İzmir'de 19 diş kliniği şubemizle hizmetinizdeyiz.

Bizi ulaşın.

Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması

Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması
Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması için İzmir'de 20 kliniğimiz bulunmaktadır.
Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması Tedavisi için konu başlıkları

Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması Nedir?

Fissür örtücü (aşı) uygulaması; arka bölgelerde yer alan azı dişlerinin çiğneme yüzeylerinde bulunan, fırça kıllarının ulaşamayacağı kadar dar ve derin olukların (fissürlerin), akışkan formdaki biyouyumlu rezin materyallerle yüzeysel olarak kapatılarak gıda birikiminin ve bakteri yerleşiminin önüne geçilmesini hedefleyen koruyucu bir pedodontik işlemdir.

İnsan anatomisinde arka azı dişleri, öğütme fonksiyonunu yerine getirebilmek için tepe ve çukurlardan oluşan oldukça girintili çıkıntılı bir yapıya sahiptir. Bu çiğneme yüzeylerindeki ince çatlak benzeri oluklara “fissür” adı verilir. Gıda parçacıkları ve ağız florasındaki bakteriler bu dar olukların içerisine kolayca sızar. Ne kadar özenli fırçalama yapılırsa yapılsın, diş fırçasının kılları bu mikroskobik derinlikteki çatlakların dibine ulaşmakta yetersiz kalır. Zamanla bu oluklarda biriken asidik plaklar, minenin zayıflamasına ve çürük oluşum sürecinin başlamasına zemin hazırlar. Fissür örtücü uygulaması, halk arasındaki yaygın tabiriyle “diş aşısı”, dişte henüz bir çürük kavitasyonu (oyuk) oluşmadan, bu ince çatlakların üzerini akışkan bir reçine tabakasıyla mühürleyerek mekanik bir bariyer kurma prensibine dayanır.

İzmir lokasyonunda hizmet sunan Avrupadent kliniklerinde koruyucu diş hekimliği süreçleri, çocukların ve yetişkinlerin diş anatomileri dikkatle incelenerek bireyselleştirilmiş bir yapıda kurgulanmaktadır. Fissür örtücü işlemi, dişte herhangi bir madde kaybı yaratmadan (dişi aşındırmadan) gerçekleştirilen, minenin yapısal bütünlüğünü uzun yıllar boyunca muhafaza etmeyi amaçlayan bir yaklaşımdır. Çiğneme yüzeyi düzleştirildiği için yiyeceklerin bu alanlara tutunması zorlaşır ve diş fırçasının süpürme eylemi çok daha verimli bir hale gelir. Bu medikal önlem, gelecekte ihtiyaç duyulabilecek restoratif (dolgu) veya endodontik (kanal) onarımların önüne geçilmesi açısından klinik bir değer taşır.

Fissür Örtücü Uygulaması Hangi Durumlarda Yapılır?

Uygulamanın gerçekleştirildiği durumlar; ağız boşluğuna yeni sürmüş (çıkmış) daimi azı dişlerinin çiğneme yüzeylerinde derin olukların saptandığı, bireyin karbonhidrat ağırlıklı beslenme alışkanlığına bağlı olarak çürük riskinin yüksek izlendiği ve mine yapısında demineralizasyon (zayıflama) emarelerinin başladığı anatomik tablolardır.

Fissür örtücülerin uygulanabilmesi için ilgili dişin çiğneme yüzeyinde aktif bir çürük kavitasyonunun (deliğinin) oluşmamış olması gerekir. Çürük başlamışsa artık örtücü değil, dolgu materyalleri tercih edilir. Bu nedenle işlemin zamanlaması büyük önem arz eder. Klinik pratikte bu koruyucu kalkanın değerlendirildiği başlıca durumlar şunlardır:

Klinik Durumİşlemin Medikal Gerekçesi
Yeni Süren Daimi Azı Dişleri6 ve 12 yaşlarında çıkan ilk ve ikinci büyük azı dişlerinin henüz olgunlaşmamış narin mine yapısını asitlerden korumak.
Derin Anatomik OluklarYapısal olarak çok dar ve şişe dibi şeklindeki fissürlere sahip dişleri mekanik olarak düzleştirip temizlenebilir kılmak.
Yetersiz Oral Hijyen VakalarıEl-bilek motor gelişimi tamamlanmamış küçük çocuklarda arka dişlerin yetersiz fırçalanmasına bağlı riskleri minimize etmek.
Özel Gereksinimli BireylerTıbbi veya zihinsel durumları nedeniyle diş fırçalama pratiğini düzenli sürdüremeyen bireylerde diş dokusunu korumaya almak.

Çocuklarda Fissür Örtücü Uygulaması Neden Değerlendirilir?

Çocuklarda bu uygulamanın önemi; ilk daimi (kalıcı) azı dişlerinin 6 yaş gibi erken bir dönemde sürmesi, bu dişlerin süt dişi zannedilerek fırçalanmasının ihmal edilmesi ve yeni süren diş minesi henüz asit direncine kavuşmadığı için çürümeye karşı son derece zayıf (savunmasız) bir yapı sergilemesinde yatar.

