İzmir'de 19 diş kliniği şubemizle hizmetinizdeyiz.

Bizi ulaşın.

Tam Diş Protezi

Alt ve üst çene için hazırlanmış tam diş protezi seti
Tam Diş Protezi için İzmir'de 20 kliniğimiz bulunmaktadır.
Tam Diş Protezi Tedavisi için konu başlıkları

Tam Diş Protezi Nedir?

Tam diş protezi; halk arasında damak protezi olarak da bilinen, alt veya üst çenedeki doğal dişlerin tamamının kaybedildiği klinik tablolarda, çene kemiği ve mukoza dokusundan vakum kuvvetiyle destek alarak çiğneme, konuşma ve estetik fonksiyonları yerine koyan hareketli bir diş hekimliği uygulamasıdır.

Ağızda hiçbir doğal diş kalmadığında, kişinin sindirim fonksiyonu ve yüz orantısı temelden etkilenir. Dişlerin eksikliği sadece besinleri öğütememekle kalmaz, aynı zamanda dudakların ve yanakların içe doğru çökmesine neden olarak yüze daha yaşlı bir ifade verir. Tam diş protezleri, pembe akrilik (diş etini taklit eden) bir kaide ve bu kaidenin üzerine dizilmiş yapay dişlerden oluşur. Bu sistem, doku yüzeyine tam olarak oturarak tükürüğün de yardımıyla bir tutunma (adezyon ve kohezyon) kuvveti oluşturur. Herhangi bir cerrahi müdahale gerektirmeyen bu yöntem, uzun yıllardır uygulanan ve doku bütünlüğünü dışarıdan sağlayan geleneksel bir restorasyon türüdür.

İzmir lokasyonunda hizmet sunan Avrupadent kliniklerinde tam diş protezi planlamaları, hastanın damak yapısına ve yüz oranlarına bütünüyle entegre edilecek biçimde yürütülmektedir. Uygulanan tedavilerde, hastanın çene kemiğinin anatomik sınırları milimetrik olarak kopyalanır. Bireyin çiğneme mekanizmasını yeniden kurmayı hedefleyen bu yaklaşımlar, estetik beklentilerin karşılanması ile beraber, çene eklemi (temporomandibular eklem) dengesini de korumayı görev edinir. Ağızda eksik olan doku kısımları doldurularak, kişinin sosyal yaşantısında yüz yüze iletişime rahatça devam etmesi amaçlanır.

Tam Diş Protezi Hangi Durumlarda Uygulanır?

Tam diş protezinin uygulandığı durumlar; yaş almaya, ileri derecede diş eti hastalıklarına, genetik faktörlere veya yaygın çürüklere bağlı olarak ağızdaki tüm doğal dişlerin kaybedildiği (total dişsizlik) ve cerrahi implant işlemlerinin medikal sebeplerle gerçekleştirilemediği anlardır.

Diş eksikliklerinin ulaştığı en son nokta olan tam dişsizlik hali, bireyin beslenme düzenini ve konuşma kabiliyetini doğrudan kısıtlar. Sabit köprü yapabilmek için destek alınacak hiçbir doğal diş bulunmadığında, hareketli sistemler klinik bir gereklilik haline gelir. Bu restorasyon türünün planlandığı başlıca durumlar şu şekilde incelenebilir:

Klinik DurumAçıklama ve Fonksiyonel Etkisi
Total Edentulizm (Tam Dişsizlik)Alt veya üst çenede öğütme ve koparma işlevi görecek hiçbir doğal dişin bulunmaması.
İleri Kemik ErimesiDişlerin uzun süre önce kaybedilmesine bağlı olarak çene kemiğinin aşırı incelmesi ve hacim kaybetmesi.
Cerrahi KontrendikasyonlarBireyin sistemik rahatsızlıkları (örn. kontrolsüz diyabet) nedeniyle implant yapılamayan tablolar.
Dudak Desteği KaybıYüzün alt üçte birlik kısmında oluşan çöküntünün akrilik kaide hacmiyle içeriden doldurulma ihtiyacı.

Tam Diş Protezi Nasıl Yapılır?

Tam diş protezinin yapımı; diş hekimi tarafından ağız dokularının anatomik ölçülerinin alınması, elde edilen ölçülerle laboratuvarda kişisel mum şablonların hazırlanması, çene kapanışının tespiti, yapay dişlerin dizilmesi ve uyum provalarının ardından akrilik formda teslim edilmesi süreçlerini içerir.

