Diş Çekimi Nedir?
İnsan anatomisinde dişler, hem sindirim sürecinin ilk basamağı olan çiğnemede hem de fonetik (konuşma) ve estetik bütünlükte büyük bir rol üstlenir. Diş hekimliğinin öncelikli amacı daima doğal dokuyu ağızda tutmak ve onarmaktır. Ancak ileri derece harabiyete uğramış, kök desteğini kaybetmiş veya ağız florasında sürekli enfeksiyon üreten dişlerin varlığı, komşu sağlıklı dişlerin ve genel vücut sağlığının korunması adına bir risk unsuruna dönüşebilir. Bu tür tabloların yaşandığı anlarda, problemli dişin ağız ortamından uzaklaştırılması elzem bir medikal müdahale haline gelir. Modern diş hekimliğinde uygulanan çekim prosedürleri, dişin etrafındaki çene kemiğini (alveol kretini) azami ölçüde koruyarak yürütülür.
İzmir lokasyonunda hizmet sunan Avrupadent kliniklerinde diş çekimi süreçleri, hastanın yüz ve çene dinamikleri dikkate alınarak, doku dostu bir yaklaşımla yürütülmektedir. Bu işlem basit bir uzaklaştırma eyleminden ziyade; ilerleyen dönemlerde o boşluğa yapılabilecek protetik veya titanyum kök (implant) onarımları için sağlam bir kemik altyapısı bırakmayı hedefler. Dişin etrafındaki destekleyici kemik duvarlarının zedelenmemesine gösterilen özen, çekim sonrası iyileşme hızını artıran ve kemik erimesini (rezorpsiyonunu) kontrol altında tutan önemli bir faktördür.
Diş Çekimi Hangi Durumlarda Uygulanır?
Klinik pratiğinde bir dişin ağızdan uzaklaştırılmasına karar verilmeden önce detaylı onarım analizleri yapılır. Ancak onarım sınırlarının aşıldığı durumlarda dişin ağızda kalması, kistik lezyonlara veya sistemik enfeksiyonlara yol açabilir. Çekim kararının alındığı temel klinik tablolar şunlardır:
| Klinik Durum | Açıklama ve Tıbbi Gerekçe |
|---|---|
| İleri Derece Çürükler | Dişin kuron kısmının bütünüyle dağıldığı, restorasyon yapılamayacak kadar derin harabiyetler. |
| Periodontal Yıkımlar | Dişi çevreleyen kemik dokusunun iltihap sebebiyle eriyerek, dişin ileri seviyede sallanmasına yol açması. |
| Ortodontik Yer Darlığı | Çene kavisinde mevcut dişleri dizecek yeterli kemik alanı (boşluk) bulunmadığında, yer kazanmak amacıyla yapılan planlamalar. |
| Dikey/Yatay Kök Kırıkları | Travma sonucunda diş kökünün onarılamayacak düzeyde, kemik hizasının altında kalacak şekilde kırılması. |
Diş Çekimi Nasıl Yapılır?
Uygulama, hastanın klinik konforunun gözetildiği bir anestezi evresiyle başlar. Bölgedeki sinir iletimi bloke edildikten sonra hekim, “sindesmotomi” adı verilen aşamaya geçer; bu aşamada dişi çevreleyen yumuşak doku ve diş eti lifleri narin bir şekilde dişten ayrıştırılır. Dişin boyun kısmı açığa çıkarıldıktan sonra “elevatör” denilen aletlerle diş ile kemik duvarı arasına girilerek diş hafifçe esnetilir.
Bu esnetme işlemi, diş kökünün kemiğe tutunduğu mikro liflerin (periodontal ligamentlerin) genişlemesini sağlar. Diş yeterli hareketliliğe ulaştığında “davye” isimli tutucu aletlerle kavranır ve anatomik kök yapısına uygun manevralarla yerinden çıkarılır. Köklerin boşalttığı alanın içerisi hekim tarafından özenle kontrol edilir; varsa kistik oluşumlar veya iltihabi granülasyon dokuları bölgeden arındırılır. Sonrasında yara üzerine steril bir gazlı bez yerleştirilerek hastanın bu bölgeye basınç uygulaması istenir.
Diş Çekimi Kimler İçin Değerlendirilebilir?