Toplumda, 6 yaş civarında süt azı dişlerinin arkasından süren ilk kalıcı azı dişleri (6 yaş dişleri) genellikle ebeveynler tarafından süt dişi olarak algılanır. Nasıl olsa dökülecek düşüncesiyle bu dişlerin temizliğine yeterli özen gösterilmeyebilir. Üstelik bu yaş grubundaki çocukların abur cubur (şekerli gıda) tüketim eğilimleri yüksek, diş fırçalama motor becerileri ise henüz gelişim aşamasındadır. Yeni çıkmış bir kalıcı dişin çiğneme yüzeyindeki derin oluklara yerleşen şekerli artıklar, dişin çok kısa bir sürede (bazen sürdükten vài ay sonra) çürümesine yol açar.

Fissür örtücüler, işte bu kritik geçiş döneminde bir kalkan görevi üstlenir. Diş ağız ortamında belirir belirmez (çiğneme yüzeyi diş etinden bütünüyle kurtulduğunda) hekim tarafından uygulanan bu akışkan reçine, o derin olukları tıkayarak bakterilerin minenin alt katmanlarına doğru sızmasını kısıtlar. Böylece çocuk, ileriki yaşlarda ömür boyu kullanacağı daimi dişlerini çürüksüz bir şekilde muhafaza etme şansına sahip olur.

Fissür Örtücü Uygulaması Nasıl Yapılır?

Uygulamanın yapılışı; ilgili dişin çiğneme yüzeyinin özel fırçalarla temizlenip kurutulması, minenin yüzeyine tutunculuğu artıracak bir asit jel uygulanıp yıkanması, akışkan formdaki rezin materyalinin ince olukların içerisine dikkatlice yayılması ve özel mavi bir ışıkla bu sıvının saniyeler içinde sertleştirilmesi (polimerize edilmesi) esasına dayanır.

İşlem, herhangi bir anestezi (iğne) uygulaması gerektirmeyen, diş dokusunda kesici veya delici döner aletlerle aşındırma yapılmayan, son derece nazik bir medikal prosedürdür. Hekim öncelikle dişin girintilerinde birikmiş olabilecek mikroskobik gıda artıklarını pomza (temizleyici pat) ve döner bir fırça yardımıyla arındırır. Alanın tükürükten bütünüyle izole edilmesi, fissür örtücünün dişe kimyasal olarak bağlanabilmesi (tutunabilmesi) açısından en kritik faktördür; bu nedenle pamuk rulolar ve tükürük emiciler kullanılarak diş çevresi kuru tutulur.

Temizlenip kurutulan mine yüzeyine “asit pürüzlendirme” işlemi yapılarak, gözle görülmeyen minik gözenekler yaratılır. Diş yıkanıp tekrar kurutulduktan sonra, akışkan kıvamlı (genellikle beyaz veya şeffaf renkli) fissür örtücü rezin, ince uçlu bir enjektör vasıtasıyla dişin tüm derin oluklarına yavaşça damlatılır. Malzeme kendiliğinden tüm boşluklara sızarak yüzeyi düz bir forma sokar. Son aşamada halojen veya LED bir polimerizasyon ışığı tutularak bu akışkan sıvı sertleştirilir. Hastanın kapanışı (ısırışı) kontrol edildikten sonra işlem sonlandırılır.

Fissür Örtücü Uygulaması Kimler İçin Uygun Olabilir?

Bu koruyucu tedavi; öncelikle daimi dişlenme sürecine yeni girmiş olan (ortalama 6-14 yaş arası) çocuk ve ergenlere uygulanmakla birlikte, derin çatlaklı azı dişlerine sahip, çürük oluşum riski yüksek gözlemlenen ve diş yüzeyinde henüz bir kavitasyon (oyuk) barındırmayan her yaş grubundan erişkin birey için de uygunluk gösterir.

Sanılanın aksine bu medikal bariyer, sadece çocuklara özgü bir uygulama değildir. Elbette temel hedef kitlesi yeni sürmüş ve olgunlaşmamış dişlere sahip olan okul çağı çocuklarıdır. Çünkü bu yaşlarda fissür (oluk) derinlikleri çok daha belirgindir ve mine henüz tükürükteki minerallerle yeterince sertleşmemiştir. Ancak yetişkinlerde de, dişlerin çiğneme yüzeylerinde çok dar ve temizlenmesi zor çatlaklar bulunuyorsa, bu alanlar koruma altına alınabilir.

Erişkin hastalarda, tükürük akışını azaltan bazı sistemik ilaçların kullanımı veya ağız kuruluğu (kserostomi) yaratan tıbbi durumlar söz konusu olduğunda, ağızdaki asit dengeleme mekanizması zayıflar. Tükürüğün yıkayıcı etkisinden mahrum kalan derin oluklar çürümeye çok daha yatkın hale gelir. Bu gibi artmış risk taşıyan yetişkin bireylerin çiğneme yüzeyleri fissür örtücülerle mühürlenerek ağız florasının sağlığı klinik bir yaklaşımla desteklenir.

