İzmir'de 19 diş kliniği şubemizle hizmetinizdeyiz.

Bizi ulaşın.

Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji)

Klinik odasında hasta yakın planda görülüyor; diş hekimi eldivenli eliyle hastanın ağzını nazikçe açarak muayene yapıyor
Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) için İzmir'de 20 kliniğimiz bulunmaktadır.
Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) Tedavisi için konu başlıkları

Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) Nedir?

Diş eti tedavileri (periodontoloji); dişleri çevreleyen pembe mukoza dokusunu, kök yüzeylerini çene kemiğine bağlayan periodontal lifleri ve dişi destekleyen alveolar kemik yapısını inceleyen, bu dokularda meydana gelen iltihabi rahatsızlıkların klinik olarak iyileştirilmesini amaçlayan diş hekimliği disiplinidir.

Ağız yapısında dişlerin sağlıklı bir biçimde fonksiyon görebilmesi, onları destekleyen altyapının durumuna bağlıdır. Çürüğü bulunmayan bir diş bile, etrafındaki kemik ve lif destekleri iltihabi reaksiyonlar sonucunda eridiğinde zamanla ağızdaki varlığını yitirebilir. Periodontoloji, yüzeyde görünen sorunlardan ziyade dokunun altındaki bu temel yapı taşlarının biyolojik sağlığını korumaya odaklanır. Tedavilerin ana hedefi, mikrobiyal plakların dokularda yarattığı yıkımın ilerlemesini kontrol altına alarak, dişin ağızda kalma süresini uzatmaktır.

İzmir lokasyonunda hizmet sunan Avrupadent kliniklerinde periodontoloji süreçleri, bireyin bağışıklık yanıtı ve ağız hijyeni alışkanlıkları göz önüne alınarak kişiye özel bir takvimle planlanmaktadır. Dokulardaki iltihabın arındırılması, klinik ortamda uygulanan medikal donanımlar ve hastanın evdeki günlük temizlik pratiğinin birleşmesiyle sürdürülür. Bu sayede çiğneme, konuşma ve görsel bütünlük fonksiyonları biyolojik bir zemin üzerinde inşa edilir.

Periodontoloji Hangi Diş Eti Hastalıklarıyla İlgilenir?

Periodontolojinin ilgilendiği hastalıklar; diş etinin yüzeysel iltihaplanması (gingivitis), iltihabın derinleşerek çene kemiğine ulaştığı yıkım tabloları (periodontitis), doku çekilmeleri ve kullanılan ilaçlara bağlı gelişen diş eti büyümeleridir (hiperplazi).

Hastalıklar genellikle hafif bir kızarıklıkla başlayıp, yıllar içerisinde daha derin dokulara ilerleme eğilimi gösterir. Klinik muayenelerde sıkça karşılaşılan ve müdahale planlanan rahatsızlıklar şu şekildedir:

Hastalık TablosuKlinik Gelişimi ve Etkisi
GingivitisKemik kaybı olmaksızın sadece yüzeydeki mukozanın kızarması, şişmesi ve fırçalarken kanama eğilimi göstermesi.
Periodontitisİltihabın diş kökleri boyunca derinleşerek çene kemiğinde erimeye yol açtığı ileri seviye periodontal hastalık.
Diş Eti ÇekilmesiDokunun kök ucuna doğru yer değiştirerek hassas kök yüzeylerinin ağız ortamına açılması durumu.
Doku BüyümeleriHormonal dalgalanmalar veya bazı sistemik ilaçların kullanımı sonucu diş etinin dişleri kaplayacak kadar büyümesi.

Diş Eti Hastalıkları Neden Oluşur?

Hastalıkların ana nedeni; yetersiz ağız bakımı sonucunda diş yüzeylerinde ve arayüzlerde biriken mikrobiyal dental plağın zamanla kalsifiye olarak diş taşına (tartara) dönüşmesi ve buradaki bakterilerin dokuyu tahriş etmesidir.