Diş hekimliği uygulamalarında yaş tek başına bir engel kriteri oluşturmaz. Gelişim çağındaki çocuklarda, alttan gelen daimi dişin sürme (çıkma) rotasını bozan süt dişlerinin uzaklaştırılması büyük bir önem arz ederken, yetişkinlerde ve ileri yaş gruplarında daha çok çürük veya kemik erimesi kaynaklı vakalar değerlendirmeye alınır. İşlemin yapılabilmesi için asıl belirleyici olan, hastanın o anki medikal tablosudur.
Kanama profilini etkileyen hastalıkları bulunan (örneğin antikoagülan ilaç kullanan) bireylerde, işlemi gerçekleştirmeden evvel tıp doktoru ile konsültasyon kurularak ilaç düzeylerinin ayarlanması sağlanır. Sistemik değerleri ideal seviyelere ulaştırılan her birey, hekim kontrolü eşliğinde bu medikal süreçlere dahil olabilmektedir.
Diş Çekimi Öncesinde Nasıl Bir Değerlendirme Yapılır?
Müdahale stratejisi, elde edilen bu tanısal veriler üzerine inşa edilir. Hekim, dişin köklerinin şeklini (kıvrımlı mı düz mü olduğunu), sayısını ve kemik içerisindeki tutunma alanını analiz eder. Arka bölgedeki alt azı dişleri, dudağın hissini taşıyan mandibular sinir kanalına yakın konumlanabilirken, üst azı dişlerinin kökleri sinüs boşluklarına çok yakın olabilir. Bu anatomik oluşumların konumları, işlem sırasındaki el manevralarına yön verir.
Eğer hastanın ilgili diş bölgesinde akut (aktif ve sızı yaratan) bir iltihap tablosu ve yüzde şişlik bulunuyorsa, bu enfeksiyonlu dokularda anestezi ajanlarının hücresel etkinliği düşebileceğinden hekim müdahaleyi vài gün erteleyebilir. İltihabın medikal destekle (antibiyotik reçetesiyle) yatıştırılıp dokuların sakinleştirilmesi, hazırlık evresinin mühim bir parçasıdır.
Diş Çekimi Süreci Nasıl Planlanır?
İzmir Avrupadent şubelerindeki klinik işleyişte, her prosedür hastanın fiziksel uygunluğuna göre şekillendirilir. Hastanın ağzında birden fazla dişe müdahale edilecekse, çiğneme konforunu sürdürebilmek adına çenenin önce sağ tarafı, daha sonra sol tarafı olacak şekilde ardışık randevulara ayrılabilir. Bu sayede hasta yemek yeme faaliyetlerini işlem görmeyen bölgeyle idame ettirebilir.
Planlama evresinde ayrıca, çekim yapıldıktan sonraki aylar için o boşluğa uygulanacak restoratif tedavi (implant veya köprü) hakkında hastayla ön bilgilendirme yapılır. Boşluğun nasıl değerlendirileceği, çekim esnasında kemik dokusuna yapılacak koruyucu müdahaleleri doğrudan etkileyen bir planlama faktörüdür.
Diş Çekiminde Hangi Aşamalar İzlenir?
Hücresel bütünlüğü desteklemek ve anatomik sınırları korumak için uygulanan klinik basamaklar, medikal prensiplere sadık kalınarak sırasıyla hayata geçirilir. Standart bir uygulamada izlenen yol haritası şöyledir:
- ▪ Bölgesel Uyuşturma: Operasyon sahasını çevreleyen sinir ağlarının lokal ajanlarla bloke edilerek klinik hissizliğin sağlanması.
- ▪ Diş Eti Ayrıştırması: Dişin boyun kısmını saran esnek diş eti dokusunun narin el aletleriyle dişten esnetilmesi.
- ▪ Lüksasyon (Esnetme): Dişin bulunduğu soket içerisinde (kemik duvarlarına hasar vermeden) hafif manevralarla hareketlendirilmesi.
- ▪ Ekstraksiyon (Uzaklaştırma): Yeterince esneyen dişin özel davyelerle kavranarak kemik yuvasından bütünüyle ayrılması.
- ▪ Küretaj ve Kompresyon: Boşluğun içinde kalan iltihaplı dokuların temizlenmesi ve kanamanın kontrol altına alınması adına steril bir tampon yerleştirilmesi.
