İzmir'de 19 diş kliniği şubemizle hizmetinizdeyiz.

Sizi arayalım.

İmplant Yaptırmak İçin Dişlerin Tamamen Çekilmiş Olması Gerekir mi?

İçindekiler

İmplant Yaptırmak İçin Dişlerin Tamamen Çekilmiş Olması Gerekir mi?

İmplant yaptırmak için dişlerin tamamen çekilmiş olması kesinlikle gerekmez; bu tedavi yöntemi tek bir diş eksikliğinde, kısmi (bölgesel) diş kayıplarında veya tam dişsizlik durumlarında mevcut boşlukları doldurmak amacıyla uygulanabilir. Modern diş hekimliğinin en temel prensibi, ağızdaki sağlıklı doğal dişleri korumaktır. Çene kemiğine yerleştirilen medikal titanyum kökler, sadece kaybedilmiş dişlerin yerini almak üzere planlanır ve ağızda kalan sağlıklı doğal dişlere herhangi bir zarar vermeden onlarla uyum içinde çalışacak şekilde tasarlanır.

Toplum arasında yaygın olan “implant sadece hiç dişi olmayanlara yapılır” veya “bu tedavi için tüm dişlerin çekilmesi gerekir” gibi düşünceler, tıbbi gerçekliği yansıtmayan yanlış bilgilerdir. Aksine, sağlıklı doğal bir dişin yerini hiçbir yapay materyal tam anlamıyla tutamaz. Bu nedenle diş hekimleri, tedavi edilebilecek durumdaki her bir dişi dolgu, kanal tedavisi veya diş eti operasyonlarıyla ağızda tutmak için çaba gösterirler. Çekim kararı, ancak doku kaybının geri döndürülemez olduğu tıbbi zorunluluk hallerinde alınır. İmplant tedavisi, mevcut boşlukları kapatarak geride kalan sağlıklı dişlerin sağlığını koruyan destekleyici bir medikal prosedürdür.

İzmir’de Tek Diş Eksikliğinde İmplant Tedavisi Nasıl Uygulanır?

İzmir’de tek diş eksikliğinde implant tedavisi; sadece dişin kaybedildiği boşluğa denk gelen çene kemiğine milimetrik ölçümlerle bir adet titanyum gövdenin yerleştirilmesi ve kemik iyileşmesi tamamlandıktan sonra bu gövde üzerine bağımsız bir porselen veya zirkonyum kuron takılmasıyla uygulanır. Bu yöntem sayesinde boşluğun önündeki ve arkasındaki sağlıklı komşu dişlere hiçbir müdahale (kesim veya küçültme) yapılmaz.

Geçmiş yıllarda tek bir diş kaybedildiğinde, o boşluğu doldurmanın en yaygın yolu komşu iki sağlıklı dişin mine dokusunu tıraşlayarak küçültmek ve üçlü bir köprü protezi yapmaktı. Oysa güncel ve koruyucu diş hekimliği yaklaşımlarında, sağlam dokuya dokunmamak esastır. İzmir bölgesindeki kliniklerde yürütülen uygulamalarda, eksik olan bölgeye yerleştirilen yapay kök, üzerine gelen çiğneme kuvvetini doğrudan altındaki çene kemiğine iletir. Bu fizyolojik iletim, boşluk altındaki kemiğin erimesini (rezorpsiyonu) yavaşlatır ve çevre dokuların formunu korur.

Tek Diş Eksikliğinde Tedavi Yöntemlerinin Karşılaştırması
Değerlendirme KriteriGeleneksel Porselen KöprüTitanyum Destekli Tek Diş (İmplant)
Doğal Dişlerin KorunmasıKomşu dişler küçültülerek destek ayağı olarak kullanılır.Komşu dişlere dokunulmaz, anatomik yapıları tamamen korunur.
Çene Kemiğine EtkisiBoşluğun altındaki kemik uyarılmadığı için zamanla erir.Çiğneme basıncı kemiğe iletilerek hücresel kemik hacmi desteklenir.
Hijyen ve TemizlikKöprü altını temizlemek için özel iplerle ekstra çaba gerekir.Doğal dişler gibi klasik diş ipi ve fırçalamayla kolayca temizlenir.

Sağlam Dişler Çekilmeden İmplant Yapılması Mümkün müdür?