Fissür Örtücü Uygulaması Öncesinde Nasıl Bir Değerlendirme Yapılır?

İşlem öncesi klinik değerlendirme; hekimin dişlerin çiğneme yüzeylerini özel aydınlatmalar ve dental sond adı verilen ince uçlu muayene aletleriyle dokunsal ve görsel olarak analiz etmesi, fissürlerin derinlik yapısının incelenmesi ve olukların içerisinde halihazırda başlamış bir çürük olup olmadığının detaylıca saptanmasını kapsar.

Başarılı bir fissür örtücü uygulamasının temel kriteri, sızdırmazlığın sağlanacağı yüzeyin tamamen sağlıklı olmasıdır. Eğer hekim değerlendirmesinde, ince diş hekimliği aletinin (sondun) ucunun dişin oluklarına takıldığını ve orada yumuşamış bir kahverengi/siyah yapı bulunduğunu fark ederse, bu durum çürük kavitasyonunun çoktan başladığına işaret eder. Üzerine fissür örtücü kaplamak, bakterileri içeriye hapsederek çürüğün gizlice ilerlemesine neden olacağı için bu dişlerde örtücü yerine dolgu (restorasyon) prosedürü değerlendirilir.

Bunun yanı sıra, dişte sadece renklenmeler (lekelenmeler) varsa ve mine dokusu sertliğini koruyorsa örtücü işlemi güvenle kurgulanabilir. Hekim ayrıca, dişin ağız içerisindeki sürme (çıkma) seviyesini de inceler. Çiğneme yüzeyinin bir kısmı hala diş eti altında kalmışsa, o bölge tükürükten ve diş eti sızıntılarından izole edilemeyeceği için materyal dişe sağlıklı bir şekilde tutunamaz. Bu durumda dişin tamamen açığa çıkması için bir süre beklenmesi planlanabilir.

Fissür Örtücü Uygulama Süreci Nasıl Planlanır?

Süreç planlaması; bireyin ağzında yeni çıkmakta olan azı dişlerinin sürme zamanlamasının hekim tarafından takip edilmesi, çürük riski taşıyan dişlerin sayısına göre seansların belirlenmesi ve çocuğun (veya hastanın) klinik koltuğundaki uyum seviyesine göre tedavi randevularının organize edilmesi adımlarıyla yürütülür.

İzmir Avrupadent şubelerinde pedodontik koruyucu süreçler, çocuğun gelişim takvimiyle eşzamanlı olarak tasarlanır. Planlama genellikle daimi büyük azı dişlerinin çıkmaya başladığı 6 yaş döneminde yoğunluk kazanır. Hekim, tüm azı dişlerinin çiğneme yüzeyleri bütünüyle diş eti dışına çıktığında vakit kaybetmeden bu işlemi programa dahil eder. Küçük azı (premolar) ve ikinci büyük azı dişlerinin sürdüğü 11-13 yaş aralığında ise planlama yeniden güncellenerek yeni çıkan dişler koruma altına alınır.

İşlemin klinik konforu oldukça yüksektir ve anestezi barındırmaz. Bu nedenle, kooperasyonu (uyumu) iyi olan bir çocuk hastada ağızdaki 4 adet birinci büyük azı dişinin tamamına tek bir kısa seansta fissür örtücü tatbik edilebilir. Eğer çocuk küçük yaşta ve hareketliyse, tükürük izolasyonunu sağlamak zorlaşacağından, işlem kalitesini düşürmemek adına çenenin bir yarısı ilk seansta, diğer yarısı ise farklı bir seansta olacak şekilde randevular kişiselleştirilir.

Fissür Örtücü Uygulamasında Hangi Aşamalar İzlenir?

Malzemenin diş minesine kimyasal ve mikromekanik olarak güçlü bir şekilde bağlanabilmesi için uygulanan klinik basamaklar, sıvı yalıtımı prensibine sadık kalınarak sırasıyla hayata geçirilir. Standart bir uygulamada izlenen yol haritası şöyledir:

  • Mekanik Temizlik: Dişin çiğneme yüzeyinin flor içermeyen polisaj patları (pomza) ve narin döner fırçalarla tüm gıda eklentilerinden arındırılması.
  • İzolasyon ve Pürüzlendirme: Dişin pamuk rulolarla tükürükten ayrıştırılması, ardından mine yüzeyine mikroskobik gözenekler açmak için asit jeli sürülüp vài saniye bekletilmesi.
  • Yıkama ve Kurutma: Uygulanan jelin bol su ile yıkanması ve hava spreyi kullanılarak minenin tebeşirimsi, beyaz mat bir görünüme ulaşana dek tamamen kurutulması.
  • Materyal Tatbiki ve Polimerizasyon: Akışkan fissür örtücü reçinenin ince uçlu bir şırıngayla olukların içerisine yayılması ve LED cihazı (mavi ışık) ile donarak sertleşmesinin sağlanması.
  • Kapanış (Oklüzyon) Kontrolü: İşlem sonrası hastanın dişlerini sıkması istenerek, malzemede yüksek kalan bir nokta varsa ufak cila lastikleriyle düzeltilmesi.

