İzmir'de 19 diş kliniği şubemizle hizmetinizdeyiz.

Sizi arayalım.

İleri Yaşta İmplant Tedavisi Öncesi Nelere Dikkat Edilir?

İçindekiler

İleri Yaşta İmplant Tedavisi Öncesi Nelere Dikkat Edilir?

İleri yaşta implant tedavisi öncesi; hastanın mevcut sistemik hastalıklarının durumu, düzenli kullanılan ilaçların yan etkileri, çene kemiğinin hücresel yoğunluğu ve genel ağız hijyeni alışkanlıkları detaylı bir şekilde değerlendirilmelidir. Yaşın ilerlemesiyle değişen kemik metabolizması ve doku iyileşme kapasitesi, bu tıbbi uygulamanın başarıyla sonuçlanabilmesi için cerrahi öncesinde multidisipliner bir sağlık taramasını zorunlu kılmaktadır.

Tıbbi literatürde yaş, tek başına diş hekimliği cerrahilerine engel teşkil eden bir faktör değildir. Asıl belirleyici olan unsur, hastanın kronolojik yaşından ziyade biyolojik yaşı ve genel sağlık profilidir. Bireylerin yaşam kalitesini artırmak ve beslenme fonksiyonlarını yeniden kazandırmak amacıyla uygulanan bu yöntemlerde, hazırlık evresi cerrahi aşamadan çok daha fazla önem taşır. İlerleyen yaşla birlikte vücudun travmalara verdiği yanıt yavaşlayabildiğinden, planlamanın her adımı objektif klinik bulgulara dayandırılmalıdır. Doğru bir tıbbi analiz, sürecin güvenliği için atılması gereken ilk ve en önemli adımdır.

İzmir’de İleri Yaş Bireyler İçin İlk Muayenede Neler İncelenir?

İzmir’de ileri yaş bireyler için ilk muayenede; üç boyutlu radyolojik tomografi cihazlarıyla çene kemiğinin hacmi ölçülür, tansiyon ve kan şekeri gibi hayati değerlerin düzenliliği sorgulanır ve diş eti dokusu detaylıca incelenir. Bu muayene, ağız içi bulguların genel vücut sağlığıyla ilişkilendirilerek cerrahi müdahalenin anatomiye uygun olup olmadığının nesnel verilerle tespit edilmesini sağlar.

İzmir Avrupadent kliniklerinde yaşlı hastalar için oluşturulan ilk muayene protokolü, sadece diş eksikliğinin bulunduğu bölgeyi değil, tüm çiğneme sistemini ve vücut direncini kapsar. İleri yaşlarda çene kapanış ilişkilerinde (oklüzyon) zamanla kaymalar meydana gelebilir. Kalan doğal dişlerdeki aşınmalar, çene eklemi (TMJ) sorunları ve çevre yumuşak dokuların incelmesi gibi durumlar fiziki muayene esnasında haritalandırılır. Hastanın sağlık öyküsü (anamnez) titizlikle dinlenir. Yaşlı hastalarda sürecin sorunsuz ilerleyebilmesi için hekim ve hasta arasındaki iletişimin şeffaf olması, geçmiş sağlık raporlarının doğru paylaşılması büyük önem arz eder.

İleri Yaş Muayene Protokolünde İncelenen Temel Kriterler
Değerlendirme KriteriTıbbi İçeriği ve Amacı
Kemik Yoğunluğu AnaliziTomografi (CBCT) ile çene kemiğindeki milimetrik yüksekliğin ve trabeküler yapının (sertliğin) değerlendirilmesi.
Sistemik Anamnez SorgusuKalp, diyabet, tansiyon gibi mevcut hastalıkların ve geçirilmiş ameliyatların kayıt altına alınması.
Farmakolojik İncelemeHastanın düzenli kullandığı tüm ilaçların, özellikle kan sulandırıcıların ve kemik ilaçlarının tespit edilmesi.
Yumuşak Doku ve HijyenDiş eti kalınlığının, mukoza sağlığının ve hastanın kendi bakımını yapabilme yetisinin analiz edilmesi.

İleri Yaşlarda İmplant Tedavisine Engel Olan Sistemik Hastalıklar Nelerdir?