Süreç, mukoza ve kemik dokusunun birebir kopyalanması ile başlar. Çenede tutunmayı sağlayacak ana unsur, protezin damakla arasında oluşturacağı vakum etkisidir. Hekim, kasların bağlandığı sınır bölgelerini aşmamak kaydıyla ilk ölçüyü alır. Bu ilk ölçü üzerinden laboratuvarda hastaya özel bir “kaşık” hazırlanır ve bu kaşıkla sınırları netleştiren “ikinci hassas ölçü” alınır. Hassas ölçü, protezin dokuya adaptasyonunu belirleyen temel adımdır.

Daha sonra elde edilen alçı modeller üzerinde mumdan kaideler hazırlanır. Hekim bu mum duvarları hastanın ağzına yerleştirerek, alt ve üst çenenin birbirine olan mesafesini (dikey boyut) ayarlar. Bu aşamada hastanın dudak desteği, yüz profili ve gülüş hattı kayıt altına alınır. Laboratuvarda mum şablon üzerine seçilen renkte ve formda yapay dişler dizilir. Hasta ile gerçekleştirilen estetik dişli provanın ardından her şey uyumlu bulunduğunda, mum yapı sert akriliğe dönüştürülerek protez kalıcı haliyle teslim edilir.

Tam Diş Protezi Kimler İçin Uygun Olabilir?

Tam diş protezi; ağzında hiç dişi bulunmayan, cerrahi prosedürlerden kaçınmak isteyen veya kemik yoğunluğu/sistemik sağlığı implant tedavilerini tolere edemeyecek durumda olan yetişkin ve ileri yaş grubundaki bireyler için uygundur.

Bir protez planlamasının yürütülebilmesi için çene kemiğinin üzerini örten mukoza (damak) dokusunun sağlıklı ve iyileşmiş olması gereklidir. Çekimleri yeni yapılmış bir hastada dokuların tam olarak büzüşüp kalıcı formunu alması belirli bir zaman alır. Bu doku formasyonu tamamlandığında işlemler planlanabilir. Tam protezler, genellikle kemik hacminin dikey ve yatay anlamda büyük ölçüde eridiği ve cerrahi greftleme (kemik tozu) işlemlerinin hastayı yorabileceği durumlarda klinik pratiğinde yer alır.

Ekonomik olarak da implant destekli sistemlere göre daha ulaşılabilir bir model olduğu için, geniş bir hasta profili tarafından değerlendirilmektedir. Öte yandan, tükürük salgısı aşırı derecede az olan (kserostomi) hastalarda, protezin damakta vakum yapması zorlaşacağından tedavi planlaması öncesinde bu durum hekim tarafından özel olarak analiz edilir.

Tam Diş Protezi Öncesinde Nasıl Bir Değerlendirme Yapılır?

İşlem öncesi klinik değerlendirme; damak mukozasının kalınlığı, çene kemiğinin erime seviyesi, ağız içi kas tutunma sınırları ve tükürük bezlerinin çalışma durumunun hekim tarafından fiziki ve radyolojik olarak detaylıca incelenmesidir.

Hiç dişi olmayan bir ağızda, protezin oturacağı zemin (kret bölgesi) büyük önem taşır. Hekim, parmak uçlarıyla çene kemiğinin üzerindeki diş etini yoklayarak dokunun süngerimsi (hareketli) mi yoksa sert ve tutucu mu olduğunu test eder. Eğer kemik aşırı derecede bıçak sırtı gibi incelmişse veya damakta sivri kemik çıkıntıları (torus) bulunuyorsa, bu yapılar protez takıldığında hastaya acı verebilir. Bu gibi tablolar tespit edildiğinde, asıl ölçü aşamasına geçilmeden önce doku düzenleyici (pre-protetik) küçük cerrahi işlemler uygulanarak yüzey düzleştirilir.

Radyolojik olarak panoramik röntgenler incelenerek, kemik içinde gömülü kalmış diş kökleri veya kist yapıları olup olmadığı kontrol edilir. Protez altına denk gelecek hiçbir enfeksiyonlu kalıntı bırakılmaması temel kuraldır. Tükürük akışkanlığı ise protezin yapışması için gerekli kohezyon kuvvetini sağladığından, değerlendirme aşamasında özel olarak not edilir.

Tam Diş Protezi Tedavi Süreci Nasıl Planlanır?

Tedavi sürecinin planlaması; ağız dokularının iyileşmiş olduğunun teyidi, ölçü randevularının organize edilmesi, laboratuvar ile klinik uyum provalarının takvimlendirilmesi ve hastanın yüz hattına uygun estetik detayların hekim-hasta iletişimiyle şekillendirilmesi olarak yürütülür.