Fissür Örtücü Uygulaması Öncesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Uygulama öncesinde hastaların ve ebeveynlerin özen göstereceği detaylar; randevu saatine ağız hijyeni (detaylı fırçalama) sağlanmış bir şekilde iştirak edilmesi ve özellikle çocuk hastalara işlemin sızı barındırmayan, dişlerin üzerine sadece koruyucu bir oje (boya) sürüleceği basit bir süreç olduğunun psikolojik olarak aşılanmasıdır.

İşlemin klinik başarısı, dişin üzerindeki olukların ne kadar temiz ve kuru olduğuyla doğrudan ilişkilidir. Dişlerin üzerinde kalın bir bakteri plağı bulunması, hekimin temizlik için fazladan zaman harcamasına yol açar. Bu nedenle kliniğe başvurmadan önce hastanın kendi dişlerini özenle fırçalayarak mevcut gıda artıklarını çalışma sahasından uzaklaştırması işlemin pürüzsüzlüğünü destekler.

Bu uygulamanın cerrahi bir boyutu veya anestezi (iğne) gereksinimi yoktur. Çocuğa diş hekimine giderken kullanılacak dil oldukça pozitiftir; “dişlerinin yıkanacağı”, “özel ışıklı oyuncaklarla dişine kalkan yapılacağı” gibi pedagojik telkinler verilmelidir. Korku hissi giderilen çocuklar koltukta daha hareketsiz kalır. Hareketsizlik, hekimin dişleri tükürükten uzak ve kuru tutabilmesi (izolasyon) açısından en kritik faktördür.

Fissür Örtücü Uygulaması Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Müdahale sonrasında dikkat edilecekler; uygulanan materyalin ışıkla anında sertleşmesi (polimerize olması) sayesinde işlem biter bitmez normal yeme içme fonksiyonlarına devam edilebilmesi, ancak koruyucu tabakanın yerinden kopmasını önlemek adına çok yapışkan (sakız, karamel vb.) veya aşırı sert gıdaların tüketiminden uzun vadede kaçınılmasıdır.

Fissür örtücü işlemi, hastanın klinik yaşantısını kısıtlayan bir dinlenme veya bekleme periyodu talep etmez. Anestezi uygulanmadığı için dudak ve yanaklarda hissizlik yoktur, hasta klinikten çıkar çıkmaz besin tüketimine başlayabilir. Sadece, diş yüzeyine eklenen bu yeni ince katman, ilk vài gün hastanın diline farklı bir çıkıntı veya pürüzsüzlük olarak gelebilir; bu his kas adaptasyonuyla çok kısa sürede ortadan kaybolur.

Tıbbi materyal minenin gözeneklerine güçlü kimyasal bağlarla tutunsa da, zaman içerisinde çiğneme basınçlarına maruz kalır. Özellikle buz çiğnemek, sert şekerlemeleri ezmek veya lokum gibi yoğun yapışkan gıdaları sürekli tüketmek, bu ince reçine tabakasının zamanla aşınmasına veya dişten atmasına yol açabilir. Dişin koruyucu duvarının zedelenmemesi adına bu beslenme alışkanlıklarının dengelenmesi önemle tavsiye edilir.

Fissür Örtücü Uygulaması Hangi Dişlere Yapılır?

Bu uygulamanın ana çalışma alanı, yapısal olarak gıda birikimine müsait derin anatomik girintiler barındıran arka bölge (öğütücü) dişlerdir. Klinikte koruma altına alınan temel diş grupları şunlardır:

  • Daimi Büyük Azı Dişleri: Ağızda 6 ve 12 yaşlarında süren, çiğneme yükünü en fazla çeken ve derin oluklu çiğneme yüzeyleri (oklüzal alanlar) nedeniyle bu işlemin en çok uygulandığı birincil diş grubudur.
  • Küçük Azı (Premolar) Dişleri: Daimi azı dişlerinin önünde yer alan, 10-12 yaş civarında çıkan ve yapısal olarak derin çatlaklar barındırdığında koruma zincirine dahil edilen dişlerdir.
  • Süt Azı Dişleri: Süt dişlerinin mine yapısı daha çabuk çürüdüğü için, anatomik olarak riskli derin çukurlara sahip süt azılarına (genellikle 3-4 yaş civarında) pedodontist onayıyla uygulanır.
  • Ön Dişlerin İç Yüzeyleri: Nadiren de olsa, üst kesici (ön) dişlerin damağa bakan iç yüzeylerinde “foramen caecum” adı verilen gelişimsel derin çukurlar bulunduğunda, bu riskli alanlar da materyalle mühürlenir.

Fissür Örtücü Uygulamasının Ağız ve Diş Sağlığı Açısından Önemi Nedir?

Bu işlemin önemi; diş fırçasının ulaşamadığı mikroskobik derinlikteki alanları pürüzsüzleştirerek o kısımlarda asit ve plak oluşumunu önlemesi, çürük vakalarının çok büyük bir yüzdesinin başladığı çiğneme yüzeylerini koruyarak dişin ömür boyu hiçbir restoratif müdahaleye (dolgulara veya kanal tedavilerine) maruz kalmadan yapısal bütünlüğünü muhafaza etmesine olanak tanımasında yatar.