Sağlam dişler çekilmeden implant yapılması sadece mümkün değil, aynı zamanda tıbbi bir zorunluluktur; çünkü medikal prosedürlerin temel amacı patolojik (hastalıklı) olmayan dokuları koruyarak eksik olan kısımları tamamlamaktır. Ağzınızda ne kadar sağlıklı doğal diş varsa, uygulanacak yapay kökler bu dişlerin oluşturduğu anatomik rehberlikten faydalanarak çok daha dengeli ve sağlıklı bir çiğneme sistemi yaratır.

Diş hekimliği etiği gereği, hiçbir sağlam diş daha estetik veya kolay bir protez yapabilmek adına feda edilemez. Doğal dişin kökünü çene kemiğine bağlayan periodontal ligament adı verilen esnek doku, insanoğlunun sahip olduğu mükemmel bir amortisör sistemidir. Bu sistem, çiğneme kuvvetlerini algılar ve beyni uyarır. Doğal dişleri korumak, çenenin bu biyolojik algılama yeteneğini korumak demektir. Hekimler, ağızdaki dişleri detaylıca muayene eder ve çürük veya diş eti hastalığı bulunmayan dişleri tedavi planlamasında ana taşıyıcı veya koruyucu sütunlar olarak tutarlar.

Çoklu Diş Kayıplarında Ağızdaki Doğal Dişler Nasıl Korunur?

Çoklu diş kayıplarında ağızdaki doğal dişler, yan yana eksik olan dişlerin oluşturduğu boşluklara yerleştirilen titanyum taşıyıcılar üzerine sabit köprüler yapılması ve bu köprülerin doğal dişlerden tamamen bağımsız çalışması sağlanarak korunur. Doğal dişler kendi işlevlerine devam ederken, dişsiz bölgelerdeki yapay kökler diğer çiğneme yüklerini karşılayarak doğal dişlerin üzerine aşırı baskı binmesini engeller.

Ağzın bir bölgesinde veya her iki tarafında arka azı dişleri kaybedildiğinde (bölümlü dişsizlik), kişi yemek yerken tüm çiğneme kuvvetini ön dişlere veya tek taraftaki kalan dişlere yüklemek zorunda kalır. Bu dengesiz yük dağılımı, zamanla sağlıklı dişlerin aşınmasına, sallanmasına ve çene ekleminde rahatsızlıklara neden olur. Eksik bölgelere uygulanan lokal tedaviler, bu dengesizliği ortadan kaldırarak kuvveti tüm çeneye eşit yayar. Böylece sadece dişsiz bölgeler doldurulmuş olmaz, aynı zamanda ağızda kalan diğer sağlıklı dişlerin ömrü mekanik aşınmalardan korunarak uzatılmış olur.

Hangi Durumlarda Kalan Dişlerin Çekimi Tıbbi Olarak Gerekli Görülür?

Kalan dişlerin çekimi; dişin kök ucunda tedavi edilemeyen kronik kistler bulunması, diş eti hastalığı (ilerlemiş periodontitis) nedeniyle kemik desteğinin tamamen eriyip dişin geri döndürülemez şekilde sallanması veya dişin kök seviyesinin altında, restorasyon yapılamayacak kadar derin çürük ya da kırıklar içermesi durumlarında tıbbi olarak gerekli görülür.

Koruyucu hekimlik yaklaşımları her zaman dişi kurtarmaya odaklansa da, bazı klinik tablolar dişin ağızda tutulmasını zararlı hale getirir. Örneğin, şiddetli bir diş eti enfeksiyonu olan ve çene kemiğini eriten bir diş inatla ağızda tutulmaya çalışılırsa, o enfeksiyon komşu sağlam dişlerin kemiğine de sıçrar. Ayrıca ileride o bölgeye uygulanacak medikal titanyum yapının yerleştirilebileceği sağlıklı bir kemik hacmi kalmaz. Bu gibi enfeksiyon odakları, tüm sistemin sağlığını tehdit ettiği için hekimin nesnel radyolojik değerlendirmesi sonucunda çekim kararına konu olurlar.

  • İleri Derece Mobilite (Sallanma): Kemik desteğini yitirmiş ve çiğneme fonksiyonu göremeyen dişler.
  • Derin Kök Kırıkları: Travma sonucu kök boyunca dikey olarak çatlamış veya kırılmış dişler.
  • Kronik Odak Enfeksiyonları: Kanal tedavisi ve apikal cerrahi (kök ucu ameliyatı) ile iyileşmeyen inatçı apseler.
  • Yetersiz Kron-Kök Oranı: Çürük temizlendiğinde üzerine dolgu veya kaplama yapılabilecek yeterli diş dokusunun kalmaması.