Tüketilen gıdaların artıkları ve tükürük yapısındaki bileşenler, bakterilerle birleşerek dişlerin üzerinde yapışkan, renksiz bir film tabakası oluşturur. Fırçalama ve diş ipi kullanımı eksik kaldığında, bu yumuşak tabaka tükürükteki minerallerin çökelmesiyle taşlaşır. Sert, gözenekli yapıya sahip olan diş taşları, daha fazla bakterinin o alanda yuvalanmasına ortam hazırlayarak sürekli bir iltihap kaynağı haline gelir. Vücudun bağışıklık sistemi bu bakterilere karşı yanıt oluşturduğunda, gelişen reaksiyon diş etlerinde yıkım başlatır.

Bakteriyel birikimin yanı sıra, hastalığın seyrini hızlandıran çeşitli hazırlayıcı faktörler bulunur. Tütün ürünleri tüketimi, bağışıklık hücrelerinin fonksiyonunu bozarak iyileşmeyi zorlaştırır. Kontrol altında olmayan diyabet (şeker) gibi sistemik hastalıklar, stres, yanlış beslenme alışkanlıkları ve aileden gelen genetik yatkınlık, periodontal problemlerin ilerleme hızını artırıcı etkiye sahiptir.

Diş Eti Hastalıklarının Belirtileri Nelerdir?

Belirgin işaretler; diş fırçalarken veya kendiliğinden oluşan kanamalar, dokuların açık pembe rengini yitirip mora veya koyu kırmızıya dönmesi, ağızda sürekli bir koku hissi ve dişlerin zamanla yer değiştirmesidir.

Birçok birey, ağrı oluşmadığı sürece ağız dokularındaki problemi fark etmeyebilir. Periodontal rahatsızlıklar erken evrelerinde sinsi bir ilerleyiş gösterir. Klinik gözlemlere göre kişileri hekim kontrolüne yönlendiren başlıca şikayetler şunlardır:

  • Fırçalama esnasında veya sert bir meyve ısırıldığında yiyecek üzerinde fark edilen kanama izleri.
  • Diş eti kenarlarının şişkin, parlak ve yumuşak (ödemli) bir görünüme bürünmesi.
  • Ağızda metalik bir tat oluşumu ve mekanik temizlikle geçmeyen halitosis (kötü koku).
  • İleri vakalarda dişler arasında siyah üçgen boşlukların açılması ve dişlerin yelpaze gibi birbirinden uzaklaşması.

Diş Eti Tedavileri Nasıl Planlanır?

Tedavi planlaması; hastalığın teşhisinin ardından, öncelikle cerrahi olmayan yüzey ve kök temizliklerinin uygulanması, dokuların verdiği iyileşme tepkisinin izlenmesi ve gerekli görülmesi halinde mikroskobik cerrahi adımlarına geçilmesi şeklinde evreler halinde yürütülür.

Avrupadent şubelerinde klinik prosedürler, “başlangıç fazı” ile start alır. Bu evrede diş üzerindeki ve diş eti çizgisinin hemen altındaki eklentiler ultrasonik aletlerle arındırılır. Bireye kendi ağız anatomisine uygun hijyen alışkanlıkları öğretilir. İltihap yükü hafifletildiğinde, dokunun büzüşüp sıkılaştığı görülür.

Başlangıç fazından birkaç hafta sonra yapılan yeniden değerlendirme seansında, ulaşılamayan derin ceplerin kalıp kalmadığı kontrol edilir. Eğer kemik içi erimelerin bulunduğu derin cep alanları (5 mm ve üzeri) hala mevcutsa, planlamanın ikinci evresine (cerrahi faza) geçilerek ilgili bölgeler görüş altında detaylı biçimde temizlenmek üzere programlanır.

Diş Eti Tedavileri Hangi Durumlarda Uygulanır?