Klinik süreç, İzmir Avrupadent protokollerinde hastanın adaptasyonunu adım adım inşa etme temeline dayanır. Planlamanın en mühim aşaması, kaybedilen çene yüksekliğini yeniden bulmaktır. Yıllarca dişsiz kalmış bir hastanın çenesi normalden fazla kapanma eğilimindedir. Hekim, yüz kaslarının yorulmayacağı doğru kapanış açısını belirleyerek laboratuvara gerekli direktifleri iletir.

Tasarım yapılırken, yapay dişlerin seçimi hastanın yaşına, ten rengine ve cinsiyetine uygun kurgulanır. Erkeklerde biraz daha köşeli ve iri formlar planlanırken, kadın hastalarda oval ve yumuşak kenarlı dişler tercih edilir. Süreç boyunca hastanın beklentileri dinlenir ve her bir prova aşaması, bu beklentileri biyolojik doğrularla örtüştürmek adına organize edilir.

Tam Diş Protezi Yapımında Hangi Aşamalar İzlenir?

Protezin üretimi, hassasiyet gerektiren bir dizi seansın birbirini takip etmesiyle tamamlanır. Standart bir total (tam) protez yapımında izlenen tıbbi basamaklar şunlardır:

  • Birinci (Anatomik) Ölçü: Standart kaşıklarla çenenin genel kalıbının çıkartılması ve laboratuvara ilk verinin sunulması.
  • İkinci (Fonksiyonel) Ölçü: Hastaya özel üretilen ölçü kaşıkları ve akışkan maddeler kullanılarak, hastanın yutkunma ve yanak hareketlerinin sınırlarının kaydedilmesi.
  • Dikey Boyut (Kapanış) Tespiti: Mum şablonlar kullanılarak alt ve üst çenenin nerede temas edeceğinin, dudak desteğinin ayarlanması.
  • Dişli (Estetik) Prova: Mum kaide üzerine dizilmiş yapay dişlerin ağızda denenmesi, renk, diziliş ve konuşma kontrolünün sağlanması.
  • Teslim ve Uyumlanma: Sert akriliğe (plastiğe) dönüştürülmüş protezin ağıza takılması ve gerekli ufak törpülemelerin yapılması.

Tam Diş Protezi Öncesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Uygulama öncesinde hastaların dikkat etmesi gerekenler; varsa çekilen dişlerin iyileşme süresinin hekimin belirttiği ölçüde tamamlanmasını beklemek, ağız mukozasını yumuşak fırçalarla temizleyerek mantar oluşumunu engellemek ve ölçü seanslarında rahat nefes almaya odaklanmaktır.

Ölçü işlemlerinin hatasız olabilmesi, ağız dokularının durağan yapısına bağlıdır. Diş çekimi sonrasında çene kemiğinin ve diş etinin büzülerek son formunu alması ortalama 4 ila 8 haftalık bir doku onarım süreci gerektirir. İyileşme tamamlanmadan erken alınan ölçülerle üretilen protezler, haftalar sonra dokular küçüldüğünde damakta bollaşma yapar ve düşer. Bu nedenle doku stabilitesi kritik rol oynar.

Ayrıca ölçü esnasında, kullanılan maddelerin hacmi nedeniyle bazı hastalarda öğürme refleksi oluşabilmektedir. Randevuya yarı aç gidilmesi ve ölçü sırasında burundan ritmik nefes alıp verilerek rahatlanması, klinik konforu artıracak küçük ama önemli detaylardır.

Tam Diş Protezi Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Protez teslimi sonrasında dikkat edilecekler; çene kaslarının yeni yapıya uyum sağlaması için ilk haftalarda yumuşak besinler tüketmek, ısırma hareketlerini önden değil arka taraflarla yapmak ve protezin mukozada yaratabileceği vurukları (baskı noktalarını) hekime giderek gidertmektir.

Bir tam protezin ağızda durması, yanak ve dudak kaslarının onu tutmayı öğrenmesiyle alakalıdır. İlk takıldığında dudaklarda dolgunluk hissi, tükürük miktarında artış ve konuşmada hafif bozukluklar görülmesi çok normaldir. Özellikle ön dişlerle sert gıdaları (elma, ekmek vb.) koparmaya çalışmak protezin arka taraftan havalanarak düşmesine yol açar; bu nedenle yiyecekler bıçakla küçük parçalara ayrılarak arka dişlerle öğütülmelidir.

Sert akrilik malzemenin yumuşak dokuya oturduğu alanlarda ilk haftalarda küçük bası yaraları (vuruklar) meydana gelebilir. Hastanın bu durumda protezi tamamen kullanmayı bırakmaması gerekir; zira hekim vuruğun nerede olduğunu görmek için hastanın protezini takmış olmasını ister. Kontrol seanslarında bu noktalar mikroskobik olarak aşındırılarak doku rahatlatılır.