İleri yaşlarda implant tedavisine engel olan veya süreci zorlaştıran sistemik hastalıklar arasında; kontrol altına alınamayan diyabet, ilerlemiş kemik erimesi (osteoporoz), pıhtılaşma bozuklukları, yakın zamanda geçirilmiş kalp krizleri ve baş-boyun bölgesine uygulanmış radyoterapi (ışın) tedavileri yer almaktadır. Bu hastalıklar, doku iyileşmesini doğrudan sekteye uğrattığı için tıbbi kontrendikasyon (yapılamama durumu) oluşturabilir.

Tıbbi cerrahi işlemler, vücudun kendini onarma (rejenerasyon) kapasitesine güvenir. Ancak bazı kronik rahatsızlıklar, bu onarım mekanizmasını yavaşlatır veya tamamen durdurur. Örneğin, kan şekeri çok yüksek olan ve diyet veya ilaçla dengelenemeyen bir diyabet hastasında, cerrahi alanın kapanması gecikir ve bölge enfeksiyona açık hale gelir. Benzer şekilde, kanser tedavisi sürecinde yüksek doz ışın almış kemiklerde kanlanma (vaskülarizasyon) oranı düştüğü için titanyum materyalin kemikle birleşmesi (osseointegrasyon) genellikle mümkün olmaz. Hastalıkların kontrol altında tutulduğu (regüle edildiği) senaryolarda ise tıp hekimlerinin onayı ile tedavi sınırlı ve dikkatli şekilde gerçekleştirilebilir.

Kullanılan Düzenli İlaçlar İmplantoloji Sürecini Nasıl Etkiler?

Kullanılan düzenli ilaçlar, özellikle kan sulandırıcılar ve bifosfonat türevi kemik koruyucu ilaçlar, cerrahi esnasındaki pıhtılaşma mekanizmasını ve işlem sonrasındaki kemik onarım döngüsünü doğrudan etkileyerek İmplantoloji sürecini baştan aşağı yeniden şekillendirir. Bu farmakolojik ajanların kullanımı, cerrahi müdahale öncesinde ilgili branş doktorlarının konsültasyonu ile düzenlenmeli veya geçici olarak kesilmelidir.

Yaşın ilerlemesiyle birlikte polifarmasi (çoklu ilaç kullanımı) sık karşılaşılan bir durumdur. Diş hekimi için en riskli ilaç gruplarının başında kan sulandırıcılar gelir. Bu ilaçlar, operasyon anında kanamanın durdurulmasını zorlaştırarak tıbbi risk oluşturur. Diğer bir önemli ilaç grubu ise osteoporoz tedavisinde kullanılan bifosfonatlardır. Bu ilaçlar, kemik hücrelerinin doğal yıkım ve yapım döngüsünü değiştirir. Çene kemiğine yapılan bir müdahale sonrasında, bu ilacı kullanan hastalarda “çene kemiği nekrozu” (kemik dokusunun iyileşmeyerek canlılığını yitirmesi) adı verilen ciddi komplikasyonlar görülebilir. Bu sebeplerle reçete detaylarının hekimle eksiksiz paylaşılması zorunludur.

İleri Yaşta Çene Kemiği Erimesi (Osteoporoz) Durumunda Tedavi Nasıl Planlanır?

İleri yaşta çene kemiği erimesi (osteoporoz) durumunda tedavi; kemik yoğunluğunun üç boyutlu cihazlarla haritalandırılması, kemiğin en sert ve uygun bölgesinin cerrahi rehberlerle tespit edilmesi ve gerekliyse operasyon öncesinde ek biyomateryallerle kemik destekleyici altyapıların oluşturulmasıyla planlanır. Osteoporoz tanısı alan bireylerde hücresel entegrasyon daha yavaş olabileceğinden iyileşme takvimi uzun tutulur.

Vücudun genelinde görülen kemik erimesi, çene kemiklerinde de (özellikle dişsiz kalan bölgelerde) hacimsel bir azalmaya neden olur. Kemiğin dış kabuğu (kortikal tabaka) incelir, içindeki süngerimsi doku (trabeküler yapı) ise geniş boşluklar oluşturur. Bu biyolojik zeminde kullanılacak titanyum materyalin yüzey özellikleri ve yiv tasarımları özel olarak seçilir. Amaç, materyalin kemiğe ilk yerleştirildiği anda (primer stabilite) yeterli mekanik tutunmayı sağlamaktır. Osteoporoz, mutlak bir engel olmamakla birlikte, cerrahi protokolün tamamen hastanın mineral yoğunluğuna göre kişiselleştirilmesini gerektiren bir durumdur.