Tedavinin uygulandığı durumlar; enfeksiyona bağlı kanama ve ödem tabloları, kök yüzeyi açıklığına bağlı sızlama problemleri, dişin kemik desteğini kaybederek sallanmaya başlaması ve estetik açıdan diş etlerinin asimetrik konumlanmasıdır.

Diş hekimliği pratiğinde restoratif işlemlerin başarılı olabilmesi için periodontal altyapının sağlığı gözetilir. Hastaların müdahale gerektiren tabloları geniş bir yelpazeyi kapsar. Yoğun diş taşı bulunan hastaların yanı sıra, ortodontik (tel) tedavi görecek kişilerin kemik ve doku yapısının güçlendirilmesinde de bu tedavilere başvurulur.

Estetik gereksinimler de önemli bir başvuru nedenidir. Gülümseme esnasında diş etinin yüze orantısız biçimde çok fazla görünmesi (diş eti gülüşü), dokuların yeniden şekillendirilerek diş boylarının açığa çıkarılmasını gerektiren, periodontal plastik işlemlerin planlandığı durumlar arasında sayılmaktadır.

Diş Eti Tedavisi Öncesinde Nasıl Bir Değerlendirme Yapılır?

Klinik değerlendirme; sadece ağız içiyle sınırlı kalmayan, bireyin sistemik sağlığını (şeker hastalığı, tansiyon vb.), kullandığı ilaçları ve tütün tüketim miktarlarını detaylıca analiz eden medikal bir sorgulama aşamasını içerir.

Ağız dokuları, vücudun genel dolaşım sistemiyle doğrudan bağlantılıdır. Örneğin, diyabetin klinik kontrolü sağlanmadığında ağızdaki küçük bir iltihap, kemik yıkımını çok hızlı bir şekilde tetikleyebilir. Hekim, tedavinin seyrini belirlemeden önce hastanın bu değerlerini göz önünde bulundurur ve gereken durumlarda hastanın tıp hekimiyle görüş alışverişi yapar.

Kullanılan ilaçlar (örneğin bağışıklık baskılayıcılar veya bazı tansiyon ilaçları), diş etlerinde kalınlaşma yan etkisi yaratabilir. Ayrıca kemik erimesi (osteoporoz) tedavisi gören veya kan sulandırıcı kullanan hastaların medikal verileri, işlemin zamanlaması ve uygulanacak enstrümanların seçimi açısından dikkatlice kayıt altına alınır.

Periodontal Muayene Nasıl Gerçekleştirilir?

Periodontal muayene süreci; dokuların renk ve kıvam açısından fiziksel olarak incelenmesi, periodontal sond (ölçüm aleti) ile diş çevresindeki olukların derinliğinin saptanması ve dişlerde sallanma (mobilite) olup olmadığının test edilmesiyle gerçekleştirilir.

Rutin bir çürük muayenesinden farklı olarak bu süreçte, dişin çevresindeki kemik duvarının hangi seviyede olduğuna odaklanılır. Hekim, diş ile diş eti arasına küt uçlu, milimetrik çentikleri bulunan ölçüm aletini nazikçe yerleştirir. Doğal ve fizyolojik kabul edilen derinlik 1-3 mm arasındadır. Derinliğin 4 mm ve üzerine çıktığı tespit edilen alanlar, patolojik “cep” oluşumunu ve kemik erimesini işaret eder.

Tüm bu ölçümler, 6 farklı noktadan alınarak hastanın periodontal haritasına işlenir. Sondlama sırasındaki kanama değerleri ve köklerin birleşim alanlarındaki (furkasyon) kemik yıkımları da tabloya eklenerek hastalığın şiddet tablosu objektif bir veriye dönüştürülür.

Diş Eti Tedavilerinde Hangi Yöntemler Kullanılır?