Toplumda, fırçalama alışkanlığının çürüğü önlemede tek başına yeterli olacağı düşünülür; ancak arka azı dişlerindeki fissürler bazen “şişe dibi” adı verilen anatomik bir yapıda daralır. Fırça kıllarının kalınlığı bu derin şişenin tabanına ulaşamaz. Sadece tükürük ve sıvılar içeri sızar; gıdalarla beslenen bakteriler bu ulaşılmaz, oksijensiz sığınaklarda mineyi alttan alta eritmeye başlar. Fissür örtücü, dişi adeta bir kalkan gibi örterek bu sığınağın girişini kapatır.

Koruyucu hekimlik felsefesinde, minede bir kavitasyon (delik) oluştuktan sonra dişe dolgu yapmak başarı sayılmaz; asıl başarı o dişi delinmeden doğal haliyle tutabilmektir. Bu akışkan materyaller, mineyi kesmeye ve yontmaya gerek kalmadan, tamamen koruyucu bir medikal izolasyon sağlar. Uzun vadede bu bariyer, kişinin diş kaybı oranını asgari düzeye çeker ve çene gelişimini sekteye uğratacak erken çekimlerin önüne geçer.

Fissür Örtücü Uygulaması Hangi Yaş Gruplarında Değerlendirilir?

Uygulamanın yapıldığı temel yaş aralıkları; birinci daimi azı dişlerinin çıktığı 6-7 yaş dönemi, küçük azıların ve ikinci daimi azı dişlerinin sürdüğü 11-13 yaş dönemi olarak yoğunlaşsa da, klinik risk analizine göre süt azılarının tamamlandığı 3-4 yaşlarında veya çürüğe yatkın yetişkin yaş gruplarında da hekim kararıyla geniş bir spektrumda değerlendirilebilmektedir.

Daimi dişlenme takvimi, bu koruyucu uygulamaların zamanlamasını çizen asıl haritadır. Altı yaşındaki bir çocuğun ağzında, en arkada süt dişlerinin bitiminde beliren büyük azı dişi, insan hayatında en çok çiğneme yükü çeken ve aynı zamanda en erken çürüyerek kaybedilen diştir. Bu narin yapının ağız ortamına ilk çıktığı dönemde (6-7 yaşlarında) hızla mühürlenmesi en öncelikli pedodonti hedeflerinden biridir.

Ergenlik yıllarına gelindiğinde, çenede yeni süren premolar (küçük azı) ve 12 yaş dişleri (ikinci büyük azı) için de aynı anatomik riskler mevcuttur. Çocuğun beslenme ve fırçalama alışkanlıkları bu yaşlarda değişim gösterse de, yapısal koruma ihtiyacı bakidir. Yetişkin bireylerde ise diş minesindeki oluklar zamanla (çiğneme ve aşınmayla) sığlaşma eğilimi gösterdiğinden rutin olarak uygulanmaz; ancak derin çatlakları süregelen ve asit ataklarına duyarlı florası olan erişkinlerde yaş sınırı aranmaksızın bu destekleyici protokol yürütülebilir.

Fissür Örtücü Uygulaması Ne Kadar Sürebilir?

İşlem süresi; uygulama yapılacak dişin temizlenme hızına, hastanın tükürük izolasyonuna sağladığı uyuma ve işlem görecek diş sayısına bağlı olarak tek bir diş için yalnızca 3 ila 5 dakika arasında, oldukça kısa ve pratik bir zaman diliminde tamamlanmaktadır.

Diş hekimliği pratiğindeki restoratif veya cerrahi müdahalelerle kıyaslandığında fissür örtücü, operasyonel süresi en düşük (en hızlı) tıbbi işlemlerden biridir. Anestezi iğnesi yapılması veya diş minesinde döner aletlerle oyuk açılması gibi adımlar bulunmadığından zaman tasarrufu sağlanır. Hekimin asıl zaman harcadığı bölüm, dişin yüzeyinin pamuk rulolarla kurutulması ve çocuğun tükürüğünden izole edilmesidir.

Hasta (özellikle küçük çocuklar) koltukta sakin ve ağzı açık bir biçimde bekleyebiliyorsa, bir seansta tüm çenedeki (4 adet) azı dişlerinin örtülmesi yaklaşık 15-20 dakikalık bir klinik süre alır. Akışkan malzemenin dişe damlatılması saniyeler sürer ve ardından kullanılan özel polimerizasyon cihazı (mavi ışık) ile malzemenin donması (sertleşmesi) diş başına sadece 15-20 saniye gibi kısa bir sürede gerçekleşir.

Fissür Örtücü Uygulaması Sonrasında Ağız Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?

Post-operatif ağız bakımı; işlemin ardından farklı bir bakım rejimine gerek kalmaksızın, bireyin yaşına uygun florür konsantrasyonuna sahip diş macunları ve standart fırçalarla günde en az iki kez mekanik temizliğin sürdürülmesi ve komşu diş yüzeylerinin korunması adına diş ipi kullanımının ihmal edilmemesi esasına dayanır.