Tam Diş Protezi Kullanımına Nasıl Alışılır?

Kullanıma alışma süreci; harf telaffuzlarının netleşmesi için yüksek sesle gazete/kitap okunması, dilin protezi itme refleksini yenmesi için sabırlı olunması ve lokmaların ağzın her iki tarafına eşit dağıtılarak iki taraflı (bilateral) çiğnenmesi ile pratikleşir.

Dişsiz geçen süre ne kadar uzunsa, ağız kasları o kadar yayılmış ve genişlemiş olur. Protez takıldığında, yanak ve dil bu yeni yapıyı yabancı bir cisim olarak algılayıp dışarı itme eğilimi gösterir. Bu refleks, beynin yeni kas hafızasını oluşturmasıyla (ortalama 2 ila 4 hafta içerisinde) ortadan kalkacaktır. Özellikle alt protez, dilin hareketleri nedeniyle üst proteze göre daha fazla yerinden oynayabilir; dilin zamanla protezi yerinde tutmayı öğrenmesi beklenir.

S, Ş, F, V gibi harflerin çıkış noktası dil ile dişlerin temas alanıdır. İlk günlerde bu seslerde tıslama veya peltekleşme görülür. Ayna karşısında yüksek sesle ve yavaş konuşma egzersizleri yapmak, dilin doğru pozisyonu bulmasını hızlandırır. Çiğneme yaparken sadece tek tarafı kullanmak, protezin diğer tarafından havaya kalkmasına neden olacağından, iki taraflı dengeli çiğneme alışkanlığı edinilmelidir.

Tam Diş Protezinin Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?

Protezin bakımı; ağızdan çıkarılarak lavaboda yumuşak bir fırça ve sıvı sabunla (aşındırıcı macun kullanmadan) yıkanması, gece yatarken dokuların havalanması için çıkarılması ve deforme olmasını önlemek adına su veya özel temizleme solüsyonları içerisinde muhafaza edilmesidir.

Akrilik malzeme, mikro gözenekli bir yapıya sahiptir. Bu gözeneklere bakteri plağı ve yiyecek artıkları tutunabilir. Eğer protez düzenli temizlenmezse hem üzerinde sertleşmiş diş taşı benzeri tortular (tartar) oluşur hem de ağızda kötü kokuya sebep olur. Standart diş macunları, akrilik yüzeyi çizecek karbonatlı granüller içerdiğinden dolayı protezi matlaştırır ve bakterilerin bu çiziklere yerleşmesine ortam hazırlar. Temizlik için sadece sıvı sabun ve protez fırçası kullanılmalıdır.

Protezin gece kullanımı, damak mukozasının sürekli baskı altında kalarak mantar (kandidiyazis) enfeksiyonu geliştirmesine neden olabilir. Bu nedenle uykuda çıkarılarak bir bardak içme suyu ya da suda eriyen efervesan protez temizleyici tabletlerin içinde bırakılması, klinik hijyen açısından gereklidir. Temizlik sırasında düşüp kırılmasını engellemek için lavabonun zeminine küçük bir havlu sermek pratik bir önlemdir.

Tam Diş Protezi Hangi Durumlarda Tercih Edilebilir?

Bu geleneksel yaklaşım, dişsizliğe çözüm bulurken implant cerrahisinin yapılamadığı veya istenmediği durumlarda birincil seçenek olarak öne çıkar. Tercih edildiği başlıca tablolar şunlardır:

  • Çene kemiği hacminin, yapay kök (implant) yerleştirilmesine izin vermeyecek kadar ileri düzeyde eridiği ve kemik tozu işlemlerinin riskli bulunduğu vakalar.
  • Hastanın genel sağlık profilinin (kan pıhtılaşma sorunları, ileri radyoterapi öyküsü, kontrolsüz şeker hastalığı) cerrahi müdahaleleri kaldıramayacağı durumlar.
  • Ekonomik etkenler doğrultusunda, daha komplike implant destekli köprü sistemleri yerine ulaşılabilir ve hızlı sonuç veren bir alternatif arayışı.
  • Kemik yapısının henüz uygun olmadığı hastalar için implant tedavilerine kadar geçen sürede estetik ve fonksiyonel geçici (geçiş) restorasyonu sağlamak amacıyla.

Tam Diş Protezlerinde Kullanılan Materyaller Nelerdir?

Üretimde kullanılan dental materyaller; protezin çeneye oturan ve diş etini taklit eden kaide (taban) kısmını oluşturan pembe akrilik (polimetil metakrilat – PMMA) rezinler ile çiğneme alanını oluşturan özel güçlendirilmiş kompozit veya akrilik yapay dişlerdir.