Hastalığın seviyesine ve uygulanacak alanın biyolojik dokusuna bağlı olarak değişen tıbbi metotlar, yüzey arındırmasından doku nakillerine kadar geniş bir spektrumu içerir:

  • Detartraj ve Polisaj: Diş sınırının hemen üzerindeki taşların ultrasonik aletlerle uzaklaştırılıp pürüzsüz yüzeyler elde edilmesi.
  • Kök Yüzeyi Düzleştirmesi (Küretaj): Lokal anestezi desteğiyle, diş eti ceplerinin içine girilerek köklere tutunmuş derin taşların kazınması işlemidir.
  • Flep Operasyonları: Derin kemik erimesi alanlarında dokunun hafifçe aralanarak doğrudan görüş altında iltihabın arındırılması ve temizlenen dokunun dikilmesidir.
  • Serbest / Bağ Dokusu Greftleri: Damak bölgesinden alınan doku parçalarının çekilme alanlarına aktarılarak incelmiş bölgelerin biyolojik kalınlığının artırılmasıdır.

Diş Eti Tedavisi Süreci Nasıl İlerler?

Süreç ilerleyişi; seanslar halinde programlanan klinik debridman (arındırma) işlemleri, yara alanlarının iyileşmesi için tanınan bekleme süreleri ve ihtiyaç halinde kurgulanan ileri seviye operasyonlarla kademeli olarak yönetilir.

Başlangıç tedavilerinde genellikle hastanın çenesi birkaç kadrana ayrılarak, hekimin belirleyeceği farklı günlerde randevular oluşturulur. İlgili bölge uyuşturularak derin temizlik işlemleri sağlanır. Hasta bu aşamalarda işlem bölgelerinin sağlığını koruyucu gargaralar kullanır.

Birkaç haftalık hücresel uyum sürecinin ardından dokular sıkılaşır ve renkleri doğal pembeye döner. Bu fazda hastalık tablosunun gerilediği teyit edilirse cerrahi bir protokole gerek duyulmadan koruma randevularına (idame fazına) geçilir. Ancak yıkımın kontrol altına alınamadığı spesifik bölgeler kalmışsa, süreç periodontal ameliyatlarla desteklenerek tedavinin etkinliği artırılır.

Diş Eti Tedavilerinde Kullanılan Tanı ve Görüntüleme Yöntemleri Nelerdir?

Tanı yöntemleri; klinik fiziksel incelemelerin radyolojik araçlarla desteklenmesi prensibine dayanarak panoramik röntgenler, lokal (periapikal) detay grafileri ve karmaşık kemik kraterlerinin tespitinde 3 boyutlu tomografik (CBCT) görüntülerden faydalanır.

Gözle yapılan muayeneler, hastalığın kemikte yarattığı hasarı ölçmede yeterli değildir. Dijital röntgenler sayesinde hekim, kemik seviyesinin kökün neresine kadar gerilediğini, erimenin yatay bir doğrultuda mı yoksa açılı (dikey) bir şekilde mi geliştiğini analiz eder. Bu veriler, o bölgeye kemik tozu (greft) yerleştirilip yerleştirilemeyeceğinin kararını şekillendirir.

Kemik içi iltihapların köklerin arasına girdiği (furkasyon defektleri) bölgelerde iki boyutlu röntgenler yanıltıcı olabilir. Böyle senaryolarda, alanın 360 derece izlenebildiği volumetrik tomografilere başvurularak müdahale stratejisinin detaylı anatomik haritası çıkarılır.

Diş Eti Tedavileri Kimler İçin Uygun Olabilir?

Uygulamaların uygunluğu; aktif iltihap belirtisi taşıyan (kanama, çekilme) çocuk veya yetişkin her yaş grubundan birey için, genel sağlık durumu lokal işlemlere müsaade ettiği müddetçe periodontal gereksinim olarak değerlendirilebilir.

Yaş sınırı söz konusu olmamakla birlikte, agresif periodontitis adı verilen hızlı seyirli yıkımlar genellikle genç yetişkinlerde, kronik periodontitis ise ileri yaş gruplarında daha sık görülmektedir. Hastanın tedaviye olan uyumu (kompliyans) süreç için kilit noktadır. Ağız bakımını değiştirmeyi reddeden hastalarda uygulanacak cerrahi yöntemler uzun dönemde olumsuz etkileyebileceğinden, klinik uygunluk sadece anatomik değil, davranışsal bir uyumla da belirlenir.