Diş Çekimi Öncesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?
Ağız florasındaki bakteri yükünü asgari düzeyde tutmak, işlem sonrası yara bölgesinde gelişebilecek komplikasyonların önüne geçilmesine yardımcı olur. Hasta, kliniğe başvurmadan önce dişlerini detaylıca fırçalayarak gıda artıklarını çalışma sahasından uzaklaştırmalıdır. Tıp doktorunun bilgisi dahilinde yönlendirilen sistemik ilaç (özellikle kan sulandırıcı) kullanımları, hekimle işlem günü tekrar teyit edilmelidir.
İşlemin sadece o bölgeyi uyuşturarak (lokal) gerçekleştirilmesi nedeniyle hastanın bilinci yerinde olacaktır. Tansiyon dalgalanmalarını bertaraf etmek adına, kliniğe tok ve dinlenmiş bir şekilde ulaşmak klinik konforu artırır. İşlem sonrasındaki birkaç saat beslenme yapılmayacağı da göz önüne alındığında, hastanın tok gelmesi sürecin daha rahat ilerlemesine olanak tanır.
Diş Çekimi Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?
Bölgede hücresel onarımın bir yanıtı olarak ufak sızıntılar gözlemlenmesi fizyolojik bir durumdur. Ancak tükürmek veya pipetle sıvı içmek ağız içinde negatif bir vakum basıncı yaratarak yara yerindeki o değerli pıhtıyı koparabilir ve kanamanın yeniden başlamasına yol açabilir. Bu nedenle ilk gün yutkunarak sıvı tüketilmesi istenir.
Beslenme rutini, uyuşukluk geçene kadar bekletilmeli, sonrasında ise travmatize etmeyecek ılık gıdalarla (çorba, yoğurt vb.) sürdürülmelidir. Asitli, aşırı sıcak veya baharatlı yiyecekler taze yara yüzeyini tahriş edeceği için menüden birkaç günlüğüne çıkarılır. Reçete edilen ağrı kesici medikasyonların düzenli kullanılması iyileşme evresinin sükunetle yönetilmesine büyük oranda katkı sağlar.
Diş Çekimi Hangi Diş Problemlerinde Uygulanır?
Modern diş hekimliğinde temel prensip dokuyu muhafaza etmek olsa da, bazı ilerlemiş patolojilerde dişin alınması genel ağız sağlığını korumanın tek yolu haline gelir. İşleme başvurulan başlıca problemler şunlardır:
- Derin Dentin Çürükleri: Kök kanallarına kadar ilerlemiş ve kuron yapısını bütünüyle eriterek restorasyon ihtimalini ortadan kaldırmış çürük lezyonları.
- Kök Ucu Kistleri: Kanal tedavisi veya cerrahi onarımlarla iyileştirilemeyen, etrafındaki çene kemiğini şiddetle eriten inatçı kistik oluşumlar.
- Düşmeyen Süt Dişleri: Alttan gelen kalıcı dişin sürme zamanı geçmesine rağmen kökü erimediği için düşmeyen ve daimi dişin rotasını bozan süt dişleri.
- Dikey Kök Kırıkları: Kökün uzun ekseni boyunca boydan boya kırıldığı, tamir materyalleriyle birleştirilemeyen travmatik kırık vakaları.
Diş Çekimi Öncesinde Hangi Tanı ve Görüntüleme Yöntemleri Kullanılır?
Gözle yapılan fiziksel muayene, dişin sadece kemik dışında kalan kısmını gösterir; altındaki kök morfolojisini incelemek için röntgen filmlerine ihtiyaç duyulur. Panoramik röntgenler, tüm çeneyi tek bir düzlemde göstererek dişin çevresindeki kemik erime oranını ve komşu dişlerin sağlık durumunu geniş bir perspektifle yansıtır.
Daha detaylı bir inceleme gerektiğinde, örneğin kök ucunda kıvrımlı bir yapıdan veya minik bir kistten şüphelenildiğinde, hekim sadece o dişe odaklanan periapikal (küçük) filmler alarak bölgeyi büyütülmüş olarak inceler. Bu radyolojik teşhisler, dişi çıkarırken uygulanacak kuvvetin yönünü belirler ve kökün içeride kırılma ihtimalini büyük ölçüde düşürür.
