır.
Dikişler alındıktan sonra dokular ana onarım fazına girer. İltihaplı ve şiş (ödemli) diş eti temizlendiği için, diş etleri iyileştikçe hacim kaybeder ve büzülür. Bu büzülme, hastanın diş aralarındaki boşlukların biraz açıldığını veya dişlerin bir miktar uzadığını hissetmesine neden olabilir. Bu optik değişim, aslında şişliğin indiğini ve dokuların enfeksiyondan arınarak sağlıklı ve sıkı (fibrotik) bir forma dönüştüğünü kanıtlayan pozitif bir klinik göstergedir.
Flap Operasyonu Sonrasında Ağız Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?
Cerrahi müdahale yapılmış bölgeyi dikişler alınana kadar mekanik travmadan korumak esastır. Hasta, ağzının diğer bölgelerini normal rutininde fırçalamaya devam edebilir ancak ameliyat bölgesinde oluşan plakları önlemek için sadece sabah-akşam hekimin önerdiği antibakteriyel sıvıları çalkalayarak kullanmalıdır. Erken dönemde sert fırça kullanmak dikişlerin kopmasına ve yaranın açılmasına neden olur.
Dikişler alınıp doku stabilitesi sağlandığında (yaklaşık 2. haftadan sonra), post-operatif cerrahi fırçalarla nazik bir süpürme işlemine başlanır. Tedavinin asıl kalıcılığını sağlayan şey, iyileşme sonrasında diş aralarında oluşan üçgen boşlukların (embrasürlerin) uygun boyuttaki arayüz fırçalarıyla günde en az bir kez temizlenmesidir. Arayüzey hijyeni olmadan hastalığın tekrarlaması olasıdır.
Diş Eti Ameliyatında Hangi Tanı ve Planlama Yöntemleri Kullanılır?
Gözle yapılan muayene hastalığın şiddeti hakkında yüzeysel bir fikir verse de, asıl yıkım dokunun altında, kemikte meydana gelir. Hekim, dişleri saran kemiğin röntgendeki yatay ve dikey seviyelerini haritalandırarak, cerrahi esnasında o bölgeye kemik tozu (grefti) veya membran yerleştirip yerleştiremeyeceğini analiz eder. Radyografik bulgular, kemik erimesinin şekline (krater, tek duvarlı, çift duvarlı defektler) dair rehberlik sunar.
Planlama evresinde tüm bu cep derinlikleri “periodontal kayıt formu” üzerine işlenir. Bu veri, ameliyat sonrasındaki iyileşmenin objektif olarak ne kadar sağlandığını ölçebilmek adına kıyaslama noktası (başlangıç değeri) olarak kullanılır. Hekim, operasyon alanının sınırlarını bu radyolojik ve fiziksel verilerin kesişimiyle belirler.
Flap Operasyonu Ne Kadar Sürebilir?
Hekim, ağız yapısını dört çeyreğe (kadran) bölerek çalışmayı tercih eder. Tek bir seansta sadece üst sağ veya alt sol gibi spesifik bölgelere müdahale edilir. Bu süre zarfında, anestezi, kesi yapılması, tüm kök yüzeylerinin mikroskobik detayda temizlenmesi ve dikiş atılması işlemleri konsantre bir biçimde yürütülür.
Eğer açılan bölgede sadece iltihap temizliği yapılmayıp, eriyen kemiği yeniden oluşturmak amacıyla yapay kemik grefti (kemik tozu) ve kollajen membranlar yerleştirilecekse (rejeneratif cerrahi), bu ek materyallerin uyumlanması ve sabitlenmesi işlemi süreyi bir miktar daha uzatabilir. İşlemin tamamen ağrısız ve konforlu geçmesi adına, çalışma sahasındaki acele edilmeden titiz bir yaklaşım benimsenir.
Flap Operasyonu Sonrasında Kontrol Muayenesi Neden Önemlidir?
Periodontoloji disiplininde hiçbir tedavi, hasta klinikten çıktığı an “bitti” olarak değerlendirilmez. Bir ameliyatın klinik kazanımı, yara kapandıktan aylar sonra ortaya çıkan hücresel adaptasyonla belli olur. Dikiş alma seansında, yüzeydeki primer (birincil) iyileşme durumu incelenir ve hastaya uygulayacağı arayüz temizlik eğitimi uygulamalı olarak gösterilir.
Ameliyattan ortalama 3 ile 6 ay sonra yapılan asıl kontrol randevularında, başlangıçtaki 6-7 milimetrelik derin ceplerin yeniden ölçümü yapılır. Sağlıklı bir doku reaksiyonunda bu ceplerin büzüşerek ve dişe sıkıca yapışarak 2-3 milimetrelik sığ, sağlıklı oluklara dönüştüğü teyit edilir. Bu kontroller, nüks (tekrarlama) riskinin önüne geçmek için kritik aşamalardır.