Malzeme seçimi, protezin dokuya uyumu, hafifliği ve kırılma direnci gözetilerek yapılır. Akrilik kaideler, laboratuvar ortamında ısı ve basınç altında polimerize edilerek (sertleştirilerek) hastanın damak kalıbına birebir uyumlu, rijit ve dayanıklı bir forma dönüştürülür. Çarpma gibi darbelere karşı esnemediğinden çatlayabilir, ancak laboratuvarda tamir edilmesi oldukça kolay bir materyaldir.

Yapay dişler ise estetik görünümü tamamlar. Günümüzde porselen dişler, aşırı ağırlık yapması ve altındaki kemiği çok fazla ezmesi (erimesini hızlandırması) nedeniyle hareketli tam protezlerde pek tercih edilmez. Bunun yerine, estetik renk katmanlarına sahip, insan minesiyle uyumlu yansıma veren ve çiğneme basıncını sönümleyebilen üç veya dört katmanlı nano-kompozit/akrilik dişler kullanılmaktadır.

Tam Diş Protezi Kaç Aşamada Tamamlanabilir?

Tamamlanma evresi; hastanın çene kapanışının sıfırdan oluşturulması nedeniyle, ölçü, kapanış tespiti ve estetik prova adımları dahil olmak üzere genellikle 4 veya 5 klinik seanslık ortalama 10-15 günlük bir takvime yayılmaktadır.

Hassas ve kişiye özel üretilen bir aparat olduğu için her randevuda bir sonraki adımın provası yapılır. İlk iki seans, ölçülerin alınmasına (anatomik ve fonksiyonel ölçü) odaklanır. Üçüncü seansta laboratuvardan gelen mum duvarlarla dikey kapanış ve gülüş hizası tayin edilir. Bu esnada dudak desteği hastayla birlikte analiz edilir.

Dördüncü randevu, dişli estetik provadır. Mum kaide üzerine dizilmiş yapay dişler ağızda denenir, dişlerin rengi ve konuşmadaki seslerin çıkışı (özellikle ‘F’ ve ‘V’ sesleri) kontrol edilir. Hasta ve hekim görsellikten emin olduktan sonra onay verilir ve beşinci seansta laboratuvarda sert plastiğe (akriliğe) dönüştürülen nihai protez hastaya teslim edilir.

Tam Diş Protezi Kullanımında Kontrol Muayenesi Neden Önemlidir?

Kontrol muayenelerinin klinik gerekliliği; protezin dokulara oturma sürecinde oluşabilecek vurukların aşındırılarak giderilmesi, çiğneme temaslarındaki dengesizliklerin düzeltilmesi ve ilerleyen yıllarda eriyen çene kemiğine protezin tekrar uyumlanması (besleme işlemi) içindir.

İlk takılan gün protez her ne kadar laboratuvar ortamında hatasız üretilse de, hareketli ağız kasları protezle yaşamaya başladıkça mukozada baskı alanları doğar. Hastalar “protezim vuruyor” diyerek bu durumu ifade eder. Teslimden sonraki ilk birkaç gün içinde hekim bu basınç noktalarını bularak mikroskobik olarak törpüler. Kendi kendine geçmesi beklenmemeli, yara büyümeden klinik müdahale sağlanmalıdır.

Ayrıca yıllar geçtikçe, altında kök olmayan çene kemiği doğal bir erime (rezorpsiyon) sürecine girer. Kemik eridiğinde doku ile protez arasında boşluklar oluşur ve protez “bollaşır”, yemek yerken oynamaya başlar. Periyodik ziyaretlerde hekim, protezin iç kısmına astar malzemesi (besleme/relining) ekleyerek yeni damak yapısına göre protezin tekrar sıkıca vakum yapmasını sağlar.

Tam Diş Protezi ile İmplant Üstü Protezler Arasındaki Fark Nedir?

Geleneksel tam protezlerle implant üstü protezler arasındaki temel fark; tam protezlerin ağız dokularına sadece tükürük vakumuyla tutunması ve hasta tarafından takılıp çıkarılması; implant protezlerin ise çene kemiğine vidalanan yapay köklerden mekanik destek alarak yüksek tutunma ve sabitlik sağlamasıdır.

Alt çenede dilin hareketliliği ve yanak kaslarının yapısı nedeniyle tam protezlerin (damakların) vakum yaparak tutunması her zaman ideal düzeyde olmayabilir. Hasta konuşurken veya sert bir gıda ısırırken protez yerinden oynayabilir. Oysa implant destekli sistemlerde (hareketli overdenture çıtçıtlı protezler veya doğrudan vidalanan sabit köprüler), restorasyon mekanik olarak kemiğe kilitlenir.