Osteoporoz Varlığında Cerrahi Planlama Adımları
Planlama AdımıUygulama İçeriği ve Tıbbi Gerekçe
Radyolojik AnalizTomografi ile Hounsfield (HU) birimi üzerinden kemik sertliğinin objektif ölçümü.
Materyal SeçimiYumuşak kemikte tutunmayı artıracak geniş yivli ve pürüzlü yüzeyli medikal titanyum tercihi.
Cerrahi TeknikKemik yuvasının, kemiği aşındırmadan (sıkıştırarak) hazırlanmasına yönelik atravmatik yaklaşımlar.
Uzun Bekleme SüresiKemik hücrelerinin materyali sarması için standart sürenin ötesinde (4-6 ay) sabırlı bekleyiş.

Kemik Tozu (Greft) İşlemleri İleri Yaşlarda Neden Daha Sık Gerekli Olur?

Kemik tozu (greft) işlemleri, ileri yaşla birlikte dişsiz kalınan sürenin uzamasına, protez kullanımına veya fizyolojik yaşlanmaya bağlı olarak çene kemiğinde ciddi yatay ve dikey erimeler meydana geldiği için destekleyici bir zemin yaratmak amacıyla daha sık gerekli olur. Yerleştirilecek medikal yapının etrafında onu saracak yeterli kemik bulunmadığında bu hacmi biyolojik materyallerle sağlamak zorunludur.

İnsan çenesi, çiğneme kuvvetlerinin yarattığı mekanik uyarılar sayesinde kemik hacmini korur. Diş kaybedildiğinde bu uyarı ortadan kalkar ve vücut o bölgedeki kemiği gereksiz görerek yavaş yavaş geri emmeye (rezorpsiyon) başlar. İleri yaşlardaki bireyler genellikle yıllarca tam veya bölümlü hareketli protezler kullanmış kişilerdir. Bu hareketli damakların kemiğe yaptığı kronik baskı da erimeyi hızlandırır. Sonuç olarak, cerrahi planlama yapıldığında, titanyum kökün güvenle yerleştirilebileceği fizyolojik bir sınır kalmaz. Kemik greftleri (insan kaynaklı, hayvan kaynaklı veya sentetik dokular), bu kaybedilen anatominin yeniden inşa edilmesi için yaşlı hastalarda tedavi protokolünün standart bir parçası haline gelir.

Diyabet (Şeker Hastalığı) İleri Yaşlarda Tedavi Sürecini Nasıl Şekillendirir?

Diyabet, yüksek kan şekeri sebebiyle kandaki hücresel fonksiyonları yavaşlatıp doku kanlanmasını bozduğundan; tedavi sürecinin cerrahi öncesinde sıkı bir endokrinoloji onayı (özellikle HbA1c değeri) alınarak yürütülmesini ve iyileşme takviminin enfeksiyon risklerine karşı profilaktik (koruyucu) antibiyotik kullanımıyla desteklenerek daha uzun tutulmasını gerektirecek şekilde şekillendirir.

İleri yaşlarda sıklıkla karşılaşılan Tip 2 diyabet, sadece şekerin dengesizliği değil, aynı zamanda kılcal damarların (mikrovasküler sistem) yapısının bozulmasıdır. Cerrahi bir kesi yapıldığında, o bölgeye iyileştirici hücreleri taşıyacak olanlar bu kılcal damarlardır. Diyabet hastalarında kanlanma yetersiz olduğu için yara geç kapanır. Ayrıca bağışıklık sistemi zayıfladığı için ağız içindeki bakteriler cerrahi alana kolayca yerleşebilir. Diş hekimi, kan şekeri belirli bir referans değerinin altına düşmeden cerrahi işlemi başlatmaz. Tedavi boyunca da hastanın diyetine harfiyen uyması, şeker seviyesinde dalgalanmalar yaratmaması sürecin biyolojik başarısı için elzemdir.

  • HbA1c Kontrolü: Son 3 aylık kan şekeri ortalamasının cerrahi onayı için belirlenen medikal sınırların altında olması şarttır.
  • Enfeksiyon Riski: Bağışıklık baskılandığı için cerrahi öncesi ve sonrası medikal ağız gargaraları ile ilaç desteği planlanır.
  • Randevu Zamanlaması: Hastanın kan şekerinin en dengeli olduğu sabah saatleri, operasyon için en ideal zaman dilimidir.
  • Stres Yönetimi: Cerrahi stres kan şekerini anlık yükseltebileceği için operasyon kısa süreli ve sakin seanslara bölünür.