Doğal Dişler İle Titanyum Kökler Aynı Çenede Birlikte Nasıl Fonksiyon Görür?

Doğal dişler ile titanyum kökler, çene kemiğinde bir arada bulunduklarında çiğneme kuvvetlerini farklı biyomekanik yollarla karşılayarak birlikte fonksiyon görürler. Doğal dişler esnek bağ dokuları (periodontal lifler) sayesinde mikro düzeyde esneyerek kuvveti emerken, titanyum materyaller kemiğe doğrudan rijit (sabit) şekilde bağlandıkları için esnemezler; bu mekanik farklılık, hekimin yapacağı hassas kapanış (oklüzyon) uyumlamaları ile dengelenir.

Bu biyomekanik ayrım, diş hekimliğinin en ince hesap gerektiren konularından biridir. Bir yanda ısırma kuvveti geldiğinde hafifçe çökebilen doğal bir diş, diğer yanda kemikle bütünleştiği için milim oynamayan yapay bir kök vardır. Eğer aynı köprü protezi, bir ayağı doğal dişe, diğer ayağı titanyum köke gelecek şekilde bağlanırsa, aradaki bu esneklik farkı zamanla mekanik problemlere (yapıştırıcının çözünmesi veya doğal dişin zarar görmesi) yol açabilir. Bu nedenle modern tıbbi yaklaşımlarda doğal dişler kendi aralarında, titanyum gövdeler kendi aralarında köprülerle bağlanır ve her sistem kendi biyolojik kurallarına göre ayrı ayrı fonksiyon görür.

Diş Çekimi ve İmplant Yerleştirme İşlemi Aynı Gün Yapılabilir mi?

Diş çekimi ve implant yerleştirme işlemi; çekilen dişin kökünde aktif bir cerahat veya iltihap bulunmadığı, kemiğin dış duvarlarının çekim sırasında zarar görmediği ve yerleştirilen titanyum materyalin ilgili yuvada yüksek bir ilk tutunma (primer stabilite) kuvvetine ulaştığı uygun anatomik koşullarda aynı gün (immediate tedavi) yapılabilir.

Aynı gün yerleştirme protokolü, hastanın tedavi süresini ciddi şekilde kısaltan ve diş çekim boşluğundaki kemik erimesini minimuma indiren güncel bir yöntemdir. Özellikle ön bölge diş kayıplarında, dudak tarafındaki kemik çok ince olduğu için dişin çekilip kemiğin iyileşmesini beklemek o ince kemiğin erimesine yol açabilir. Hekim, dişi atravmatik (hasar vermeden) bir şekilde çeker, yuvayı özel medikal solüsyonlarla temizler ve yapay kökü doğru açıyla konumlandırır. Etrafında kalan ufak boşluklar biyouyumlu kemik tozları (greftler) ile doldurularak doku iyileşmesi desteklenir. Ancak bu yöntemin uygulanabilmesi tamamen klinik muayene sırasındaki bulgulara bağlıdır.

Aynı Gün Yerleştirme (Immediate) İşleminin Tıbbi Şartları
Tıbbi KriterAçıklama ve Önemi
Enfeksiyonsuz OrtamKök ucunda granülasyon dokusu (iltihap) bulunmamalıdır, aksi takdirde yeni materyalin etrafı enfekte olur.
Kemik BütünlüğüÇekim sırasında dişi çevreleyen dış ve iç kemik duvarları kırılmadan korunmuş olmalıdır.
Kök Apikali Kemik MiktarıÇekilen kökün bittiği yerin daha derininde, materyalin tutunabileceği en az 3-4 mm sağlam kemik bulunmalıdır.

Ağızda Kalan Doğal Dişlerin İmplantoloji Sürecine Etkisi Nedir?

Ağızda kalan sağlıklı doğal dişlerin İmplantoloji sürecine etkisi; dikey çene kapanış yüksekliğini (yüz boyutunu) koruyarak hekime anatomik bir rehberlik sağlaması, protez yapım aşamasında diş rengi ve formu seçimi için doğal bir referans oluşturması ve iyileşme sürecinde hastanın çiğneme fonksiyonunu kesintisiz devam ettirebilmesine olanak tanıması açısından son derece olumludur.