Diş Çekimi ile Cerrahi Diş Çekimi Arasındaki Fark Nedir?
Uygulamanın şeklini, dişin anatomik varlığı belirler. Klinik farklılıklar şu şekilde özetlenebilir:
| Karşılaştırma Kriteri | Normal Diş Çekimi | Cerrahi Diş Çekimi |
|---|---|---|
| Dişin Konumu | Diş eti üzerinde görünür formdadır. | Kemik veya mukoza altında saklı/kırıktır. |
| Doku Müdahalesi | Diş etinde kesi yapılmaz, kemik aşındırılmaz. | Diş eti kapak şeklinde kaldırılır ve kemik düzenlenir. |
| Kapanış Yöntemi | Çoğunlukla dikiş atılmadan kan pıhtısı ile iyileşir. | Aralanan dokunun yerleşmesi için ince dikişler atılır. |
Diş Çekimi Sonrasında İyileşme Süreci Nasıl İlerler?
Ağız mukozası, vücudun kanlanması yüksek dokularından biri olduğu için dış yüzeydeki yara kapanması oldukça seri bir şekilde seyreder. Bu durum, hastanın vài gün içinde günlük beslenme fonksiyonlarına güvenle dönmesine zemin hazırlar. İlk günlerde işlem yapılan bölgede hafif bir hassasiyet görülmesi olağandır.
Diğer taraftan dokunun alt katmanlarında daha derin bir hücresel faaliyet başlar. Kökün bıraktığı boşluğa dolan kan pıhtısı, zamanla organize olarak bağ dokusuna ve nihayetinde kemik yapıcı hücrelerin (osteoblastların) çalışmasıyla sert kemik dokusuna çevrilir. Bu iç onarım dışarıdan çıplak gözle hissedilmese de, radyolojik olarak izlenebilen ve ortalama 3 ile 6 ay arasında bir olgunlaşma dönemi talep eden bir süreçtir.
Diş Çekimi Ne Kadar Sürebilir?
Diş hekimliği pratiğinde her diş kendine özgü bir anatomi sergiler. Ön bölgede yer alan tek köklü kesici bir dişin uzaklaştırılması, anestezi etkisi sağlandıktan sonra sadece birkaç dakika içerisinde gerçekleştirilebilir. Ancak arka bölgelerde konumlanan, birbirinden ayrı ve geniş açılı üç farklı köke sahip azı dişlerinin esnetilmesi, kemik duvarlarının zarar görmemesi adına daha yavaş ve dikkatli manevralar gerektirir.
Süreyi belirleyen diğer bir faktör ise dişin madde (kuron) kaybıdır. Eğer dişin üst kısmı çok ufalanmışsa, hekimin dişi kavrayacak aletleri yerleştirmesi daha özenli bir çalışma talep edebilir. Lokal anestezi altında olunduğu için hasta bu zaman diliminde herhangi bir sızı hissetmeden, klinik konfor dahilinde süreci tamamlar.
Diş Çekimi Sonrasında Ağız Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?
Müdahale sonrasında oluşan yara alanında kanamanın kontrol altına alınmasını sağlayan, iyileşmenin temel taşı olan bir kan pıhtısı bulunur. Sert fırçalama eylemi veya tazyikli ağız duşu kullanımı, bu pıhtıyı mekanik olarak yerinden koparabilir ve yara onarımını sekteye uğratan ağrılı bir kemik tablosuna (alveolit) yol açabilir. Bu nedenle hekim aksini söyleyene dek ilgili sahada sadece kimyasal temizlik ile hijyen sürdürülür.
Sıvılarla ağız bakımı yaparken, suyun ağız içinde yüksek basınçla çalkalanması yerine, yara bölgesinde usulca dolaştırılıp lavaboya nazikçe bırakılması süreci olumlu yönde destekler. Yara dokusu büzülüp kapandıktan sonra, ekstra yumuşak formlu fırçalarla bölgeye masaj yaparak kademeli olarak standart ağız bakım rutinine dönüş sağlanır.
Çekilmesi Planlanan Diş İçin Alternatif Tedaviler Değerlendirilebilir mi?