Sistemik sorunları olan bireylerde, kişinin tıp hekimi ile eşgüdümlü bir çalışma planı oluşturulur. İltihabın sistemik kan dolaşımına yayılması engellenerek hem diş eti sağlığı hem de hastanın genel yaşam kalitesi desteklenir.

Diş Eti Tedavisi Öncesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Tedavi öncesinde hastaların dikkat etmesi gerekenler; işlemler lokal anestezi ile yürütüleceğinden tok karnına gelinmesi, kullanılan medikal ilaçların bildirilmesi ve stresi artıran faktörlerin hekimle kurulan iletişimle minimize edilmesidir.

Operasyonlardan veya derin temizlik seanslarından önce bölgedeki mikrobiyal yükü hafifletmek adına, hastanın evdeki ağız bakımına (fırçalama) çok özen göstermesi beklenir. Yoğun kanamalı bir ağızda hekimin çalışma görüşü kısıtlanacağı için kişisel hijyen tedavinin başarı şansını artırır.

Kan pıhtılaşmasını etkileyen ilaçlar kullanılıyorsa, müdahalenin güvenliği açısından ilgili doktor tavsiyesiyle bu ilaçların işlem öncesi uygun şekilde düzenlenmesi büyük önem taşır.

Diş Eti Tedavisi Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Uygulama sonrasında özen gösterilecek durumlar; anestezi etkisi geçene kadar yemek yenmemesi, iyileşme evresindeki hassas dokulara sert fırça darbelerinden kaçınılması ve doku oksijenlenmesini bozan sigara tüketiminin sınırlandırılmasıdır.

Temizlik veya operasyon yapılan bölgelerde diş etleri birkaç gün hassas olabilir, ayrıca açığa çıkan kök yüzeylerinden dolayı soğuk uyaranlara karşı geçici sızlamalar (hassasiyet) yaşanabilir. Bu durum, iltihaptan arınan dokunun doğal bir biyolojik tepkisidir ve hekiminizin önereceği florürlü macunlarla kısa sürede yatışır.

Dikiş atılan cerrahi vakalarda o bölgenin fırçalanmaması, temizliğin yalnızca reçete edilen antiseptik (klorheksidin vb.) gargaralarla sağlanması gereklidir. Sıcak ve acı (baharatlı) yiyecekler yeni oluşan dokuyu irrite edebileceği için ilk günlerde ılık ve yumuşak diyet programları takip edilmelidir.

Diş Eti Tedavilerinde Ağız Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?

Günlük ağız bakımı rutini; iyileşme sonrasında diş etinden dişe doğru dairesel (modifiye) süpürme tekniğiyle günde iki kez fırçalama yapılmasını ve diş aralarında oluşan üçgen boşlukların (embrasürlerin) uygun boyuttaki arayüz fırçalarıyla bakterilerden arındırılmasını kapsamaktadır.

Tedavilerin kalıcılığı klinikten ziyade hastanın lavabosunda belirlenir. Diş fırçası kılları sadece geniş mine yüzeylerini temizler, ancak diş eti iltihabını başlatan bakteri kolonileri genellikle dişlerin birbirine temas ettiği yan yüzeylerde barınır. Eğer arayüz temizliği yapılmazsa hastalık nükseder.

Ödemli diş etleri tedavi edilip sağlıklı bir şekilde büzüldüğünde, diş aralarındaki boşluklar hafifçe daha belirginleşebilir. Bu yeni boşluklara uyumlu (ince veya kalın) arayüz fırçalarının düzenli kullanımı, hem çürük oluşumunu hem de periodontal ceplerin tekrar dolmasını yüksek oranda engeller.