Tamamen dişsiz bir çenede tedavi planlarken hekim, hastanın yıllar önce kaybettiği çene yüksekliğini, burun ile çene ucu mesafesini ve diş formunu eski fotoğraflardan veya ortalama anatomik ölçülerden yola çıkarak yeniden kurgulamak zorundadır. Ancak ağızda temas halinde olan birkaç doğal diş bile kalsa, bu dişler kapanış (oklüzyon) ilişkisinin doğal şifrelerini barındırır. Yeni yapılacak olan porselen protezler, ağızdaki bu sağlıklı dişlerin seviyesine ve rengine uygun olarak dizayn edilir. Kısacası kalan dişler, tıbbi sürecin mimarisini belirleyen en güvenilir doğal kılavuzlardır.

Tam Dişsizlik (Tüm Dişlerin Çekilmesi) Durumunda Tedavi Planlaması Nasıl Değişir?

Tam dişsizlik durumunda tedavi planlaması; bireyin çene kemiğine eksik olan her diş için ayrı bir kök yerleştirmek yerine, biyomekanik kuvvet dağılımı hesaplanarak üst ve alt çeneye belirli açılarla yerleştirilen stratejik taşıyıcı gövdelerin (genellikle çene başına 4, 6 veya 8 adet) kullanılması ve bu sistemlerin üzerine tüm diş dizilimini kapsayan sabit veya hareketli protezlerin (All-on konseptleri vb.) inşa edilmesi şeklinde değişir.

Eğer hasta yıllar içinde tüm dişlerini kaybetmişse veya ağızdaki tüm dişler kurtarılamayacak kadar hastalıklıysa, diş hekimliği cerrahisinde daha geniş kapsamlı bir planlama devreye girer. Bu gibi tam dişsiz (edentül) vakalarda, kemik erimesi genellikle daha ileri boyuttadır ve yüz dokularında çökmeler (dudak ve yanak desteği kaybı) gözlemlenir. Tedavi sadece dişleri değil, kaybolan çevre dokuların estetiğini de geri kazandırmayı hedefler. Kemik hacmi yeterliyse sabit porselen köprüler; ileri kemik kaybı varsa pembe akrilik desteğine sahip hareketli (overdenture) protezler tasarlanır. Bu geniş çaplı planlamalar, hastanın yaşından ziyade kemik yapısına, sistemik sağlığına ve dudak profilinin analizine dayanır.

Çene Kemiği Analizi Diş Çekimi Kararını Nasıl Şekillendirir?

Çene kemiği analizi; dişin etrafındaki enfeksiyonun ne kadar ilerlediğini ve komşu sağlam kemiği ne oranda erittiğini göstererek, “dişi biraz daha ağızda tutmaya çalışmanın” ileride yapılacak tedaviler için gerekli olan kemik zeminini tamamen yok edip etmeyeceğini ortaya koyar ve dişin çekilip çekilmemesi gerektiği yönündeki tıbbi kararı doğrudan şekillendirir.

Bazen hastalar sallanan veya kronik apsesi olan dişlerini son ana kadar ağızlarında tutmak isterler. Ancak diş hekimi, üç boyutlu dental tomografi (CBCT) ile çeneyi incelediğinde farklı bir tablo görebilir. Eğer hastalıklı diş, etrafındaki kemiği her geçen ay bir milimetre daha eritiyorsa, o diş çekilmediği takdirde birkaç ay sonra yerine yapay kök yerleştirilebilecek hiçbir sağlıklı kemik kalmayabilir. Bu durumda hekim, dişi çekerek enfeksiyonu durdurmayı ve o bölgedeki kemiği biyouyumlu greftlerle doldurarak korumayı önerir. Tıbbi teşhis sürecinde temel amaç, anlık bir diş kurtarma çabasının uzun vadeli çene sağlığına onarılamaz zararlar vermesini engellemektir.

  • Enfeksiyon Sınırı: Apsenin, diş kökü sınırlarını aşıp sinir kanalına veya sinüs boşluğuna yaklaşıp yaklaşmadığı incelenir.
  • Yatay ve Dikey Erime Oranı: Hastalıklı dişin etrafındaki kemik desteğinin yüzde kaç oranında kaybedildiği ölçülür.
  • Komşu Dişlere Risk: Sorunlu dişin yarattığı kemik yıkımının, hemen yanındaki sağlıklı dişlerin köklerini riske atıp atmadığı değerlendirilir.

Avrupadent İzmir Kliniklerinde Diş Koruyucu Yaklaşım Nasıl Sağlanır?