Fissür örtücüler dişin çürümeye en yatkın olan çiğneme (oklüzal) yüzeylerini başarıyla koruma altına alır, ancak dişin ara yüzlerini (yan yüzeylerini) sarmalamazlar. Toplumda bu uygulamanın ardından dişin bir daha asla çürümeyeceği gibi bir yanılgı doğabilir. Eğer hasta dişlerini fırçalamayı ihmal ederse, örtücünün bulunmadığı kenar kısımlardan ve iki dişin birbirine yaslandığı yan duvarlardan plak asitleri minede erime başlatabilir.

Bu nedenle, uygulanan medikal kalkanı ağız içi hijyen rutiniyle desteklemek tedavinin bütünlüğünü sağlar. Fırçalamanın yanı sıra, dişlerin ara yüzeylerine sıkışan gıdaların çürük yapmasını önlemek için diş ipi (çocuklar için özel saplı ipler) mutlaka bakım süreçlerine entegre edilmelidir. Fissür örtücüler minenin yüzey gerilimini azalttığı (düzleştirdiği) için fırçanın kılları artık o yüzeydeki kalıntıları çok daha zahmetsizce ve etkili bir biçimde süpürebilir.

Fissür Örtücü Uygulaması Diş Çürüğü Riskinin Değerlendirilmesinde Nasıl Ele Alınır?

Çürük riski analizinde bu uygulamanın yeri; bireyi yüksek veya orta çürük risk grubundan çıkartıp daha stabil (düşük riskli) bir duruma taşıyan, asit üreten bakterilerin minenin derinliklerinde yerleşeceği barınakları ortadan kaldırarak ağız florasındaki biyolojik savunma oranını yükselten temel bir profilaktik (önleyici) bariyer olarak konumlanmasıdır.

Diş hekimleri, her hastanın ağzını incelerken “Karyojenik Risk Faktörleri”ni (çürük yapıcı unsurları) değerlendirir. Çürüğün oluşabilmesi için üç unsura ihtiyaç vardır: Bakteri, şeker (karbonhidrat) ve dişin hassas anatomisi (zaman faktörüyle birlikte). Hekim veya ebeveyn çocuğun tatlı tüketimini her an kontrol edemeyebilir (şeker faktörü) veya ağızdaki bakterileri tamamen yok edemez. Ancak dişin anatomik yapısına müdahale edebilir.

Fissür örtücü, işte bu çürük denkleminin anatomik ayağını ortadan kaldırır. Çiğneme yüzeylerindeki o çok dar kanyonları sıvı reçine ile doldurup kapattığında, bakterilerin asit üreterek dişin derinliklerinde rahatça çoğalabileceği (tükürüğün ulaşamadığı) mikro alanlar yok edilir. Yüzey düzleştiğinde tükürüğün kendi kendini temizleme kapasitesi artar. Böylelikle, işlemin öncesinde potansiyel bir çürük adayı (yüksek riskli) olan o diş, uygulama sonrasında risk analizinde güvenli ve stabil bir statüye geçmiş olur.

Fissür Örtücü Uygulaması Sonrasında Kontroller Neden Önemlidir?

Kontrol muayenelerinin klinik önemi; dişin çiğneme kuvvetlerine ve dış etkenlere maruz kalan yüzeyindeki reçine malzemenin aylar/yıllar içerisinde kırılıp kırılmadığının (aşınıp aşınmadığının) izlenmesi, sızdırmazlık bütünlüğünün teyit edilmesi ve materyalin ufalandığı (kaybolduğu) noktaların ufak rötuşlarla tekrar güvenliğe kavuşturulmasıdır.

Fissür örtücüler dişe oldukça güçlü kimyasal mekanizmalarla tutunurlar ve genellikle yıllar boyunca bütünlüklerini korurlar. Ancak insan çenesi çiğneme esnasında olağanüstü basınçlar üretir. Bilhassa sert, kabuklu yiyeceklerin öğütülmesi, diş sıkma (bruksizm) alışkanlığı veya çok yapışkan gıdaların sürekli tüketilmesi, bu ince reçine katmanının kenarlarında aşınmalara veya mikroskobik kopmalara neden olabilir.

Eğer malzeme bir noktadan kopar ve orada yeni bir yarık oluşursa, bakteriler o kısımdan mineye sızarak bu kez malzemenin altından gizli bir şekilde dişi çürütebilir. Bu riski bertaraf etmek için, hekimler tarafından 6 aylık periyodik ziyaretlerde bu yüzeyler kontrol edilir (sondla yoklanır). Şayet bir bölgesel aşınma veya düşme tespit edilirse, dişe zarar verilmeden o alana sadece saniyeler içinde yeni malzeme eklenerek yalıtım eksiksiz olarak güncellenir.

Fissür Örtücü Uygulaması Diğer Pedodonti Tedavileriyle Birlikte Planlanabilir mi?