Diş Eti Hastalıklarında Kontrol Muayenesi Neden Önemlidir?

Düzenli kontrollerin klinik önemi; “idame tedavisi” (koruyucu faz) olarak adlandırılan periyotlarda diş eti ceplerinin yeniden ölçülerek hastalığın tekrarlama (nüks) eğiliminin olup olmadığının saptanması ve küçük taş birikimlerinin kemiğe ulaşmadan profesyonelce temizlenmesidir.

Periodontitis tedavi edildiğinde dosya kapanmaz; tıpkı kronik bir sistemik rahatsızlık gibi hayat boyu takip gerektirir. Hasta fırçalamayı ihmal ettiğinde ya da sistemik dengesi bozulduğunda iltihap tekrar uyanabilir. Bireyin taşıdığı hastalık riskine göre 3, 4 veya 6 aylık periyotlarla takip randevuları planlanır.

Bu ziyaretlerde tüm dişlerin cepleri tekrar kontrol edilir. Sadece bir veya iki noktada lokal bir kanama tespiti yapılırsa, o bölgeye ufak bir ultrasonik temizlik veya lazer uygulamasıyla müdahale edilerek enfeksiyon hemen kontrol altına alınır. İdame fazına katılan hastalarda diş kayıplarının çok nadir olduğu yardımcı olabilir.

Diş Eti Tedavileri Diğer Diş Tedavileriyle Birlikte Planlanabilir mi?

Multidisipliner yaklaşımlar dahilinde; ortodontik tel tedavileri, implant uygulamaları ve gülüş estetiğini oluşturan zirkonyum/porselen restorasyonlar öncesinde, diş eti sağlığının tesis edilmesi ve doku formunun asimetrilerden arındırılması klinik olarak birlikte yürütülür.

Ağız yapısında uygulanacak her türlü protez veya cerrahi işlem sağlıklı bir temel gerektirir. Eğer bir hastaya estetik porselen lamina (yaprak porselen) yapılacaksa, ilk önce o diş etlerinin simetrik, kanamasız ve sağlıklı olması şartı aranır. İltihaplı ve şiş bir dokudan ölçü alındığında üretilecek olan porselen, doku iyileşip de büzüldükten sonra boşluklu kalacak ve estetiği bozacaktır.

Ortodontide ise durum mekanik olarak bağlantılıdır; kemik desteği erimiş (periodontitis olan) bir dişe ortodontik kuvvet uygulamak, o dişin çok hızlıca sallanıp düşmesine neden olur. Bu sebeple öncelikle iltihap arındırılır, diş desteklenir ve ardından tellere geçilir. Tüm bu disiplinler birbirini koruyacak şekilde koordine edilir.

Periodontoloji Tedavilerinde Kişiye Özel Planlama Nasıl Yapılır?

Kişiye özel tasarım ve planlama; hastanın diş eti dokusunun biyotipine (kalınlığına), bağışıklık sistemi yanıtlarına, yaşamsal risk faktörlerine (sigara/stres) ve hastalık ilerleme hızına (agresif/kronik) göre operasyon stratejilerinin ve ilaç protokollerinin bireye özgü modifiye edilmesidir.

Her insanın ağız anatomisi ve iyileşme potansiyeli farklıdır. Kalın diş eti yapısına (biyotipine) sahip bireylerde diş eti çekilmesi daha az görülürken ceplerin derinleşmesi yatkındır; ince diş eti yapısına sahip olanlarda ise fırçalama hataları hızlı çekilmelere yol açar. Hekiminiz bu yapısal farkı göz önüne alarak, ince dokularda mikrocerrahi (doku nakli) işlemleriyle alanı güçlendirme yolunu seçebilir.

Genetik yatkınlığı bulunan genç hastalarda, standart mekanik temizlik yeterli kalmayabilir; bu tablolar, doku analizleri yapıldıktan sonra sistemik antibiyotiklerle desteklenerek kontrol altına alınır. Sonuç olarak, hastalık ismi aynı olsa da hastanın anatomik imzasının tedavinin rotasını belirlediği bilimsel bir kurgu izlenir.