Bir diş şiddetli ağrı yapsa veya büyük oranda kırılmış olsa dahi, eğer kökleri çene kemiğine sağlam bir şekilde tutunuyorsa o dişi yeniden yapılandırmak mümkündür. İltihaplı bir diş, kanal tedavisiyle sinirlerinin arındırılmasının ardından üzerine yapılan zirkonyum veya porselen kaplamalarla uzun yıllar fonksiyon görebilir. Eğer kök ucunda inatçı bir kist varsa, dişi almak yerine sadece dışarıdan o kisti ve kök ucunu kesip alan (apikal rezeksiyon) cerrahi yöntemlerle diş korunur.
Ancak kemik erimesi (periodontitis) nedeniyle dişi tutacak bir destek kalmamışsa, veya çürük kök ayrım noktalarına kadar (bifurkasyon) inerek dişin bütünlüğünü tamamen yok etmişse, bu durumda dişin ağızda kalması diğer sağlıklı dişlere zarar vereceğinden, alternatifler tükenmiş sayılır ve uzaklaştırma protokolü çalıştırılır.
Diş Çekimi Sonrasında Kontrol Muayenesi Neden Önemlidir?
Rutin bir müdahale sonrasında çoğu zaman ikinci bir kontrole ihtiyaç duyulmadan doku kendi kendini onarır. Ancak eğer hastada işlemden birkaç gün sonra giderek artan bir sızı, ağızda kötü koku veya kulak/boyun bölgesine yansıyan rahatsızlıklar oluşmuşsa, kontrol viziti büyük bir önem taşır. Hekim bu seansta yara boşluğunu yıkayarak inceler.
Olası bir “kuru soket” (pıhtı kaybı) tablosu tespit edildiğinde, yara içerisi özel antiseptik sıvılarla yıkanıp yatıştırıcı tıbbi patlarla pansuman yapılarak onarım süreci desteklenir. Ayrıca, eksilen dişin yerine ilerleyen süreçlerde uygulanacak olan implant veya köprü gibi restoratif adımların planlaması da bu iyileşme kontrollerinde netleştirilir.
Diş Çekimi Diğer Ağız ve Diş Tedavileriyle Birlikte Planlanabilir mi?
Diş hekimliği uygulamaları çoğu zaman birbirinin medikal altyapısını oluşturur. Çapraşık dişlerin düzeltildiği tel (ortodonti) tedavilerinde, eğer çene kavisinde tüm dişleri yan yana dizecek kemik mesafesi yoksa, hekim simetriyi sağlamak amacıyla bazı küçük azı (premolar) dişlerinin uzaklaştırılmasını talep edebilir. Bu sayede teller, dişleri yeni oluşan bu boşluklara doğru kaydırarak hizalar.
Bununla beraber, implant tedavisi görecek olan hastalarda “immediat (anında) implantasyon” adı verilen teknikler kurgulanabilir. Dişin yuvadan çıkarıldığı aynı seansta, eğer bölgede akut bir iltihap yoksa ve kemik yeterli kalınlıktaysa, titanyum kök anında o çekim boşluğuna yerleştirilir. Bu entegre yaklaşım, hem hastayı iki ayrı anestezi sürecinden korur hem de kemiğin içe doğru çökmesini önler.
Diş Çekiminde Kişiye Özel Tedavi Planlaması Nasıl Yapılır?
Her bireyin diş köklerinin morfolojisi birbirinden farklıdır. Bir hastada diş kökü dümdüz konik bir yapıda ve kolay esnetilebilir formdayken; diğer bir hastada kanca gibi kıvrılmış, komşu dişin köküne dayanmış veya etrafındaki kemiğe yapısal olarak kaynamış (ankiloz) olabilir. Hekim bu durumu önceden röntgenlerle öngörerek kullanılacak aletleri ve uygulanacak mekanik kuvvetin vektörünü belirleyen bireysel bir strateji oluşturur.
İzmir Avrupadent süreçlerinde, işlemin ardından boşluğa ileride bir restorasyon (implant vs.) yapılıp yapılmayacağı da planlamaya dahildir. Eğer ileride bir titanyum kök eklenecekse, diş yerinden çıkarılırken etrafındaki ince kemik duvarlarına uygulanan kuvvet asgari düzeye indirilir (travmasız yaklaşım) ve gerekirse boşluğun içi kemik tozlarıyla desteklenerek (soket prezervasyonu) alan kişiselleştirilmiş bir onarıma tabi tutulur.