Karşılaştırma NoktasıTam Diş Protezi (Geleneksel)İmplant Üstü Protez
Tutunma MekanizmasıSadece dokuya oturma ve tükürük vakumu ile sağlanır.Kemiğin içindeki titanyum vidalardan kilitli destek alır.
Çiğneme KuvvetiDoğal dişe kıyasla daha düşüktür; mukozayı ezer.Doğal dişe oldukça yakın, yüksek basınçlı öğütme yapılabilir.
Kemik Erimesi (Rezorpsiyon)Kemiği içeriden uyaracak kök olmadığı için çene zamanla erimeye devam eder.İmplant, çene kemiğine içeriden kuvvet ileterek erimeyi durdurur/yavaşlatır.
Hacim ve KullanımÜst damağı tamamen kaplayarak tat alma duyusunu hafifçe azaltabilir.Damağı açık bırakan tasarımıyla (sabitse) doğal hissiyat sağlar.

Tam Diş Protezi Kullanım Sürecini Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Protezin uzun dönem ağızda tutunabilmesini belirleyen, hastanın biyolojik değişimleri ve ağız anatomisinin kısıtlamalarıdır. Süreci doğrudan şekillendiren etkenler şu şekilde sıralanabilir:

Etkileyen FaktörSürece Olan Klinik Yansıması
Kemik Rezorpsiyonu OranıYıllar içerisinde çene kretinin (kemiğinin) düzleşmesi, protezin tutunacağı tepeciği yok ederek tutunmayı zayıflatır.
Tükürük Miktarı ve KıvamıYeterli ve akışkan tükürük, protez ile damak arasında vakum etkisi (adezyon) oluşturur; ağız kuruluğunda protez düşme eğilimi gösterir.
Kilo Alıp Verme DalgalanmalarıBireyin hızlı veya aşırı kilo kaybı, ağız içi mukoza dokusunu da incelteceği için protezin damağa uyumunu bollaştırır.
Dil Büyüklüğü ve Kas AktivitesiUzun süre dişsiz kalanlarda dil genişler; protez takıldığında dili kısıtlar ve hiperaktif dil kasları alt protezi yerinden oynatabilir.

Tam Diş Protezi ile Ağız ve Diş Fonksiyonları Nasıl Değerlendirilir?

Fonksiyonel değerlendirme; restorasyonun dudakları itme miktarının (profil estetiği), dikey kapanış yüksekliğinin (çene eklemi dengesi) ve alt-üst dişlerin temas alanlarının (mastikasyon etkinliği) klinik provalar esnasında hekim tarafından optimize edilmesidir.

Estetik ve işlevsel bir protez elde etmek için tüm dinamikler birbirine uyumlu olmalıdır. Çok uzun planlanmış dişler, hastanın sürekli ağzının açık kalmasına veya kapanırken çene kaslarının yorulmasına neden olur. Tam tersi durumda, gereğinden kısa tasarlanmış dişler ise çenenin fazla kapanmasına yol açarak dudak kenarlarında kırışıklıklar ve ıslaklık birikimi (keilitis) yaratır. Hekim, mumlu prova aşamasında bu dikey boyutu fizyolojik dinlenme mesafesine göre konumlandırır.

Fonetik (konuşma) açısından değerlendirme yapıldığında ise dişlerin pozisyonu harflerin çıkışını doğrudan etkiler. Eğer ön dişler çok geride veya önde dizilmişse s, f, v, t gibi harfler doğru telaffuz edilemez. Hastaya prova seanslarında yüksek sesle konuşturma testleri yaptırılarak diş kavisleri bu fonetik sınırlara göre yeniden dizayn edilir.

Tam Diş Protezi Hangi Tedavilerle Birlikte Planlanabilir?

Bütünleşik olarak kurgulanabilen tedaviler; protezin oturacağı zeminin idealize edilmesi amacıyla yapılan pre-protetik cerrahi müdahaleleri (kret düzeltmeleri, sivri kemik çıkıntılarının tıraşlanması) ve tutunmayı artıran mini-implant uygulamalarını içerir.

Ağız dokusu her zaman bir damak protezini taşımak için pürüzsüz ve uygun formda olmayabilir. Eğer çene kemiğinin yüzeyinde (torus palatinus veya mandibularis adı verilen) sert, sivri kemik yumruları varsa, protez bu noktalara baskı yaparak dokuyu ezecek ve yaralara neden olacaktır. Ölçü işlemlerine geçilmeden önce çene cerrahları tarafından bu çıkıntılar törpülenerek yatak alanı genişletilir ve pürüzsüzleştirilir.