Avrupadent İzmir kliniklerinde diş koruyucu (konservatif) yaklaşım; 2026 sağlık mevzuatı standartlarına tam uyumlu teşhis protokolleriyle her bir dişin kanal tedavisi, dolgu veya periodontal (diş eti) cerrahiler ile kurtarılma ihtimalinin multidisipliner bir uzman kadrosu tarafından detaylıca değerlendirilmesi ve sadece tüm medikal tedavi seçenekleri tükendiğinde dişin çekimine karar verilmesiyle sağlanır.

Bu klinik yaklaşımın felsefesi, mevcut doğal yapıyı maksimum düzeyde korumak üzerine kuruludur. İzmir’de yürütülen tıbbi değerlendirme süreçlerinde hasta, detaylı röntgen analizleri üzerinden kendi ağız tablosu hakkında bilgilendirilir. Eğer bir diş kurtarılabilecek durumdaysa, o dişin ömrünü uzatmak için gerekli olan tedavi alternatifleri (örneğin mikroskop altında yenilenen kanal tedavileri veya diş eti operasyonları) hastaya sunulur. Sağlam bir dişin veya tedaviyle iyileşecek bir dişin sırf protez planlamasına uyması için çekilmesi, modern diş hekimliği etiğine aykırıdır. Sürecin her adımı, şeffaf hasta onamına ve kanıta dayalı tıp kurallarına göre yürütülür.

Tedavi Sonrası Doğal Dişlerin ve Yeni Protezlerin Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?

Tedavi sonrası hem doğal dişlerin hem de titanyum kök destekli yeni protezlerin bakımı; günde en az iki kez yumuşak bir fırçayla mekanik temizlik yapılması, diş aralarındaki birikintiler için standart diş ipi ve arayüz fırçalarının düzenli kullanılması ve çevre diş etinin sağlığını korumak amacıyla hekim tarafından belirlenen 6 aylık periyodik muayenelere eksiksiz katılım gösterilmesiyle yapılmalıdır. Bütünsel ağız hijyeni, uygulanan İmplantoloji sürecinin uzun yıllar fonksiyonel kalmasını sağlayan en önemli koruyucu alışkanlıktır.

Ağzınızda kendi doğal dişleriniz ile yapay köklerin bir arada bulunması, hijyen sorumluluğunuzu daha da artırır. Porselen veya zirkonyum kaplamalar yapısal olarak çürümezler ancak bu protezlerin çene kemiğiyle birleştiği mukozal sınırlar (diş eti cebi), bakteri plağına karşı doğal dişlerden daha savunmasızdır. Doğal dişlerde enfeksiyon (periodontitis) nasıl kemik erimesine yol açıyorsa, yapay köklerin etrafındaki enfeksiyon da (peri-implantitis) aynı yıkıcı etkiye sahiptir. Bu nedenle fırçalama işlemi sadece dişlerin görünen beyaz yüzeylerine değil, diş ile diş etinin birleştiği kole sınırına yönelik (süpürme hareketiyle) yapılmalıdır. Özellikle köprü şeklindeki protezlerin alt kısımlarını temizlemek için süngerimsi kalın diş iplerinin (superfloss) veya basınçlı ağız duşlarının kullanılması, gıda artığı birikimini engelleyerek çevre dokuların sağlığını güvence altına alır.

Diğer Bloglar

İzmir’de implant tedavisi: neden Avrupadent?

İzmir’de İmplant Tedavisi Ağız anatomisinde meydana gelen doku kayıpları, insan fizyolojisinde çiğneme (mastikasyon), yutkunma (deglutisyon) ve çene kemiğinin hücresel yapısında çok yönlü değişimleri beraberinde getiren patolojik tablolardır. Diş eksikliklerinin telafi edilmesi adına modern tıp literatüründe başvurulan restorasyon yöntemlerinden biri, inorganik titanyum alaşımlı yapay köklerin çene kemiğine (alveoler kret) cerrahi protokollerle yerleştirilmesidir. İzmir’de implant tedavisi planlayan […]

İmplant tedavisi nasıl yapılır?