Kalp ve Tansiyon Hastaları Tedavi Öncesi Hangi Konsültasyonları Yaptırmalıdır?

Kalp ve tansiyon hastaları, tedavi öncesinde kendi kardiyoloji uzmanlarına başvurarak; uygulanacak lokal anestezik maddenin içerdiği adrenalin miktarı, operasyonun yaratabileceği fiziksel stresin kardiyak etkileri ve kullanılan antikoagülan (kan sulandırıcı) ilaçların cerrahi müdahaleye göre nasıl dozlanacağı konusunda detaylı tıbbi konsültasyonlar yaptırmakla yükümlüdür.

Diş hekimliği işlemleri sırasında kullanılan uyuşturucu iğnelerin (lokal anesteziklerin) birçoğu, ilacın bölgede daha uzun süre kalmasını sağlamak için vazokonstriktör (damar büzücü – adrenalin vb.) maddeler içerir. Bu maddeler, kalp ritminde anlık artışlara ve tansiyon yükselmelerine neden olabilir. İleri yaş grubundaki kardiyovasküler hastalarda bu durum tıbbi bir risktir. Konsültasyon sürecinde kardiyolog, hastanın sağlık durumuna göre adrenalin içermeyen anestezi solüsyonlarının kullanılmasını önerebilir. Cerrahi güvenliğin temel şartı, diş hekimi ile tıp hekiminin hasta dosyası üzerinden yazılı bir mutabakata varmasıdır.

İleri Yaşlarda İyileşme (Kemik Kaynaşması) Süresi Daha mı Uzundur?

İleri yaşlarda iyileşme (kemik kaynaşması) süresi, yaşlanmaya bağlı olarak hücre yenilenme hızının ve kan dolaşım metabolizmasının genç bireylere kıyasla daha yavaş seyretmesi nedeniyle fizyolojik olarak genellikle birkaç ay daha uzundur. Kemiğin medikal titanyum materyali sarması süreci (osseointegrasyon), dokuların biyolojik reaksiyonuna bağlı olduğundan hastaya özel bir bekleme takvimi oluşturulur.

Genç bir bireyde alt çenede uygulanan standart bir işlem 2 ay gibi bir sürede protez aşamasına gelebilirken, aynı işlem 70 yaşındaki bir bireyde 4 veya 5 ay sürebilir. İnsan vücudundaki osteoblast (kemik yapan) hücrelerin aktivitesi yıllar geçtikçe azalır. Bu yavaşlama, tedavinin yapılamayacağı anlamına gelmez; yalnızca üzerine çiğneme kuvveti bindirilmeden önce dokunun daha fazla zamana ihtiyacı olduğunu gösterir. Biyolojik sürece saygı duymak, tıbbın temel kuralıdır. Zamanından önce protez yüklemesi yapmak, kemik hücrelerinin oluşturduğu zayıf bağı kopararak işlemin kaybıyla sonuçlanabilir.

Yaş Gruplarına Göre İyileşme (Metabolik) Dinamikleri
Fizyolojik EtkenGenç Bireylerİleri Yaş Bireyler
Hücresel YenilenmeOsteoblastik (kemik yapım) aktivitesi hızlı ve yoğundur.Kemik yapım hızı yavaşlar, yıkım aktivitesi dengeye girer veya artar.
Doku Kanlanması (Vaskülarizasyon)Kılcal damar ağı zengin, yara bölgesine besin akışı hızlıdır.Damar çeperlerindeki yaşlanmaya bağlı kan akışı ve beslenme yavaştır.
Reaksiyon SüresiTravma (cerrahi) sonrası doku kısa sürede toparlanır.Yumuşak doku ve kemiğin yapısal forma kavuşması ekstra zaman gerektirir.

Operasyon Sırasında Bireyin Psikolojik ve Fiziksel Konforu Nasıl Sağlanır?