Diş Eti Ameliyatı Diğer Periodontal Tedavilerle Birlikte Planlanabilir mi?
Ağız bir ekosistemdir ve hastalık tablosu nadiren tek bir spesifik sorunla sınırlı kalır. İltihabın temizlenmesi için açılan cerrahi kapak (flap), hekime o bölgedeki anatomik yapıya pek çok yönden müdahale etme şansı tanır. Örneğin, hem derin iltihabı olan hem de diş eti formları asimetrik olan bir vakada, flap operasyonu sırasında aynı anda diş eti seviyeleri de estetik olarak düzeltilerek kuron boyları hizalanır (gingivektomi/gingivoplasti birleşimi).
Bununla beraber, çene kemiğindeki erime çukur şeklinde (krater) ise, oraya sadece kan dolması yerine dışarıdan steril kemik greftleri (tozları) eklenerek kaybedilmiş desteğin yeniden oluşması teşvik edilir. Bu multidisipliner cerrahi yaklaşım, hastanın kendi dişlerinin çekime gitmeden çenede daha sağlam tutunabilmesi için kapsamlı bir destek sağlar.
Flap Operasyonu Uygulanmadan Önce Hangi Tedaviler Değerlendirilir?
Diş eti ameliyatı birinci seçenek (ilk adım) tedavisi değildir. Herhangi bir cerrahi işleme başlamadan önce dokudaki ödemin ve akut iltihabın sönmesi (hafifletilmesi) zorunludur. Cerrahi olmayan bu başlangıç fazına “Faz 1 Periodontal Tedavi” adı verilir. Hekiminiz bu süreçte kapalı temizlik yöntemleriyle kök yüzeyindeki ana mikrobiyal yükü ortamdan uzaklaştırır.
Bu ön temizlik yapıldığında dokuların bir kısmı kendi kendine sıkılaşarak iyileşme gösterir, şişlikler iner. Şişliğin inmesi, gerçek ve kalıcı cep derinliklerinin saptanmasını sağlar. Ödemli (şiş) bir dokuda hemen ameliyat kararı almak gereksiz müdahalelere yol açabilir. Başlangıç tedavisinden ortalama 4 hafta sonra yapılan kontrolde kapanmayan ve inat eden derin boşluklar varsa, sadece o bölgelere cerrahi yaklaşım (flap) değerlendirilir.
Flap Operasyonu Sonrasında Nelere Dikkat Edilerek Diş Eti Sağlığı Korunabilir?
Periodontitis, diyabet veya tansiyon gibi kontrol altında tutulması gereken kronik eğilimli bir hastalıktır. Cerrahi operasyon hastalığı iyileştirir ve dokuyu sağlıklı formuna geri getirir; ancak hasta fırçalama ve diş ipi rutinlerini bırakırsa, aynı bakteri plağı (tartar) birkaç ay içerisinde yeniden diş eti altına sızarak hastalığı tekrar başlatır.
Operasyon sonrası iyileşen diş etleri büzüldüğü için diş aralarında hafif boşluklar oluşması fizyolojiktir. Bu genişleyen arayüzeyler standart diş fırçasıyla temizlenemez. Uygun çaplardaki arayüz fırçalarının günde en az bir kez kullanılması, cerrahi başarının uzun yıllar boyunca stabil kalmasını sağlayan en önemli savunma hattıdır.
Diş Eti Ameliyatı (Flap Operasyonu) Hakkında Sık Sorulan Sorular
1. Ameliyattan sonra diş etlerimde kanama devam eder mi?
İşlemi takip eden ilk iki gün yara iyileşmesine bağlı ufak sızıntılar normaldir. Ancak operasyonun asıl hedefi iltihabı temizlemek olduğu için, iyileşme evresi (yaklaşık 2 hafta) tamamlandığında diş fırçalarken yaşadığınız kronik diş eti kanaması şikayetiniz tamamen sona erer.
2. Dişlerim ameliyattan sonra sallanır mı?
Dişleri bir arada tutan yoğun tartar (diş taşı) kütlesi cerrahi olarak ortadan kaldırıldığında ve yara onarımı döneminde dişlerde geçici ve hafif bir mobilite (sallanma) hissedilebilir. Dokular sıkılaştıkça (birkaç hafta içinde) dişler kemik içerisindeki yeni pozisyonlarında sabitlenerek eskisinden daha dirençli hale gelir.