Diş Çekimi Hakkında Sık Sorulan Sorular
1. İşlem sonrasında yanaklarım çok şişer mi?
Gömülü veya cerrahi bir müdahale içermeyen, olağan standartlarda yapılan işlemlerde doku travması az olduğu için dışarıdan belirgin bir ödem (şişlik) oluşması genellikle beklenmez.
2. Dişin etrafına dikiş atılacak mı?
Rutin müdahalelerde bölgedeki kan pıhtısı iyileşme için yeterlidir ve dikişe gerek duyulmaz. Sadece diş eti kapak şeklinde aralanıp kemiğe müdahale edilen cerrahi vakalarda dokuyu tutturmak için dikiş atılır.
3. Aynı seansta birden fazla dişe müdahale edilebilir mi?
Hastanın direncine ve dişlerin konumuna göre çenenin aynı tarafındaki dişler tek seansta alınabilir. Çift taraflı (sağ ve sol) çalışmak çiğneme fonksiyonunu zorlaştıracağı için genellikle ardışık randevulara bölünür.
4. Sigara kullanımı iyileşmeyi nasıl etkiler?
Tütün ürünleri yara bölgesindeki kan dolaşımını yavaşlatır ve oluşan pıhtının yapısını zayıflatır. Kuru soket (alveolit) adı verilen ağrılı durumların önüne geçmek adına ilk günlerde sınırlandırılması büyük önem taşır.
5. İşlem günü diş fırçalayabilir miyim?
İşlem gören yara bölgesine fırça değdirilmemelidir. Ancak ağzın diğer bölgelerindeki sağlıklı dişlerinizi rutin düzeninizde nazikçe fırçalamaya devam edebilirsiniz.
6. İşlemden ne zaman sonra yemek yiyebilirim?
Lokal anestezinin uyuşturucu etkisi (dudak ve dil hissizliği) tamamen geçtikten sonra, bölgeyi zedelemeyecek ılık ve yumuşak besinlerle diyetinize güvenle devam edebilirsiniz.
7. Sızıntı şeklinde kanama olması normal midir?
İlk 24 saat içinde tükürüğe pembe renk verecek kadar hafif sızıntıların olması hücresel onarımın doğal bir parçasıdır. Şiddetli ve ağzı dolduran bir kanama sürüyorsa kliniğe başvurmanız önerilir.
8. Kan sulandırıcı kullanmam işleme engel midir?
Hayır. Durum hekime bildirilir, tıp doktorunuz ile yapılacak konsültasyon sonucunda ilaç dozları ayarlanarak süreç kanama kontrolü sağlanacak biçimde, medikal protokollere uygun yürütülür.
9. Boş kalan yere hemen yeni bir diş yapılabilir mi?
Kemik yoğunluğu uygunsa “immediat” tekniklerle aynı gün titanyum kök eklenebilir. Klasik yöntemde ise kemikleşme tamamlandıktan sonra (ortalama 2-3 ay) protez uygulamalarına geçilir.
10. İşlem sonrası ağrı kesici kullanmalı mıyım?
Anestezinin etkisi geçtikten sonra başlayabilecek sızıları konforlu bir biçimde atlatmak için, hekiminizin önereceği analjezik medikasyonların kullanımı tıbbi açıdan desteklenir.
11. Dişin eksilmesi yüz şeklimi değiştirir mi?
Özellikle arka bölgelerde tekil bir eksiklik dışarıdan yanak profiline yansımaz. Ancak çok sayıda dişin eksildiği ve onarılmadığı uzun yıllar sonunda kemik çökmesine bağlı hafif profil değişimleri izlenebilir.
12. Hamilelikte diş sorunları varsa bu işlem yapılabilir mi?
Genellikle gebeliğin ikinci üç aylık (trimester) döneminde, kadın doğum uzmanının da onayı alınarak, acil müdahale gerektiren dişlerin tedavisi koruyucu önlemler eşliğinde yapılabilmektedir.
13. Ertesi gün işe veya okula gidebilir miyim?
Hastalar işlem sonrasında genellikle günlük rutinlerine ve sosyal yaşantılarına kesintisiz devam edebilmektedir. Sadece ilk gün aşırı fiziksel efordan kaçınılması faydalı olacaktır.