Operasyon sırasında ileri yaş bireylerin psikolojik ve fiziksel konforu; cerrahi sürecin hastayı yormayacak şekilde kısa seanslara bölünmesi, ergonomik klinik koltuklarında sırt ve boyun desteğinin sağlanması ve hastanın işlem öncesi tüm tıbbi adımlar hakkında detaylıca bilgilendirilerek kaygı düzeyinin (dental anksiyete) minimize edilmesiyle sağlanır.

İleri yaş grubu hastalarda genellikle sırt ağrıları, bel fıtığı veya uzun süre aynı pozisyonda yatamama gibi fiziksel kısıtlılıklar bulunur. Bu nedenle diş hekimi, randevu sürelerini kısa tutarak ve hastanın dinlenmesine imkan tanıyarak cerrahiyi yönetir. Ayrıca, daha önce yaşanmış kötü diş hekimi tecrübeleri veya sağlık sorunları nedeniyle hastanın psikolojik stres düzeyi yüksek olabilir. Stres, vücuttaki kortizol seviyesini artırarak tansiyon dengesizliklerine yol açabileceğinden, hekimin hasta ile kuracağı empatik ve güven verici iletişim operasyonun gidişatı açısından doğrudan bir klinik gerekliliktir.

Tedavi Sonrası Günlük Beslenme ve Ağız Bakımı İleri Yaşta Nasıl Olmalıdır?

Tedavi sonrası günlük beslenme püremsi, ılık ve yumuşak gıdalardan oluşmalı; ağız bakımı ise motor becerilerin zayıflaması ihtimaline karşı ergonomik saplı yumuşak fırçalar, ağız duşları ve hekimin önerdiği medikal arayüz temizleyiciler kullanılarak çevre dokulara travma yaratmadan büyük bir özenle ve düzenli şekilde yapılmalıdır.

İyileşme periyodu boyunca cerrahi alanın herhangi bir mekanik travmadan korunması şarttır. İleri yaştaki hastalarda dokular dış etkenlere karşı daha hassastır. Sert bir lokmanın ısırılması veya sıcak bir içeceğin tüketilmesi, henüz dikişleri alınmamış veya yeni kaynaşmaya başlamış alanda hasar bırakabilir. Bakım aşamasında ise, yaşlı hastaların el becerileri (özellikle artrit veya romatizma durumlarında) zayıflamış olabileceğinden, klasik diş ipi yerine kullanımı daha pratik olan su basınçlı ağız duşları önerilir. Çevre diş etinde plak birikimi, İmplantoloji süreçlerinin uzun vadeli stabilitesini bozan en büyük tehdittir.

  • Diyet Düzeni: İyileşme dönemi bitene kadar püre, yoğurt, iyi pişmiş sebze gibi çiğneme kuvveti gerektirmeyen besinler seçilmelidir.
  • Temizlik Ekipmanları: Elektrikli diş fırçaları (yumuşak başlıklarla) veya tutuşu kolaylaştıran kalın saplı manuel fırçalar kullanılmalıdır.
  • Kimyasal Destek: Diş etini tahriş etmeyecek, hekim onaylı plak önleyici gargaralar rutin bakıma dahil edilmelidir.
  • Rutin Kontroller: Hastanın hijyen performansı klinik kontrollerde düzenli olarak izlenmeli, gerekirse profesyonel temizlik ile desteklenmelidir.

Diğer Bloglar

İzmir’de implant tedavisi: neden Avrupadent?

İzmir’de İmplant Tedavisi Ağız anatomisinde meydana gelen doku kayıpları, insan fizyolojisinde çiğneme (mastikasyon), yutkunma (deglutisyon) ve çene kemiğinin hücresel yapısında çok yönlü değişimleri beraberinde getiren patolojik tablolardır. Diş eksikliklerinin telafi edilmesi adına modern tıp literatüründe başvurulan restorasyon yöntemlerinden biri, inorganik titanyum alaşımlı yapay köklerin çene kemiğine (alveoler kret) cerrahi protokollerle yerleştirilmesidir. İzmir’de implant tedavisi planlayan […]

İmplant tedavisi nasıl yapılır?