3. Bu operasyon diş çekimi yerine geçebilir mi?
Flap operasyonunun tüm amacı kendi doğal dişlerinizi çene kemiğinde tutmak ve çekime gitmesini önlemektir. Destek dokuları geri kazandırmak veya mevcut durumu korumak, diş çekimi ihtiyacını büyük oranda ortadan kaldıran koruyucu bir medikal hamledir.
4. Dikişlerim ağzımda ne kadar süre kalacak?
Hekimin uyguladığı mikro-dikişler, doku kaynaşma hızına bağlı olarak genellikle operasyondan 7 ile 14 gün sonrasındaki klinik kontrol randevusunda saniyeler içerisinde nazikçe uzaklaştırılır.
5. Sigara kullanıyorum, bu ameliyatı olabilir miyim?
Sigara yara iyileşmesini bloke eden ve iltihabı tetikleyen en büyük etkendir. Operasyon yapılabilir ancak elde edilecek klinik kazanım (iyileşme) ciddi oranda düşer. Operasyon öncesinde ve sonrasındaki kritik haftalarda tütün ürünlerinin kesinlikle sınırlandırılması tavsiye edilir.
6. Ameliyattan sonra sıcak soğuk hassasiyeti olur mu?
Kök yüzeylerini örten kalın iltihap tabakası ve taşlar kazındığında, mine ile kaplı olmayan dentin (kök) dokusu açığa çıkacağı için ilk haftalarda soğuk ve sıcağa sızlama (hassasiyet) yaşanması olağandır; bu durum hassasiyet macunlarıyla zamanla azalarak geçer.
7. İşlem sonrası diş boylarım uzayacak mı?
Hastalık sürecinde şişerek hacmi artan (ödemli) diş etleri, ameliyatla iltihaptan arınıp iyileştiğinde kendi doğal ve sıkı sınırlarına çekilerek büzülür. Bu sağlıklı sıkılaşma, görsel olarak diş aralarında minik boşlukların belirmesine veya kökün çok hafif görünmesine (boyun uzamasına) neden olabilir.
8. Eriyen çene kemiğim ameliyatla eski haline döner mi?
Bakterilerin erittiği kemik dokusu kendiliğinden geri dönmez; operasyonun ana amacı mevcut seviyeyi koruyup iltihabı durdurmaktır. Ancak uygun krater tarzı defektlerde, hekimin uygulayacağı kemik tozu (greft) sayesinde eriyen kemiğin bir kısmının yeniden yapılandırılması klinik olarak desteklenebilir.
9. Bu ameliyatı yaptırmazsam ne olur?
Kemik altındaki ceplere yerleşmiş iltihap sürekli üremeye devam eder. Hiçbir ağrı yapmadan, sinsi bir biçimde dişi çevreleyen kemiği eritir. İleri vadede o bölgedeki tamamen çürüksüz ve sapasağlam olan doğal dişiniz desteksiz kalarak sallanır ve kaybedilir.
10. Aynı gün tüm ağza operasyon yapılır mı?
Hem hastanın beslenmesini (çiğnemesini) zorlaştırmamak hem de klinik yorgunluğu azaltmak adına ağız genellikle 4 bölüme (kadrana) veya 2 yarıya ayrılarak, birkaç gün arayla seanslar halinde programlanmaktadır.
11. İltihap temizlendikten sonra boşluk nasıl kapanıyor?
Cerrahi müdahale ile içi tamamen temizlenmiş ve kök yüzeyi düzleştirilmiş olan alana diş eti kapağı (flebi) dikildiğinde, kan pıhtısı organizasyonu sayesinde doku kök yüzeyine biyolojik olarak yeniden sıkıca tutunur ve cebi kapatır.
12. Şeker hastalığım (diyabet) ameliyata engel mi?
Kan şekeri düzeyiniz, hekiminizin belirlediği referans aralıklarında stabil (kontrol altında) tutuluyorsa operasyona engel değildir. Hatta periodontal enfeksiyonların temizlenmesi, diyabetin klinik kontrolünü kolaylaştıran çift yönlü pozitif bir etkiye sahiptir.
13. Operasyon sonrası işime dönebilir miyim?
Operasyon lokal olarak uygulandığı için kişiyi yatağa bağlayan bir süreç yaratmaz. Genellikle işlemin ertesi günü veya dudak bölgesini fazla yormayacak bir mesleğiniz varsa aynı gün çalışma rutininize devam edebilirsiniz.
14. Ağız kokusu sorunumu çözer mi?
Ağız kokusunun (halitosis) en büyük etkeni, oksijensiz ortamda yaşayan ve sülfür gazı üreten derin cep bakterileridir. Flap operasyonu ile bu bakteriyel yuvalar tamamen ortadan kaldırıldığı için diş eti kaynaklı kronik kötü koku problemi klinik olarak çözümlenmiş olur.