İmplant Tedavisi Nasıl Yapılır? İzmir Süreç Analizi ve Medikal Adımlar Ağız anatomisinde meydana gelen doku kayıpları, insan fizyolojisinde çiğneme (mastikasyon), yutkunma (deglutisyon) ve çene kemiğinin hücresel yapısında çok yönlü değişimleri beraberinde getiren patolojik tablolardır. Diş eksikliklerinin telafi edilmesi adına modern diş hekimliğinde sıklıkla başvurulan restorasyon yöntemlerinden biri, inorganik titanyum alaşımlı yapay köklerin çene kemiğine (alveoler […]

All On Six İmplant Tedavisinin Avantajları

All On Six İmplant Tedavisinin Avantajları Nelerdir? İzmir Tam Dişsizlik Tedavisi Ağız anatomisinde tüm dişlerin fizyolojik veya patolojik sebeplerle yitirildiği total edentülizm (tam dişsizlik) vakaları, insan organizmasında çiğneme (mastikasyon), yutkunma (deglutisyon) ve konuşma (fonasyon) fonksiyonlarını yapısal olarak değiştiren medikal bir tablodur. Dişsiz kretlerin restorasyonu amacıyla güncel tıp literatüründe sıklıkla başvurulan biyomekanik sistemlerin başında, çene kemiğinin […]

All On Four İmplant Tedavisinin Avantajları

All On Four İmplant Tedavisinin Avantajları Nelerdir? İzmir Eksik Diş Tedavisi Kapsamlı Analizi Ağız anatomisinde tüm dişlerin kaybedildiği total edentülizm (tam dişsizlik) vakaları, insan fizyolojisinde çiğneme, yutkunma (deglutisyon) ve konuşma (fonasyon) işlevlerini temelden değiştiren yapısal bir tablodur. Bu doku kayıplarının restore edilmesi adına modern diş hekimliğinde uygulanan protetik ve cerrahi sistemlerin başında, kemik mimarisindeki stratejik […]

All On Four İmplant Tedavisi Nedir?

All On Four İmplant Tedavisi Nedir? İzmir Tam Dişsizlik Tedavisi ve Süreç Analizi Ağız anatomisinde tüm dişlerin kaybedildiği total edentülizm (tam dişsizlik) vakaları, insan fizyolojisinde çiğneme, yutkunma ve konuşma (fonasyon) işlevlerini temelden değiştiren yapısal bir tablodur. Bu doku kayıplarının restore edilmesi adına modern diş hekimliğinde uygulanan protetik ve cerrahi sistemlerin başında, kemik mimarisindeki stratejik noktalara […]

İzmir Dışından ve Yurt Dışından Gelen Hastaların İmplant Tedavisi Nasıl İlerliyor?

İzmir Dışından ve Yurt Dışından Gelen Hastaların İmplant Tedavisi Nasıl İlerliyor? Ağız anatomisinde meydana gelen doku kayıplarının telafi edilmesi, yalnızca fizyolojik sınırları değil, aynı zamanda coğrafi mesafeleri de kapsayan geniş bir medikal lojistik planlamayı gerektirir. Biyouyumlu titanyum materyallerin çene kemiğine yerleştirilmesi prensibine dayanan implant diş uygulamaları, hücresel kaynaşma (osseointegrasyon) evresi nedeniyle belirli bir zaman çizelgesine […]

İzmir’de İmplant Tedavisi Nasıl Uygulanır?

İzmir’de İmplant Tedavisi Nasıl Uygulanır? Ağız anatomisinde meydana gelen doku kayıpları, insan fizyolojisinde çiğneme fonksiyonundan (mastikasyon) sindirim mekanizmasına ve çene kemiğinin hücresel yapısına kadar geniş çaplı hücresel değişimleri beraberinde getirir. Dişsiz boşlukların telafi edilmesi adına modern tıp literatüründe sıklıkla uygulanan biyolojik restorasyon yöntemlerinden biri, titanyum veya zirkonyum alaşımlı yapay köklerin çene kemiğine (alveoler kret) cerrahi […]

Tek Diş İmplant Tedavisi Yaptırırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Tek Diş İmplant Tedavisi Yaptırırken Nelere Dikkat Edilmeli? İzmir Süreç Analizi Ağız anatomisinde meydana gelen doku kayıpları, çiğneme mekaniğinden konuşma artikülasyonuna kadar birçok fizyolojik fonksiyonu doğrudan etkileyen klinik tablolardır. Tıp literatüründe, eksik diş boşluklarının telafisi amacıyla uygulanan inorganik restorasyon yöntemlerinden biri, titanyum alaşımlı yapay köklerin alveoler kemik dokusuna entegre edilmesidir. Uygulanacak bu cerrahi müdahalenin stabilitesi […]