Evet, multidisipliner yaklaşımların merkezinde sıklıkla entegre edilir. Çocuğun ağzındaki mevcut çürük süt dişlerine yapılan dolgularla (restorasyonlarla), mineyi mineralize eden flor (cila) tatbikiyle veya tel tedavisine hazırlanan bir ağzın genel koruyucu paketiyle eşzamanlı, bütünleşik olarak başarıyla kurgulanabilmektedir.

Pedodontide zaman tasarrufu ve çocuğun koltuktaki klinik dayanıklılığının verimli kullanılması esastır. Bir çocuk tedavi amacıyla kliniğe geldiğinde, uyuşturularak yapılan bir dolgu veya süt dişi çekiminden hemen sonra (aynı seansta), henüz yeni sürmüş ve sağlıklı olan daimi azı dişlerine hızlıca fissür örtücü uygulanabilir. Böylece hasta, ayrı bir gün yeniden tedavi randevusuna çağrılmadan ağız florasındaki tüm medikal rehabilitasyonu tek günde almış olur.

Ayrıca bu işlem, flor vernik uygulamalarıyla en yakın takım arkadaşıdır. Hekim önce arka dişlerin derin oluklarını reçineyle (fissür örtücüyle) tıkar, ardından dişlerin ön, arka ve yan yüzeylerindeki narin mineleri güçlendirmek için flor verniği sürerek komple bir biyolojik kalkan oluşturur. Her iki işlemin birbirini desteklediği bu karma protokoller, çocukluk çağı çürük oranını asgari seviyelere indiren altın standartlardır.

Fissür Örtücü Uygulamasında Kişiye Özel Değerlendirme Nasıl Yapılır?

Kişiye özel tasarım; hastanın diş anatomisindeki fissürlerin (girintilerin) milimetrik derinliğine, minenin renk/yapı yoğunluğuna, çocuğun beslenme (şeker tüketim) sıklığına ve tükürük yapısının asit nötralizasyon kapasitesine bakılarak, hangi dişe hangi tür koruyucunun seçileceğinin bireysel olarak programlanmasıdır.

Her insanın diş morfolojisi farklı karakterdedir. Kimi çocukların azı dişlerindeki tepe ve çukurlar (tüberkül ve fissürler) çok yassı ve sığ bir forma sahipken, kimisinde adeta bir iğnenin ucu girecek kadar ince, dar ve uzun (V harfi şeklinde) anatomik yapılar bulunur. Hekim sığ yapılı bir dişe bu uygulamayı yapmaya lüzum görmeyebilirken, çok dar kanyonlu olan dişte bunu medikal bir zorunluluk olarak işaretler.

İzmir Avrupadent süreçlerinde, işlemin ne şekilde yönlendirileceğine çocuğun “çürük riski” de karar verir. Eğer çocuğun diyetinde yapışkan karbonhidratlar yoğunsa, sadece azı dişlerinin değil bazen küçük azı dişlerinin de bu malzeme ile örtülmesi planlamaya dahil edilir. Ayrıca dişin bir miktar tükürük veya sıvı ile temas etme riskinin bulunduğu hiperaktif (izolasyonun zor olduğu) çocuklarda, neme daha toleranslı olan cam iyonomer bazlı örtücü materyaller seçilerek klinik süreç tamamen çocuğun davranış modeline göre uyarlanır.

Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması hakkında sıkça sorulan sorular ve cevapları

Sadece çürük riski yüksek olan çocuklara mı Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması önerilir?

Hem çürüğe yatkınlığı olan çocuklara hem de ağzında hiç çürük olmayan çocuklara diş sağlıklarını güvence altına almak için ayrım yapılmaksızın önerilen rutin bir işlemdir.

Fırçalamaya rağmen sürekli yeni çürük oluşan ağızlarda Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması bir gereklilik midir?

Tükürük yapısının asidik olması veya mine zayıflığı sebebiyle hızlı çürüyen ağızlarda, diğer sağlam dişleri koruma altına almak için bu işlem tıbbi bir gerekliliktir.

Cerrahi korkusu olan çocuklarda Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması tamamen sızısız ve rahat bir şekilde atlatılır mı?

İğne, kesim, çekim veya kanama içeren hiçbir adım barındırmadığı için, diş hekimi korkusu olan çocuklarda bile sıfır sızıyla en rahat atlatılan tedavidir.

İşlemi takip eden ilk saatlerde dişte herhangi bir sızlama veya ağrı olması Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması sonrası olağan mıdır?

Dişte hiçbir kesim, aşındırma veya sinir uyarımı yapılmadığı için işlem sonrası sızlama, ağrı veya diş etinde şişlik yaşanması kesinlikle beklenen bir durum değildir.

Işıkla tamamen dondurulduğu için Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması sonrası çocuğun klinikten çıkar çıkmaz beslenmesinde sakınca yok mudur?

Sıvı materyal kemik sertliğine saniyeler içinde ulaştığından dişte çökmeye yol açmaz; işlem bitiminde bekleme süresi olmaksızın çiğneme fonksiyonuna güvenle geçilir.