Diş Eti Sağlığını Korumak İçin Nelere Dikkat Edilmelidir?

Sağlığı idame ettirmenin kilit noktaları; bakteri plağını henüz taşlaşmadan günde iki kez yumuşak fırça hamleleriyle uzaklaştırmak, arayüz hijyen ürünlerini (diş ipi/ağız duşu) rutine dahil etmek ve sorun olsun ya da olmasın 6 aylık profesyonel muayeneleri aksatmamaktır.

Mekanik travma da bakteriler kadar zararlıdır. Aşındırıcı özellikteki sert diş fırçaları kullanmak ve dişlere kuvvetlice bastırarak yatay sürtmek, o narin pembe dokunun çekilmesine ve köklerin açığa çıkmasına neden olur. Fırça her zaman yumuşak/orta formda seçilmeli ve dairesel/süpürme hareketiyle nazikçe uygulanmalıdır.

Diyet alışkanlıklarında asidik içeceklerin ve şekerli gıdaların sınırlandırılması, plak oluşum hızını düşürür. Ayrıca tütün ürünlerinden uzak durmak, diş etini besleyen kılcal damarların oksijen taşıma kapasitesini artırarak doğal bir savunma kalkanı yaratır.

Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) hakkında sıkça sorulan sorular ve cevapları

İlerlemiş kemik erimesi durumları Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) pratiğinde nasıl adlandırılır?

İltihabın yumuşak dokuyu aşıp dişi tutan kemiği eritmeye başladığı kronik durumlara ileri derece hastalık (periodontitis) adı verilir.

Diş eti cebi kavramı Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) muayenesinde ne anlama gelir?

Hastalık nedeniyle dokunun dişten ayrılarak köke doğru oluşturduğu, içine bakterilerin yuvalandığı tehlikeli aralıklardır.

Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) kapsamında çene kemiğine kemik tozu (greft) eklenmesi mümkün müdür?

Operasyon sırasında kemiğin çok eridiği bölgelere doku dostu kemik tozları yerleştirilerek dişin çevresinin yeniden sert dokuyla dolması amaçlanır.

Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) uzmanı gerekli gördüğünde dişin çekilmesine karar verebilir mi?

Kemik kaybı kök ucunu aşmışsa ve diş hiçbir şekilde ağızda tutulamayacak kadar odak bir enfeksiyon kaynağıysa çekim kararı verilebilir.

Arayüz fırçaları Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) gören geniş boşluklarda nasıl kullanılır?

Çekilmiş diş etinin bıraktığı üçgen deliklere nazikçe girip çıkarak oradaki büyük gıda artıklarını iterek dışarı süpürür.

Tatildeyken acil durum geliştiğinde Avrupadent İzmir’de Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) desteği alınır mı?

Ege sahillerinde tatil yapan ve apse/şişlik şikayeti yaşayan tüm misafirlerimize bekletilmeden acil destek ve müdahale hizmeti sunulmaktadır.

Kemik erimesi Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) müdahalesi yapılmazsa diş kaybına yol açar mı?

Kemiğin erimesi durdurulmazsa dişi çenede tutan destek tamamen kaybolacağı için sağlam dişlerin dahi sallanarak düşmesi söz konusu olur.

Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) uzmanları ceplerin derinliğini nasıl ölçmektedir?

Üzerinde milimetrik çizgiler bulunan ince uçlu özel cetvellerle diş etinin altına hafifçe girilerek kemik kaybının seviyesi ölçülür.

Kemik tozu kullanımı Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) sürecinde eriyen kemiği destekler mi?

Vücut tarafından kendi kemiğine dönüştürülecek olan bu biyomateryaller, çene kemiği hacmini artırarak dişlerin sallanmasını durdurmaya yardım eder.

Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) bittikten sonra dişler hemen fırçalanmaya başlanabilir mi?