İmplant Tedavisi Nasıl Yapılır? İzmir Süreç Analizi ve Medikal Adımlar Ağız anatomisinde meydana gelen doku kayıpları, insan fizyolojisinde çiğneme (mastikasyon), yutkunma (deglutisyon) ve çene kemiğinin hücresel yapısında çok yönlü değişimleri beraberinde getiren patolojik tablolardır. Diş eksikliklerinin telafi edilmesi adına modern diş hekimliğinde sıklıkla başvurulan restorasyon yöntemlerinden biri, inorganik titanyum alaşımlı yapay köklerin çene kemiğine (alveoler […]

All On Six İmplant Tedavisinin Avantajları

All On Six İmplant Tedavisinin Avantajları Nelerdir? İzmir Tam Dişsizlik Tedavisi Ağız anatomisinde tüm dişlerin fizyolojik veya patolojik sebeplerle yitirildiği total edentülizm (tam dişsizlik) vakaları, insan organizmasında çiğneme (mastikasyon), yutkunma (deglutisyon) ve konuşma (fonasyon) fonksiyonlarını yapısal olarak değiştiren medikal bir tablodur. Dişsiz kretlerin restorasyonu amacıyla güncel tıp literatüründe sıklıkla başvurulan biyomekanik sistemlerin başında, çene kemiğinin […]

All On Four İmplant Tedavisinin Avantajları

All On Four İmplant Tedavisinin Avantajları Nelerdir? İzmir Eksik Diş Tedavisi Kapsamlı Analizi Ağız anatomisinde tüm dişlerin kaybedildiği total edentülizm (tam dişsizlik) vakaları, insan fizyolojisinde çiğneme, yutkunma (deglutisyon) ve konuşma (fonasyon) işlevlerini temelden değiştiren yapısal bir tablodur. Bu doku kayıplarının restore edilmesi adına modern diş hekimliğinde uygulanan protetik ve cerrahi sistemlerin başında, kemik mimarisindeki stratejik […]

All On Four İmplant Tedavisi Nedir?

All On Four İmplant Tedavisi Nedir? İzmir Tam Dişsizlik Tedavisi ve Süreç Analizi Ağız anatomisinde tüm dişlerin kaybedildiği total edentülizm (tam dişsizlik) vakaları, insan fizyolojisinde çiğneme, yutkunma ve konuşma (fonasyon) işlevlerini temelden değiştiren yapısal bir tablodur. Bu doku kayıplarının restore edilmesi adına modern diş hekimliğinde uygulanan protetik ve cerrahi sistemlerin başında, kemik mimarisindeki stratejik noktalara […]

İzmir Dışından ve Yurt Dışından Gelen Hastaların İmplant Tedavisi Nasıl İlerliyor?

İzmir Dışından ve Yurt Dışından Gelen Hastaların İmplant Tedavisi Nasıl İlerliyor? Ağız anatomisinde meydana gelen doku kayıplarının telafi edilmesi, yalnızca fizyolojik sınırları değil, aynı zamanda coğrafi mesafeleri de kapsayan geniş bir medikal lojistik planlamayı gerektirir. Biyouyumlu titanyum materyallerin çene kemiğine yerleştirilmesi prensibine dayanan implant diş uygulamaları, hücresel kaynaşma (osseointegrasyon) evresi nedeniyle belirli bir zaman çizelgesine […]

İzmir’de İmplant Tedavisi Nasıl Uygulanır?

İzmir’de İmplant Tedavisi Nasıl Uygulanır? Ağız anatomisinde meydana gelen doku kayıpları, insan fizyolojisinde çiğneme fonksiyonundan (mastikasyon) sindirim mekanizmasına ve çene kemiğinin hücresel yapısına kadar geniş çaplı hücresel değişimleri beraberinde getirir. Dişsiz boşlukların telafi edilmesi adına modern tıp literatüründe sıklıkla uygulanan biyolojik restorasyon yöntemlerinden biri, titanyum veya zirkonyum alaşımlı yapay köklerin çene kemiğine (alveoler kret) cerrahi […]

Tek Diş İmplant Tedavisi Yaptırırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Tek Diş İmplant Tedavisi Yaptırırken Nelere Dikkat Edilmeli? İzmir Süreç Analizi Ağız anatomisinde meydana gelen doku kayıpları, çiğneme mekaniğinden konuşma artikülasyonuna kadar birçok fizyolojik fonksiyonu doğrudan etkileyen klinik tablolardır. Tıp literatüründe, eksik diş boşluklarının telafisi amacıyla uygulanan inorganik restorasyon yöntemlerinden biri, titanyum alaşımlı yapay köklerin alveoler kemik dokusuna entegre edilmesidir. Uygulanacak bu cerrahi müdahalenin stabilitesi […]