Avrupadent İzmir şubelerinde Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması randevuları hastanın iletişime geçmesinin ardından hızla planlanır mı?

Kurumsal iletişim hatlarımızdan bize ulaştığınızda, çocuğunuzun koruyucu hekimlik endişeleri dinlenerek vakit kaybetmeden en yakın pedodonti uzmanı takvimine randevunuz titizlikle oluşturulur.

Çürük başlamış ve kaviteleşmiş (oyulmuş) bir dişe Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması yapılabilir mi?

Dişte gözle görülür siyah bir çürük oyuğu (kavite) oluşmuşsa artık koruyucu aşı yapılamaz; o çürüğün temizlenip standart diş dolgusu yapılması tıbben zorunludur.

Çiğneme yüzeyinde eski bir küçük dolgusu olan dişe Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması planlanır mı?

Eğer dolgu sadece bir oluktaysa ve dişin diğer derin olukları hala sağlamsa, kalan sağlam kısımların çürümesini engellemek için o bölgelere örtücü uygulanabilir.

Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması malzemesi diş yüzeyindeki girintilere nasıl sürülür?

Şırınga benzeri tüplerin ucundaki çok ince uçlu fırçalarla, akışkan materyal sadece dişin o dar hendeklerine nokta nokta sıkılarak sızdırılır.

Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması bittikten hemen sonra dudakta veya dilde herhangi bir uyuşukluk hissi oluşur mu?

Uyuşturucu iğne kullanılmadığı için çocuk koltuktan kalktığı saniye dudak, dil ve yanaklarında hiçbir uyuşukluk hissi yaşamadan normal rutinine anında döner.

Sakız, lokum veya karamel gibi çok yapışkan gıdalar Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması materyalini zamanla yerinden sökebilir mi?

Çiğnerken dişe güçlüce tutunan esnek yapışkan şekerlemeler sürekli vakum etkisi yaratacağından, zaman içinde bu ince koruyucu tabakanın yerinden kopmasına neden olabilirler.

Merkezi ulaşım hatlarına yakınlığı sayesinde Avrupadent İzmir şubelerine Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması kontrolleri için geliş gidiş pratik midir?

İzmir içindeki ana ulaşım yollarına ve raylı sistemlere oldukça yakın olan tüm klinik merkezlerimiz, kısa süren koruyucu hekimlik randevularınıza trafik stresi yaşamadan rahatlıkla ulaşmanızı destekler.

Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması diş hekimliğinin hangi uzmanlık alanınca daha sık planlanır?

Dişlerin sürme gelişimini takip eden ve çürükleri önleyen Çocuk Diş Hekimliği (Pedodonti) uzmanlık birimi tarafından en sık başvurulan koruyucu prosedürdür.

Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması için kliniğe gelirken çocuğun tok karnına olması tavsiye edilir mi?

İşlem sonrasında bir süreliğine yeme içme kısıtlanabileceğinden ve çocuğun koltukta kan şekeri düşmeden huzurlu oturması için tok gelinmesi önerilir.

Akışkan yapısı sayesinde Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması malzemesi dişin en dar girintilerine (fissürlere) nüfuz eder mi?

Suya yakın çok akışkan (flowable) yapısı sayesinde, fırça kıllarının bile giremediği gözle görünmeyen mikro derinliklere kadar inerek boşlukları tamamen tıkar.

İlk günlerde çiğneme sırasında dişte hafif bir yükseklik hissi yaşanması Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması adaptasyonunda normal midir?

Oluklar dolguyla düzleştiği için çiğneme yüzeyinin silueti mikroskobik olarak değişir; dilin ve karşıt dişin bu yeni düzlüğe alışması sırasındaki hafif farklılık hissi doğaldır.

Fındık, fıstık gibi çok sert ve kabuklu yemişleri dişlerle kırmak Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması yapılmış bölgelerde kopma riski yaratır mı?

Doğal mineyi bile çatlatabilecek devasa ezici kuvvete sahip bu sert kabukları dişle açmaya çalışmak, koruyucu ince reçineyi ezip anında kırabileceğinden kesinlikle yapılmamalıdır.

Çevre ilçelerden Avrupadent İzmir’e gelen misafirler için muayene ve Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması aynı gün birleştirilebilir mi?

Ulaşım için harcanan zaman göz önüne alınarak; hekim muayenesi, teşhis ve dişlerin temizlenip aşılanması adımları pratik şekilde aynı seans içerisine toparlanarak süreç tamamlanır.

Hekim klinik muayenesinde Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması kararı verirken dişin nesini inceler?

Dişin çiğneme yüzeyindeki olukların derinliğini, fırçanın o oluklara girip giremediğini ve minede aktif bir çürük başlangıcı olup olmadığını aletlerle inceler.

İşlemden önce diş yüzeyindeki plakların temizlenmesi Fissür Örtücü (Aşı) Uygulaması için neden şarttır?

Akışkan maddenin dişin mikroskobik gözeneklerine tam olarak tutunabilmesi için diş yüzeyinde tükürük veya gıda film tabakası olmaması kesinlikle şarttır.

Diğer Tedavilerimiz