Bunun yanı sıra, protezin düşme probleminden endişe eden hastalarda, tam bir implant köprü sistemi yapılamasa bile stratejik alanlara yerleştirilen 2 adet mini-implant ile “overdenture” (çıtçıtlı/tutuculu) sisteme geçiş yapılabilir. Bu sayede protez yine hastanın takıp çıkarabildiği formda kalırken, kilit sistemi sayesinde konuşma veya yemek sırasında ağızdan fırlaması engellenerek tedavi desteklenir.

Tam Diş Protezi hakkında sıkça sorulan sorular ve cevapları

Tam protez hangi hastalar için gereklidir?

Tam diş protezi, genellikle her iki çenede de tüm dişlerini kaybetmiş bireyler tarafından kullanılır. 65 yaş ve üzeri nüfusun yaklaşık %15’i tamamen dişsizdir ve bu kişilerden çoğu, fonksiyon ve estetik kazancı sağlamak için tam protez kullanır. Diş kaybının başlıca nedenleri arasında diş çürüğü, periodontal hastalıklar ve yaşla birlikte artan diş kaybı bulunur. Ayrıca düşük gelirli gruplar arasında edentülizm (dişsizlik) oranı daha yüksektir. Dünya genelinde 20 yaş ve üzeri her 100 kişiden 7’si tam dişsizlik yaşarken, bu oran yaşla birlikte artmaktadır. Tam diş protezi, kaybedilen fonksiyonların yeniden kazanılmasında önemli bir rol oynar.

Tam protezlerin bakımında nelere dikkat edilmelidir?

Tam diş protezlerinin bakımı, ağız sağlığını korumak ve protezin ömrünü uzatmak için çok önemlidir. Yaklaşık olarak yaşlıların %57’si diş protezi kullanırken, bunların %20’si ilk üç yıl içinde ağız yapısındaki değişiklikler nedeniyle protez ayarına ihtiyaç duymaktadır. Diş protezlerinin ortalama ömrü 7-10 yıl arasında olup, bu süre bakım alışkanlıklarına göre değişir. Diş protezlerinin hijyenine özen gösterilmemesi, protezle ilişkili ağız iltihaplarına (dental stomatit gibi) yol açabilir. Düzenli temizlik, doğru saklama ve düzenli diş hekimi kontrolleri, bu tür sorunlardan kaçınmak ve protezlerin etkinliğini sürdürmek için oldukça önemlidir.

Protezlerin dayanıklılığı ne kadardır?

Tam diş protezlerinin dayanıklılığı genellikle 5 ila 10 yıl arasında değişir. Üst çene protezleri, alt çene protezlerine göre daha uzun süre dayanabilir. Dayanıklılık, kullanılan malzeme kalitesi, protez üretimindeki hassasiyet ve kullanıcıların bakım alışkanlıklarına bağlı olarak değişir. Düzenli diş kontrolleri ve doğru ağız hijyeni ile protezlerin ömrü uzatılabilir, ancak zamanla ağızdaki yapısal değişiklikler ve aşınma nedeniyle protezlerin ayarlanması, yeniden kaplanması veya değiştirilmesi gerekebilir.

Tam protezler konuşmayı etkiler mi?

Tam diş protezleri, özellikle “s,” “t,” “d,” “n” ve “l” gibi ünsüz seslerinin telaffuzunu etkileyebilir çünkü dilin yerleşimi ve hava akışını değiştirebilir. Protezler genellikle ağızda yerleşmeye ve uyum sağlamaya başladıkça konuşma kolaylaşır. İmplant destekli tam diş protezleri, çıkarılabilir protezlere göre konuşmayı daha az etkileyebilir. Diş protezinin palatal kısmının kalınlığı ve şekli de önemli olup, fazla kalınlık lisp veya ıslık gibi seslere yol açabilir. Yeni protezlerle konuşma anlayışı, yaklaşık altı ayda, doğal dişleri olan bireylerle benzer seviyelere ulaşabilir. Ayrıca palatal bölgeye ruga eklenmesi gibi bazı özelliklerin, dil yerleşimi için dokunsal ipuçları vererek konuşmayı iyileştirebileceği öne sürülmüştür ancak bu konuda sınırlı klinik veri bulunmaktadır.

Tam Diş Protezi diş hekimliğinde genel olarak neyi ifade etmektedir?

Ağızda hiç doğal diş kalmadığı durumlarda, tüm diş eksikliklerini ve kaybedilen dokuları tamamlayan, dokudan destek alan hareketli protez türüdür.