Yüzeyel temizliklerden sonra aynı gün fırçalamaya rutin şekilde devam edilmesi, plakların tekrar birikmemesi açısından çok önemlidir.

Ağız duşu cihazları Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) sonrası ev bakımında faydalı mıdır?

Diş aralarına ince basınçlı su sıkarak masaj etkisi yaratır ve derinlerde kalan artıkları söküp attığı için hekimlerce çok tavsiye edilir.

Avrupadent İzmir şubeleri arasında Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) hasta dosyası geçişi mümkün müdür?

Kurumsal dijital altyapımız sayesinde röntgenleriniz ve kayıtlarınız İzmir’deki tüm hekimlerimiz tarafından aynı sistem üzerinden kesintisiz görülebilmektedir.

Diş etinin köke doğru kayması durumu Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) içerisinde nasıl tanımlanır?

Kök yüzeyinin açığa çıkıp dişin uzun görünmesine neden olan bu duruma diş eti çekilmesi adı verilmektedir.

Derinleşmiş ceplerin altındaki iltihaplar Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) ile nasıl temizlenir?

Normal temizliğin ulaşamadığı kök yüzeylerine ince el aletleriyle girilerek derinlerdeki hastalıklı dokular dikkatlice kazınır.

Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) cerrahisi sonrası dikiş atılması standart bir uygulama mıdır?

Aralanan diş eti dokusunun kendi yerine sımsıkı oturması ve kanamanın kontrol altına alınması için ince dikişlerle kapatılması standarttır.

Cerrahi Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) yapıldıysa yara bölgesi fırçalanırken neye dikkat edilmelidir?

Dikiş olan kısımlara fırça değdirilmemeli; sadece ağzın diğer sağlam alanları fırçalanarak yara yeri gargaralarla korunmalıdır.

Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) sonrasında oluşan beyaz kabuksu tabaka iltihap mıdır?

Ağız içi ıslak olduğu için yara yerleri kuru kabuk bağlamaz; oluşan beyaz-sarımsı tabaka dokunun kendini iyileştirmek için örttüğü doğal zardır.

İzmir dışından Avrupadent’e Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) için gelenlerin süreci hızlı planlanır mı?

Dijital radyografilerinizin önden değerlendirilmesiyle, İzmir’e geldiğinizde tatil takviminize sığacak pratik tedavi rotaları önceden oluşturulur.

Diş eti hastalıkları tedavi edilmezse ne gibi sorunlara yol açar?

Tedavi edilmemiş diş eti hastalıkları, gingivitis ve periodontitis gibi, ciddi ağız sağlığı sorunlarına yol açabilir ve bu da dünya nüfusunun yaklaşık %10’unu etkileyen diş kaybına neden olabilir. Periodontitis, diş kaybının başlıca nedenlerinden biridir ve 30 yaş ve üzeri yetişkinlerin yaklaşık %42’sinde bu durum görülmektedir. Ağız sağlığının ötesinde, tedavi edilmemiş diş eti hastalıkları kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve olumsuz gebelik sonuçları gibi sistemik hastalıklarla ilişkilidir. Örneğin şiddetli diş eti hastalığı dünya genelinde 1 milyar insanı etkiler ve kalp hastalığı ve inme risklerini artırabilir. Ayrıca diş eti hastalığı, kan şekerinin kontrolünü zorlaştırarak diyabeti kötüleştirebilir ve periodontal hastalığı olan gebelerde erken doğum riski daha yüksek olabilir. İyi ağız hijyeninin korunması ve zamanında diş hekimi desteği almak, bu komplikasyonları önlemek için çok önemlidir.

Çekilen diş eti kendi kendine uzamayacağı için Diş Eti Tedavileri (Periodontoloji) ile yerine getirilebilir mi?

Çekilen doku kendiliğinden büyümez; ancak hekimin uygun gördüğü vakalarda uygulanan mikro cerrahi doku eklemeleriyle kapatılabilir.

Diğer Tedavilerimiz