Ağızda hiç diş kalmadığı durumlarda uygulanan Tam Diş Protezi çeneye nasıl tutunur?

Çene kemiğini kaplayan mukoza dokusu ile protezin iç yüzeyi arasında oluşan doğal tükürük vakumu sayesinde dokuya tutunur.

Hareketli yapısıyla bilinen Tam Diş Protezi hasta tarafından takıp çıkarılabilir mi?

Evet, hastanın günlük hijyen bakımlarını yapabilmesi ve dokularını dinlendirebilmesi için kendi başına kolayca takıp çıkarabileceği şekilde tasarlanır.

Sadece üst çeneye özel olarak tek bir Tam Diş Protezi yapılması mümkün müdür?

Hastanın ağız dinamiğine bağlı olarak, sadece üst çenede tam dişsizlik varsa yalnızca o bölgeye bağımsız olarak uygulanabilmektedir.

Alt çenede hiç diş kalmadığında uygulanan Tam Diş Protezi sadece dokudan mı destek alır?

İmplant (yapay kök) desteğinin bulunmadığı geleneksel yöntemlerde, alt çene protezi tamamen çene kemiğinin üzerindeki dokudan destek alır.

Çene kemiği gelişimini tamamlamış tüm yetişkinler ihtiyaç anında Tam Diş Protezi kullanabilir mi?

Genel diş ve çene dokusu operasyon ve ölçü almaya elverişli olan her yetişkin bireye, dişsizlik durumunda güvenle uygulanabilmektedir.

Akrilik materyallerden üretilen Tam Diş Protezi diş eti rengini estetik olarak taklit edebilir mi?

Protezin gövdesini oluşturan pembe akrilik bölümler, doğal diş etinin damarlı yapısını ve renk tonlarını son derece estetik şekilde yansıtır.

Dişsizliğe bağlı dudak ve yanak çökmeleri Tam Diş Protezi kullanımıyla estetik olarak toparlanır mı?

Akrilik gövdenin dışbükey tasarımı sayesinde içeri çöken yanak ve dudak kasları dışa doğru desteklenerek yüz profili yeniden dolgunlaştırılır.

Kemik erimesi olan bireylerde de Tam Diş Protezi uygulaması yapılabiliyor mu?

Kemik seviyesi azalmış olsa dahi, ölçü yöntemlerinin dokuya tam adaptasyonuyla mevcut kemiğe uygun bir protez tasarlanabilmektedir.

Çiğneme fonksiyonunu geri kazandırmak için Tam Diş Protezi tıbben yeterli bir yöntem midir?

Tam dişsizlik vakalarında kaybedilen öğütme ve koparma işlevlerini makul ölçülerde geri getirerek beslenmeyi düzenleyen temel tedavidir.

Doğal dişleri kaybetmenin ardından bozulan konuşma (diksiyon) fonksiyonu Tam Diş Protezi ile düzelir mi?

Diş eksikliğiyle dilde oluşan hava kaçaklarını ve telaffuz sorunlarını, dişleri olması gereken yerlere dizerek onarır ve diksiyonu düzeltir.

Gece uykusunda Tam Diş Protezi kullanımı tıbben önerilmekte midir?

Dokuların sürekli baskı altında kalmaması, kan dolaşımının yenilenmesi ve mantar enfeksiyonlarının önlenmesi için gece çıkarılması önerilir.

İmplant tedavisi istenmeyen veya cerrahi yapılamayan durumlarda Tam Diş Protezi temel alternatif midir?

Cerrahi müdahale istenmediğinde veya kemik yapısı uygun olmadığında, dişsizliği gidermek için başvurulan en standart ve koruyucu çözümdür.

Yüz yüksekliğindeki azalma ve yaşlılık görünümü Tam Diş Protezi ile dikey boyut artırılarak giderilir mi?

Çenelerin birbirine yaklaşmasıyla sarkan yüz hatları, protezlerin doğru kapanış yüksekliğinde tasarlanmasıyla gerginleştirilip dengelenir.

Hem estetik hem de fonksiyonel olan Tam Diş Protezi uygulamaları diş hekimliğinin hangi dalına girer?

Hareketli protezlerin tasarımı, doku adaptasyonu ve üretimi tamamen Protetik Diş Tedavisi uzmanlık alanı kapsamında değerlendirilir.

Hekim klinik muayenesinde Tam Diş Protezi planlaması için ilk olarak panoramik röntgen ister mi?

Çene kemiğinin genel erime miktarını ve kemik içinde kalmış gizli kök parçası olup olmadığını saptamak için ilk olarak panoramik radyografi çekilir.

Diğer Tedavilerimiz